ASLI ÇAVUŞOĞLU

Sanatçıyla, doğa ve insanlık arasında kurduğu renk bağı üzerinden şekillendirdiği, Ararat kermesi renginin nehrin her iki yakasındaki evrimini anlatacak çizimlerden oluşan Kırmızı/Kırmızı projesi hakkında konuştuk.

Aslı Çavuşoğlu’nun, 14. İstanbul Bienali için hazırladığı proje, Aras Nehri’nin iki yakasında yetişen bir bitkinin köklerinde yaşayan, ‘Ararat kermesi’ isimli, kadim bir kırmızıya kaynaklık eden bir böcek üzerine... Sanatçının doğa ve insanlık arasında kurduğu renk bağı üzerinden şekillendirdiği, Ararat kermesi renginin nehrin her iki yakasındaki evrimini anlatacak çizimlerden oluşan Kırmızı/Kırmızı projesi İstanbul Modern’de sergileniyor. 

Röportaj: Evrim Altuğ - Eylül 2015

Fotoğraflar: Gökhan Polat 

 

Kırmızı rengin toplumsal ve bireysel sözlükteki karşılığı senin için nedir?

Kırmızı pek çok kültürde kan, ölüm gibi negatif çağrışımlarının yanı sıra, tutku, hayat, enerji yapıcı unsurlarla ilişkilendirilmiş. Renk ışık kırılmalarının ötesinde bir kültürdür, renge anlam veren, ona pozitif ya da negatif kılan da insandır.

Semiyolojik bir evrim projesi de sayılabilecek bu proje için izleyiciden somut bir beklentin var mı?

Yalnızca böcek ve böceğin köklerinde yaşadığı bitkiyle ilişkisine bakıp, birlikte varolma fikri üzerine birkaç his tetikleyebilirsem ne mutlu bana.

Hazırladığın çizimlerin güncellik, sanatsal tarz ve tarihsel veri taşıyıcılığı arasındaki dengesini neye göre gözettin? Burada belirli bir üretim dizgesi, sembolik bir hiyerarşi ya da spontanlık etkili mi?

Günümüzde üretilebilen boya yalnızca kağıt üzerinde etkili olduğu için, uygulama alanım da, alabildiğim 12 gram boya gibi sınırlıydı. Ermenistan’da böceğin neslinin tükenmesini de, boyanın bu sınırlı haliyle birleştirip boyanın yettiği kadar, hatta kimi bölgelerde görünmez olana kadar çizim yapmaya karar verdim. Bunun için de, boyanın en çok kullanıldığı alan olan elyazmalarındaki minyatürlerden esinlendim. Böcek ve bitki üzerinden yeni minyatür serileri tasarladım. Proje için 10 adet eskitilmiş defter hazırlandı ve çizimleri yalnızca defterlerin açık sayfalarına yaptım. Kitabın sağ ve sol sayfasını coğrafi alanlar olarak düşünmeye çalışarak sağ taraflarında Ararat kırmızısı azalırken, solda zamanla Türk bayrağı kırmızısına dönüşen renkle şiddet ilişkisinden bahsetmeyi denemek istedim. Şu ana kadar rüyamda en çok gördüğüm proje bu olabilir. Çizimlerde bu rüyalar da etkin oldu haliyle.

Hafızanın sürekliliği adına ‘rengi üretebilen’ söz konusu botanik profesörü ile nasıl temasa geçtin?

20 yıl önce yazılmış, dünyadaki doğal boyalar konusunda önemli bir kaynağı incelerken, Erivan’da bu konu üzerine çalışan bir bilim insanı olduğu bilgisine rastladım. Yazara bu kişi hakkında daha fazla detay vermesi için yazdım ve o da beni başka bir renk tarihçisine yönlendirdi. Bu şekilde Erivan Ulusal Elyazmaları Müzesi’nde çalışan Armen Sahakyan’a ulaştım. Harita tarihçisi Rouben Galichian bana müzeye kadar eşlik etti ve tercümanlık yaptı. Sonrasında ise Erivan’da yaşayan gazeteci arkadaşım Hrant Gadarigian projenin melekliğini üstlendi. Benim adıma pek çok görüşme ve çeviri yaptı. Armen’in boyayı kurumun sınırlı imkanlarıyla ürettiğini öğrendim.

Peki rengin yeniden üretimi için kaç tane böcek gerekiyor?

Böcek sadece Eylül ayının ilk 15 günü yaşadığı bitkinin köklerinden yüzeye çıkıyor, ancak bu zamanda toplanması mümkün. Boya böceğin dişisinden elde edilebiliyor. 1000 adet böcekten 1 gram boya üretilebiliyor.

Bu böcekler, rengi sağlayınca yaşamlarını sürdürebiliyorlar mı yoksa boyayı elde etmek için öldürülüyorlar mı?

Böceklerin aşırı oranlarda artması birlikte yaşadığı bitkiyi öldürüyor. Ermenistan tarafında böceklerin azalmasının nedeni olan endüstrileşme, tarım alanlarının açılması gibi sebepler, böceğin soyunun tükenmesinde, 2-3 kişinin böcek toplamasından çok daha etkin oluyor.

Carolyn Christov-Bakargiev bu bienalde ayrıştırıcı/pavyonsu/ ötekileştiren bir mantığa yer vermeyeceğini, tüm sıkıntı ve sorunları tek bir mesafe üzerinden, küresel bir yaklaşımla tecrübe edebileceğimizi söylemişti. Bu Google Earth’vari demokrat yaklaşımı masum buluyor musun?

Sezen Aksu’nun da dediği gibi: Masum değiliz, hiçbirimiz. Şaka bir yana, Bakargiev’in sergiye, İstanbul’a ve projelere yaklaşımı beni çok heyecanlandırıyor.

Proje için hazırladığın çizimler bir ciltte mi toplanıyor? Bu çizimlere bir metin yazılsa, bunu kimler hazırlardı?

Belirttiğim gibi çizimler eskitilmiş defterlerin açık sayfalarına yapıldı, dolayısıyla bir ciltte toplanmıyorlar. Boyanın tarifinin yazılı olduğu pek çok el yazması 1915 sonrasında Türkiye’den Erivan’a getirilmiş. Bu yüzden boyanın bilgisini içeren eskitilmiş elyazmazlarına gönderme yapmak istedim. William H. Gass’ın On Being Blue: A Philosophical Inquiry kitabı bir renk üzerine yazılmış en güzel kitap. Onun kırmızı konusunda düşüncelerini merak ederdim. Sarkis’in Venedik Bienali kitabındaki makalesini hayranlıkla okuduğum David Kazancian’in proje üzerine yazması da beni heyecanlandırırdı.

Çizimleri aydınlıkta/karanlıkta sergileme gerekçen nedir ?

İzleyici kırmızıyla başbaşa kalabilsin diye sergideki masa, çerçeve, defter kapakları gibi yardımcı öğelerin hiçbir yerinde renk kullanılmadı. Kırmızının hiçbir tonu gözden kaçırılmasın istiyorum, o yüzden aydınlık bir sergileme olacak. 

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
2016: XOXO The Mag Röportajları

2016: XOXO THE MAG RÖPORTAJLARI

2016 yılında kimlerle sohbet ettik? Kısaca hatırlayalım;

MBFWI Backstage: Sudi Etuz

MBFWI BACKSTAGE: SUDİ ETUZ

MBFWI üçüncü gününü, Sudi Etuz'la açtı.

Sorumluluk Sevgiye Dahil

SORUMLULUK SEVGİYE DAHİL

Evcil hayvan sahiplenirken aklınızda bulunması gerekenler.

Tennıs Remıx

TENNIS REMIX

Ali, Leyla, Ece, Mehmet ve Fırat'la Lacoste'un Tennis Remix koleksiyonunu keşfediyoruz.

MBFWI Backstage: Özlem Süer

MBFWI BACKSTAGE: ÖZLEM SÜER

Özlem Süer defilesinin sahne arkasından bildiriyoruz.

Yemek ve şarap eşleşmesi

YEMEK VE ŞARAP EŞLEŞMESİ

“Mutluluğun, basit ve açık bir şey olup, bir bardak şarap, bir kestane, kendi halinde bir mangalcık ve denizin uğultusundan başka bir şey olmadığına aklım yattı. Yalnız, bütün bunların, mutluluk olduğunu insanın anlayabilmesi için basit ve açık bir kalbe sahip olması gerekiyordu.” Nikos Kazancakis

WE ARE

WE ARE

10 yıl sonra, bir aradalar.

Mezar Turizm

MEZAR TURİZM

Bu yolculuk bir müzik yolculuğu değil. Metaforik bir şekilde sona doğru da ilerlemiyor. Hikayeyi, Mezar Turizm’in tek elemanı Kerem’den dinliyoruz.

A Suburban Affaır

A SUBURBAN AFFAIR

Kırsaldayız ama aslında değiliz.

MBFWI Backstage: Brand Who

MBFWI BACKSTAGE: BRAND WHO

MBFW Istanbul'un ikinci gününü kapatan Brand Who'nun sahne arkasındaydık.

Dilara Fındıkoğlu

DİLARA FINDIKOĞLU

Dilara XOXO Ailesi’nden, yıllar öncesinden... Emre, zaten tanıyorsunuz...

Storm Is Comıng

STORM IS COMING

PUMA'nın yeni modeli Storm'un Hasköy İplik Fabrikası'ndaki partisindeydik.

EN YENİLER
Hayata Açık Ol

HAYATA AÇIK OL

Ray-Ban; dürüst, özgür ve anların içinde kendine doğallıkla yer bulanlara sesleniyor: You're On!

Bir Yerel Moda Dosyası

BİR YEREL MODA DOSYASI

İnsanı ve yaşadığı alanı ele alıyoruz. Giydiklerini, kendini çevrelediklerini. Ve sözü Türkiye'den yedi tasarımcıya bırakıyoruz.

Hayvanlarla Daha İyi Bir Dünya

HAYVANLARLA DAHA İYİ BİR DÜNYA

BluTV dizisi Bunu Bi' Düşünün sorumlu hayvan sahipliğini farklı bir gözle anlatıyor. Şimdi bu hikâyeyi yaratıcılarından dinliyoruz.

Kubilay Aka

KUBİLAY AKA

"Hayvanlar; sevgi, vakit ve anlaşılmak ister."

Ayşenil Şamlıoğlu

AYŞENİL ŞAMLIOĞLU

"Sorumlu hayvan sahipliği yüreğinizi bütünüyle ona vermeniz demektir."

Ulaşcan Kutlu

ULAŞCAN KUTLU

"Sevgiyi anlamamış hiçbir insanın hayvan sahibi olmasını istemem."

DAHA FAZLA