BARAN BO ODAR & JANTJE FRIESE

Berlin'deyiz. Netflix'in ilk Alman yapımı dizisi Dark'ın yaratıcılarına bağlanıyoruz.

Dark'ın yönetmeni Baran bo Odar ve senaristi Jantje Friese ile gala öncesi buluşuyoruz. Gerçekliği sorgulamak ve hayatın gizemini çözmeye çalışmak bu ikili için yaratıcılıkla eşdeğer. Bir yandan, onların asla cevap bulamayacaklarını düşündükleri sorulardan bahsederken, diğer yandan kendi aklımızdakileri açıklığa kavuşturuyoruz. Kendi sorularınızın cevaplarını bulmak için, diziyi Netflix üzerinden izleyebileceğinizi de hatırlatalım.

Gala öncesi nasıl hissediyorsunuz? 

Jantje Friese: Sonunda 'bebeğimizi' izleyiciyle tanıştırabilecek olmak çok heyecan verici.

Baran bo Odar: Evet, bakalım neler yaşayacak... 

Dark'ın çıkış noktalarından biri olan, "Her şey birbirini tekrar eder" fikri sizin kişisel olarak da uzun zamandır üzerinde kafa yorduğunuz bir şey miydi, yoksa bu sizin için yeni bir referans noktası mıydı?

JF: Galiba kendimi bildim bileli bu düşünce aklımdaydı. Ve bunun, her aklıma geldiğinde beni büyülediğini söyleyebilirim. İnsanlık olarak nereden geldiğimizi, kökenlerimizi, nereye gittiğimizi ve dünya denen bu tuhaf şeyin ne olduğunu, gerçekliği hep sorguladım. Özellikle de başlangıçlar ve bitişler, bunların arasındaki ilişki hep ilgimi çekti. Ya her şey gerçekten bir çemberin üzerindeki noktalar gibi birbirini takip ediyorsa...

BO: Gerçekliği çok sık sorguluyoruz, evet. 'Şimdi bu gerçek mi, değil mi?' sorusu çok sık aklımıza düşüyor. Evreni ve sonsuzluğu düşündüğümüzde bir süre sonra aklımızı yitirecek gibi oluyoruz. Hatta kızımız bile aynı dertten muzdarip. Geçenlerde bana, 'Baba, inanmıyorum, evren sonsuzmuş!' dedi. Yüzündeki o şaşkın ifadeyi tahmin edersiniz. Aslına bakarsanız, tek başına, 'Tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan?' sorusu bile aklınızı zorlamaya yeter. Kaç yıldır buradayız bilmiyorum, ama hala buna bir cevabımız yok ve bence hiçbir zaman da olmayacak... İşte bu konu bizi gerçekten çok iyi yakalıyor ve bu sayede böyle yaratıcı hikayeler üretebiliyoruz.

İkiniz de uzun metraj filmlerden geliyorsunuz ve Dark sizin ilk dizi projeniz. Bu yeni deneyimle ilgili söyleyecekleriniz neler?

BO: Aslında ikimiz de bu projeye, yine bir uzun metraj film gibi yaklaştık. Ama tabii çok uzun metrajlı, 10 saatlik bir film gibi. Süreler elbette çok önemli bir fark yaratıyor. Sabahları yüzlerce kat daha erken uyanmanız ve sette olmanız, çekim yapmanız gerekiyor. Uzun metraj filmler ve diziler arasındaki ilişki, kısa ve uzun mesafe koşularınkine benziyor. Dizi yaparken enerjinizi nereye kanalize etmeniz gerektiğini iyi planlamalısınız, uzun metrajın rehavetine kapılamazsınız. Burada bir anekdotla devam edeyim; The Lord of the Rings'in yapımıyla ilgili Peter Jackson'la yapılan bir röportajdan bir alıntı seçtim kendime... Röportajda, üç tane filmi nasıl başarıyla tamamladığı sorulunca, Jackson şöyle cevap veriyor: "Her zaman sadece ve sadece bir sonraki çekim gününü düşündüm, asla bir sonraki haftayı bile düşünmedim." Ben de tıpkı Jackson gibi, bir yönetmen olarak, işlerin altından bu şekilde kalkabildim. Tabii tüm bunlar benim için olumlu bir deneyimi oluşturuyor. Sonuçta, dizi çekerken, bir karakter yaratacak ve onu geliştirecek vakte sahipsiniz, ki bu çok önemli. Film çekerken ise bu denli vaktiniz ve alanınız olamıyor.

JF: İşin senaryo tarafı ise uzun metraj filmlerden tamamen farklı bir yaklaşım gerektiriyor. Yapısal bir farklılık söz konusu. Filmlerin belli bir formüle dayalı bir yapısı vardır. Bir karakterle başlarsınız, bir sorunu vardır, onu çözer veya çözemez. Dizide ise, birçok karakterin başı çektiği bir süreçten bahsediyoruz. Bir sorunu ayrı karakterler üzerinden defalarca izleyiciye yaşatabiliyorsunuz. Bu da daha önce bahsettiğim çember etkisine benziyor. Her şeyin birbirine bağlandığı o çember... Ki bu da benim için gerçekten enteresan. Aynı zamanda, bu kadar farklı katmanlara sahip karakterlerle çalışmak benzersiz bir deneyim. Ne zaman soru soracağınızı, ne zaman cevap vereceğinizi kestirmeye çalışmak, izleyicinin elini nerede tutacaksınız veya onu nerede bir uçuruma doğru sürükleyeceksiniz, bütün bunlar süreçte kafanızda netleşiyor.

Dizinin oyuncuları, sizin süreç boyunca her konuda ne istediğinizi çok iyi bildiğinizi, bu konuda net davrandığınızı söylüyorlar. Tabii onlara da alan ve özgürlük tanıyarak... Bu noktada, ikinizin ortak paydada nasıl buluştuğunuzu merak ediyoruz. Aranızda uzun tartışmalar oluyor mu?

BO: Her şeyden önce biz özel hayatımızda da partneriz, yaklaşık 15 yıldır birlikteyiz. Aynı film DNA'larını paylaşıyoruz. Genelde film zevkimiz tamamen ortak, tek fikir ayrılığımız ise Dirty Dancing ile ilgili. Bence hiç iyi bir film değil.

JF: Hayır, aslında Baran o filmi çok seviyor.

BO: Hiç de değil. Ama bu gerçekten ayrı düştüğümüz tek film diyebilirim. Soruya dönersem, bazı konularda hemfikir olmak bir öğrenme süreci gerektiriyor. Ve tabii ki zaman. Diğer taraftan, bir yönetmen olarak benim görevim ne istediğimi çok iyi bilmek zaten. Zira bunu sette kimse bilmiyor ve herkesin bunu bilen birine ihtiyacı oluyor. Sağa gideceğiz, sola gideceğiz veya burada duracağız diyen biri lazım. O da benim. Ama tabii aynı zamanda oyunculara da ciddi anlamda alan yaratıyorum. TV yapımlarında çok alışık olmadığımız bir şekilde, çok defa prova yapıyoruz. Sahnelerin üzerinde uzun uzun çalışıyoruz.

Dark ve Stranger Things kıyaslamalarıyla ilgili çok konuşuldu. Önceki yorumlarınızdan gördüğümüz kadarıyla, siz bu konuya olumlu tarafından yaklaşıyorsunuz. Bu düşünceleriniz hala geçerli mi?

BO: Stranger Things yayınlandığında biz çoktan ön prodüksiyon aşamasındaydık. Elbette benzerlikler olduğunu fark ettik ve üzerinde düşününce bunun bizim dizimiz için olumlu bir etki yaratacağına inandık. İyi bir yapımla kıyaslanmak, kötü bir yapımla kıyaslanmaktan iyidir sonuçta. Biraz daha düşününce şöyle örnekler de fark ettik; son dönemde remake'i yapılan birtakım iyi filmler var, mesela It gibi. Uzun süredir de planlanan bir remake'ti bu ama ancak şimdi yapıldı, bunu da yakınen biliyorum. Baktığınızda, '80'lerde ortak bir kültürle yetişmiş yönetmenlerin, ortak hislere, aynı nostaljik fikirlere kapılıyor olmaları oldukça doğal.

JF: Evet, Duffer Brothers'ın ve bizim bir anlamda aynı ilhamla yola çıktığımız söylenebilir. Bu ilham daha da geriye gidersek Stephen King'e uzanıyor, Duffer Brothers'ın da onun kitaplarını okuduğunu düşünüyorum. Hatta bunun üzerine biraz da Steven Spielberg eklemiş olabilirler. Bizim tarafta ise, Stephen King üzeri bir parça David Lynch etkisinden de söz edebiliriz. Demek istediğim, bunların hepsi sonuçta ortak bir referans noktasında buluşuyor. Neyse, ikimiz de Stranger Things hayranıyız ve bu konuşmaları takip etmek çok zevkli.

Bu konuda aldığınız en ilginç yorum neydi peki?

BO: Bir gazetecinin, Dark için yaptığı şu benzetme hayli ilginçti: "Adeta David Fincher'ın yönettiği bir Stranger Things versiyonu gibi."

Dark'tan daha önce de bahsetmiştik. Berlin'deki galasından karelere göz atmak için ise buraya tıklayın.

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Efı Gousı

EFI GOUSI

Efi'nin koyu-pastel dünyasına bakıyoruz. O anlatıyor, biz inceliyoruz.

13 Reasons Why

13 REASONS WHY

Netflix’in 31 Mart’ta izleyiciyle buluşan yeni dizisi 13 Reasons Why, gençlik dizilerini polisiyeyle birleştiren formülüyle ilgi çekeceğe benziyor.

SOME MEN SUMMER 2018 COVER STORY

SOME MEN SUMMER 2018 COVER STORY

Some Men yazı, Kerem Bürsin'le açıyor.

Birkan Sokullu

BİRKAN SOKULLU

Some Men'in Kış 2019 kapak konuğuyla biraz zaman geçiriniz.

MBFWI Backstage: Özlem Süer

MBFWI BACKSTAGE: ÖZLEM SÜER

Özlem Süer defilesinin sahne arkasından bildiriyoruz.

WE ARE

WE ARE

10 yıl sonra, bir aradalar.

Fırat Çelik

FIRAT ÇELİK

Hayatında standartları var. O tam bir profesyonel. Amacına yönelik hareket ediyor, ve geniş bir vizyonu var. Ve dünya onun oldukça, o da dünyanın oluyor. #dude

Walk Don’t Run İle Tanışın

WALK DON’T RUN İLE TANIŞIN

İçeri lütfen, ama koşmadan.

Davıd Guetta

DAVID GUETTA

"Yaptığımız her şeyin %100 olması gerekiyor."

Instagram Pets: Shrampton

INSTAGRAM PETS: SHRAMPTON

Shrampton ile oturup sohbet edebilir, üstü açık arabasıyla Malibu sokaklarında gezebilirsiniz.

Metin Akdülger

METİN AKDÜLGER

Meğer Metin'e daha soracak çok sorumuz varmış.

Rüya Pamuk

RÜYA PAMUK

Rüya'yla konuşmamızın odak noktasında okuduğu, yarıda bıraktığı ya da okuyacağı kitaplar vardı.

EN YENİLER
LOKAL TEMAS: TRUST ME BABY

LOKAL TEMAS: TRUST ME BABY

Trust me baby mercek altında. Yaratıcısı Melih Çebi yanıtlıyor.

LOKAL TEMAS: SUNA K.

LOKAL TEMAS: SUNA K.

"Biz Suna K.’yı bir kabile olarak tarif ediyoruz."

Davıd Guetta

DAVID GUETTA

"Yaptığımız her şeyin %100 olması gerekiyor."

Safa Şahin

SAFA ŞAHİN

“Şu an daha ziyade geleneksel sanat sisteminden yanayım."

WE ARE

WE ARE

10 yıl sonra, bir aradalar.

Bedirhan Soral

BEDİRHAN SORAL

"Günümüzde doğanın bize verdiği mesajları hepimiz çok net görüyoruz."

DAHA FAZLA