MBFWI'NİN ARDINDAN: DB BERDAN

Deniz ve Begüm Berdan'ın ilham kaynaklarına ulaşmak istiyorsanız yanlış yoldasınız. İkilinin MBFWI, Türk modası ve Türkiye'nin dünyadaki konumuna dair düşüncüleri için devam ediniz.

Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul’u geride bıraksak da bir süre daha konuşmaya devam edeceğimiz aşikar. Haliyle konuşulması kaçınılmaz bu başlığın altını doldurmaktan kendimizi alamayıp moda tasarımcıları ile bir araya geliyoruz.

İlk sözüyse Deniz ve Begüm Berdan’a bırakıyoruz. Basmakalıp güzellik algılarının dışına çıkan yeni estetik kurallarını benimseyen ve ‘Senin gücün sen olman’ sloganıyla yola çıkan ikilinin söyleyeceklerine kulak vermek içinse;

Artık moda haftasına dört şehir yön vermiyor. Seul, Tiflis ve Kopenhag gibi şehirler de global moda dünyasının radarında. Peki İstanbul ne zaman büyükler ligine katılacak?

İstanbul hem prodüksiyon olarak hem de güçlü tasarımcılarıyla aslında büyükler ligine çok rahat katılabilir. Tek eksiğimiz yabancı basın. Geçen sezon biz de Tiflis’te bulunduk ve gerçekten burayla kıyaslanamayacak bir amatörlükle karşılaştık. Daha yolun çok çok başındayken Tiflis’i radara sokan ve İstanbul’u geride bırakan tek şey; yabancı basının oraya yığılmış olmasıydı. Bize gerçekten büyük ders olacak bir deneyim yaşadık. Prodüksiyon sıfır olmasına rağmen, arkada suyumuz dahi olmadan çalıştığımız, çubuk krakerle beslendiğimiz yere gelen basınla İstanbul’da yaptığımız muhteşem prodüksiyondan daha çok bilinirliğimiz oldu. Bunu sorgulamak lazım diye düşünüyoruz.

 

MBFWI'nin türk modasındaki konumu nedir?

MBFWI Türk tekstil sektörünün vitrini. Dikiş kalitemizden, kullanılan farklı kumaşlara kadar “Made in Turkey”nin marifetlerinin gösterildiği yer. Türkiye’nin en güçlü kalemlerinden biri olan teksti sektörünü dünyaya tanıtabilme imkanı da aynı zamanda.

Bağımsız Türk tasarımcıları, hazır giyim markaları karşısında ayakta duracak güce nasıl sahip olabilir?

Hızlı tüketim markaları karşısında hiçkimsenin duracak gücü zaten yok. Kanla üretilmiş malları daha ucuz diye gözümüz dönercesine almanın hesabını hiç kimse sormuyor. Öte yandan her hafta mağazalarına yeni ürün sokan bu tip markalara karşı bir tavır koymanın vicdanen daha doğru bir karar olduğunu düşünüyoruz.

Biz tavrımızı lokal üretilmiş, asla çocuk işçi çalıştırılmayan, insan haklarının çiğnenmediği atölyelerle anlaşarak koyuyoruz. Bu bizim için çok önemli. Burada en önemli nokta bilinçli tüketiciler yaratmak. Hızlı tüketim markalarının o ucuzlukta yaptıkları ürünlerin nasıl yapıldığını, ne yollardan geçerek geldiğini anlatmak ve göstermek gerek. Gözünüzü boyayan reklamların ne kadarının doğru olduğunu sorgulamak gerek. Bu markaların yapılan insanlık suçlarına kar uğruna göz yumduklarını hatırlatmak gerek; “Beş t-shirt almak yerine bir t-shirt al modern köleliğe destek verme.”

MBFWI yolun neresinde?

MBFWI’nin artık dünyada güçlü bir çıkış yapmaya başlaması gerekiyor. Tasarımcılar ve imalatçılar hazır. Herkes basını bekliyor. MBFWI 10 sezondur IMG ile başlayan belli bir profesyonel standardı tutturmuş durumda. Özellikle prodüksiyonda çok başarılı bir sistemi var. Tasarımcılar olarak da dünya standartlarında tasarımcılar var. Arada organizasyonla bağlantılı olarak büyük egolarla karşılaşıp yorulduğumuz gerçeği de var tabii. Ancak bu alan tüm tasarımcıların oyun alanı bu gibi egolu insanlar bizi yıldıramaz. MBFWI artık uçmaya hazır gibi.

 

Geçtiğimiz yıllarla karşılaştırıldığında gördüğü ilgide ve katılımcı kitlesinde nasıl bir değişiklik var?

Katılımcı kitlesi artık biraz daha bilinçli gibi geliyor bize. Bunun eğlence olmadığını bir iş dalı olduğunu biraz daha anlıyorlar, daha profesyonel bir duruşları var. 

 

Bir defilenin en ön sırasında kim oturmalı?

Tabii ki satın almacılar, basın ve ünlüler. Bu üçü de olmazsa olmazı, dünyanın neresine giderseniz gidin ön sıralar bu kişilere ayrılır.

Bir markanın kaderini sosyal medya belirleyebilir mi?

Artık tüm hayatımız sosyal medya. Satış yapmanın kilit noktasını oluşturuyor. İngiltere’de devlet dairelerinde bile ilk sorulan soru 'Şirketinizin Sosyal medya hesapları ya da Instagram adresi nedir?' oluyor. O kadar değer veriliyor yani. Sosyal medyayı güçlü tutmanız markanın başarılı olduğunun bir göstergesi gibi.  

 

Artık toplumsal bir mesaj vermeyen markalar günümüzde demode mi sayılıyor?

Kıyafet sosyal bir şeydir, insanlar her gün birbirlerine istese de istemese de giydiği kıyafetlerle mesajlar veriyor. Gün içinde fark etmeden giydiğiniz her kıyafetin seçtiğiniz her rengin hepsinin bir anlamı ve mesajı var. Bu ister toprak renkleri ya da koyu renkler olsun ister canlı renk ister kapüşonlu kazak olsun ister takım elbise... Her şeyin bir anlamı var. Bu yönden bakıldığında, üretilen bir kıyafet eğer bir insan tarafından seçilmiş ve giyilmişse üstünde bir şey yazmasa da bir mesaj içeriyor.

Şu an artık daha farklı bir dönemdeyiz. Bulunduğumuz sosyo-politik dönem dolayısıyla herkesin söyleyecek bir mesajı var. Herkes kendi fikirlerini söylemek ve sosyal medyayı kullanarak bunu tüm dünyaya duyurmak istiyor. İnsanlar sosyal medya sayesinde ne kadar büyük gücü olduğunu keşfetmiş vaziyette ve artık bu gücü kullanarak dünyanın yenilenmesini, değişmesini istiyor. Kendi fikirlerinden kaçmıyor tam tersi, göğsünü gere gere düşüncelerini üstüne giyiyor.

Başarılı bir moda tasarımcısı olmak için moda tasarımı okumak bir zorunluluk mu?

Hayır değil. Birçok başarılı tasarımcı özellikle de “old school” olanlar kendilerini başka atölyelerde yetiştirerek ve geliştirerek tasarımcılığa el atıyor. Bu işte en en en önemli nokta kesinlikle kalıp ve dikiş bilgisi. Tasarımcıların kalıp çıkartıp dikiş dikebilmesi çok önemli. Gerektiğinde atölyedeki ustalara nasıl dikiş istediğini ve problemi nasıl çözebileceğini gösterebilecek kadar bilmek yeterli. Türkiye’deki bazı üniversiteler çizime daha çok önem verip asıl önem verilmesi gereken kalıp ve dikişi es geçiyorlar. Üniversiteli olmanın da çok faydaları oluyor. Çevrenizi genişletip endüstride potansiyel başarısı olabilecek bir sürü insan tanımış oluyorsunuz. Birbirinizle işbirlikleri yapıp takım çalışmasını öğreniyorsunuz. Gerçek dünyaya geçmeden güvenli bir deneme alanı oluyor. Bu arada illa moda okumak da gerekmiyor, ben (Begüm Berdan) performans için kostüm tasarımı mezunuyum. Bu alan daha farklı teknikler ve farklı bakış açılarıyla modaya yaklaşmamı sağladı. 

 

Moda tasarımcısı olmayan fakat modaya ilgi duyan biri MBFWI'de kendine hangi alanda yer bulabilir?

Moda havuzunda birçok bölüm var. MBFWI organizasyonunda tasarımcılık dışında o kadar çok alan var ki... Styling, kreatif direktörlük, moda fotoğrafçılığı, moda videographer, satış pazarlamacılık, PR, moda kritiği, moda gazeteciliği, dj ve müzik prodüksiyonluğu, ışık ve set prodüksiyonluğu, koreografi, saç tasarımı, makyaj tasarımı... Bunlar buzdağının görünen, hemen akla gelinen yerleri... Daha bir çok farklı alan bu organizasyonda modaya bağlanıyor.

Moda kendini tekrar etmeyi bıracak mı?

İnsan insan oldukça asla bırakamaz. İnsanın içinde nostalji her zaman var olduğu sürece bu oldukça güç duruyor. Tarihin her döneminde hep bir geriye dönüş yaşamış moda. 1950’ler 1850’lerden esinlenmiş, 70’lerde 1900’ler Gibson kızlardan etkilenmesi ve yine o dönemden Biba markasının 1920’ler flapper kadınlarının marka fotoğraflarında yer alması... 80’lerin 1940’lar ikinci dünya savaşı sırası güçlü kadın siluetindeki o üçgen vatkaları abartması ve niceleri... Sosyo-politik tarih nasıl kendini sürekli bir döngüde tekrarlıyorsa aynısını moda tarihi de yıllar yılı yapıyor ve yapmaya devam edeceğe benziyor.

MBFWI kapsamında bir araya geldiğimiz diğer isimlerin röportajlarını okumak içinse üstlerine tıklamanız yeterli.

Aslı Filinta, Brand Who, Gökhan Yavaş, Tuba Ergin, Zeynep Tosun.

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Gönül Ergenekon

GÖNÜL ERGENEKON

Bilime Bir Doz Anne Şefkati

2016: XOXO The Mag Röportajları

2016: XOXO THE MAG RÖPORTAJLARI

2016 yılında kimlerle sohbet ettik? Kısaca hatırlayalım;

MBFWI Backstage: Sudi Etuz

MBFWI BACKSTAGE: SUDİ ETUZ

MBFWI üçüncü gününü, Sudi Etuz'la açtı.

WE ARE

WE ARE

10 yıl sonra, bir aradalar.

MBFWI Backstage: DB Berdan

MBFWI BACKSTAGE: DB BERDAN

MBFWI başladı. Biz de hemen sahne arkasına girdik. Deniz Berdan'la başla

MBFWI Backstage: Özlem Süer

MBFWI BACKSTAGE: ÖZLEM SÜER

Özlem Süer defilesinin sahne arkasından bildiriyoruz.

A New Earth

A NEW EARTH

Some Men'in Yaz 2019 sayısında, serin bir yol hikayesi anlatmak istedik.

Efı Gousı

EFI GOUSI

Efi'nin koyu-pastel dünyasına bakıyoruz. O anlatıyor, biz inceliyoruz.

TEN KAFESİ

TEN KAFESİ

Taner Ceylan ve Gülsün Karamustafa XOXO The Mag’in ikinci yıl dönümünde konuğumuz olmuştu.

Storm Is Comıng

STORM IS COMING

PUMA'nın yeni modeli Storm'un Hasköy İplik Fabrikası'ndaki partisindeydik.

A Suburban Affaır

A SUBURBAN AFFAIR

Kırsaldayız ama aslında değiliz.

Cıty Portraıts: Budapeşte, Kıev, Prag

CITY PORTRAITS: BUDAPEŞTE, KIEV, PRAG

Budapeşte, Kiev ya da Prag'ta havalar nasıl?

EN YENİLER
Nilay Örnek'in Adres Defteri

NİLAY ÖRNEK'İN ADRES DEFTERİ

Aklından çıkaramadıkları ve rutin haline dönüştürdükleriyle...

İtalyan Savaş Kahramanları

İTALYAN SAVAŞ KAHRAMANLARI

Gündüz Vassaf, XOXO The Mag için yazdı.

Emin Alper

EMİN ALPER

Emin Alper bize üç nankör kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Sadece bize değil, tüm dünyaya. Ve hikayesi derdini epey iyi anlatıyor.

Mükemmel Uyum

MÜKEMMEL UYUM

Kusursuz müzik, dengeli ses deneyimi ve LG XBOOM Go arasındaki ilişkiyi tahmin etmeniz çok olası. Bu denkleme bir de Aybüke Pusat'ı dahil ediyoruz, sözü kendisine ve müziğe bırakıyoruz.

Dr. Mark Hyman

DR. MARK HYMAN

"Kaderimizin kurbanı olacağımız düşüncesinden vazgeçmeliyiz. Biyolojimizi değiştirecek güce sahibiz."

Serra Yılmaz

SERRA YILMAZ

Serra Yılmaz birçok şey demek. Ve bunlardan bir tanesi mentor olabilir...

DAHA FAZLA