DİLAN GÜME & EBRU ATILGAN

Exquise'e hayat veren iki isimle sohbet ettik.

Exquise'in kurucusu Dilan Güme ve markanın Tasarım Direktörü Ebru Atılgan'la, dünyadaki ve elbette Türkiye'deki sektörel dinamiklere dair sohbete başlıyoruz. İkisi de kendilerinden ve haliyle başardıklarından gayet emin bir şekilde soruları cevaplamaya başlıyor.

Fotoğraflar: Cansu Kızıltaş

Türkiye’de tekstil her daim tehdit altında gösterilen sektörlerden biri. Bu riskli sektörde başarılı olmanın bir formülü var mı?

Dilan Güme: Bugün Türkiye’de ya da dünyada fark etmez; herhangi bir alanda ticaret yapmak bana göre her şekilde risk taşıyor. Fakat ben ticaret yapan bir ailenin çocuğu olduğum için, bu sektöre hem biraz daha bilinçli, hem de biraz gözü kara olarak girmiş bulundum. Bu kadar zorlu bir dünya gündemi içinde, tekstil gibi zorlu bir sektörde de olsanız, işinizi iyi yaptığınızda pozitif anlamda geri dönüşünü alıyorsunuz. İyi bir ekip ve iyi iş ortaklarıyla bizim için de tam olarak böyle oldu. Bu da yaptığımız işle ilgili en büyük motivasyon kaynağımız. Özetle, başarılı bir marka olmamızın en önemli sebebi iyi iş ortaklarıyla çalışıyor olmamız.

Dünya çapında tanınmış birçok giyim hazır giyim markasının Türkiye’den çekilmeyi planladığı bir dönemde, lokal tasarımcı olarak markanı geleceğe nasıl hazırlıyorsun?

DG: Maddi ve manevi güçlükleri olmakla beraber, açıkçası bu durumu avantaja çevirmeye  çalışıyoruz. %95 ihracat gücüne sahip bir marka olarak, son zamanlarda Türkiye pazarında da konumlanmaya başladık. Gerek çalıştığımız butikler gerekse zincir mağazalar olsun, fiyat ve kalite avantajlı bir markayı kendi pazarlarında bulduklarında direkt olarak tercih ediyorlar. Bu da bizim gibi koleksiyon markaları için ciddi bir avantaj bence. Son kullanıcıyı düşünecek olursanız, 'fast fashion' markalarla lüks segment markalar arasındaki çizgiye oturan bir markaya ulaştıklarında, hiç tereddüt etmeden ürünü talep ediyorlar.

Dilan Güme

Kuzey Avrupa ve Asya pazarında da varsın. Yurt dışında satışa sunduğun ürünler yerel piyasaya göre nasıl farklılaşıyor?

DG: Bugün dünya çapında 30’dan fazla ülkeye ihracat yapan bir firmayız. Bu ülkelerin içinde Rusya, İran, Dubai, İspanya, İrlanda, İtalya ve hatta Fildişi Adaları gibi ilginç pazarlar var. Biz tüm bu ülkelere tek koleksiyonla ve kendi etiketimiz altında giriyoruz. Hep kendi aramızda konuştuğumuz ve dikkat çeken konulardan biri ise, mevsim farklılıkları belirgin olan pazarlar hariç, tüm pazarlarda ilgi gören tasarımlarımız neredeyse hep aynı.

Bir markayı vazgeçilmez yapan nedir?

Ebru Atılgan: Farklı ve benzersiz olması. Bugün moda arenasında özgün olan ya da daha yalın olan markalar hemen kendini belli ediyor.

Son dönemde moda dünyasına dair seni en çok heyecanlandıran haber nedir?

EA: Moda ismi itibariyle genel-geçer bir olgu. Dolayısıyla beklenmedik şeyler bazen çok alışılmış şeylere dönüşüyor. O yüzden beni en çok heyecanlandıran şey genelde sezonlardan bağımsız olarak, yeni silüetler görmek diyebilirim.

Kendinden taviz verir verir misin?

EA: İnsanları çok fazla dinlerim ve eğer ikna olursam her iki tarafın ortak çıkarına uyan bir durum için taviz de verebilirim. Ama genel olarak bildiğini okuyan biriyimdir

Bir koleksiyonun şekillenmesinde trendler ne kadar etkili olmalı?

EA: Trendler dünyanın kabul ettiği gelişmeler ve gösterdiği eğilimler hakkında ipuçları verir. Dolayısıyla yadsınamaz oranda önemli elbette. Bir koleksiyonun şekillenmesinde ise önemli olan, bu güncel trendlerin markayla bağını bulmak ve geliştirmektir. Bir anlamda zamanın ruhunu yakalamak ve sürdürülebilir bir kodlamanın içine yerleştirmek diyebilirim.

Her sezon görmene rağmen bıktığın, fakat yine de koleksiyona dahil etttiğin bir tasarım var mı?

EA: Tasarım anlamında çok fazla tekrar yapmıyoruz. Tek sıkıldığım konu, polyester kumaşlar kullanmak sanırım. Her ne kadar trendler doğal elyaf üzerine eğilim gösteriyor gibi olsa da, son kullanıcılar çoğunlukla polyester giymeyi kullanım rahatlığı adına daha çok tercih ediyor. Dolayısıyla, oranını oldukça azaltmış olsam da, ticari bir karar olarak polyester elyaflardan tamamen vazgeçebilmiş değilim. 

Ebru Atılgan

Modanın kendini tekrar etmediği bir gerçeklik mümkün mü?

EA: Sürekliliği olan tek şeyin değişim olduğunu düşünüyorum. Moda kendini tekrar edebilir, ancak zamanla birlikte içinde bulunduğumuz koşullar ve mekanlar da değiştiği için, modanın tavrı, varlığı ve dolayısıyla estetik bütünlüğü, bununla birlikte ortaya çıkan enerji de sürekli değişiyor.

Bir kadın kendini en iyi nasıl ifade eder?

DG: Bu sektörde ticaret yapan biri olarak politik bir cevap vereyim: Giyim tarzıyla. İşin şakası bir yana, biz kadınlar için dış görünümümüz her anlamda çok önemli. Bunu da büyük ölçüde giydiklerimiz oluşturuyor. Bir kadının giyiminebakarak bile nasıl bir karakteri olduğunu ve nelerden hoşlandığını anlamak çok zor değil bence.

Peki, bir kadını en iyi ifade eden renk nedir?

EA: Kendini içerisinde iyi ve seksi hissettiği renk.

DG: Bana göre bu kadının saç ve ten rengine göre değişen bir şey. Fakat en sevdiği renk, ona en çok yakışan renktir diyebilirim.

2019’da Elon Musk’ın Mars’a göndermeye hazırlandığı uzay aracına olmayı planlıyoruz. İlkbahar / Yaz 2018 koleksiyonundan hangi parçayı giyebiliriz?

DG: Böyle özel bir kutlama gününde koleksiyonun en havalı parçalarından birini tercih etmelisiniz. Bu da el işlemeleri muazzam olan kokteyl elbiselerimizden biri olabilir.

Birçok tasarımcı moda haftalarından çekilip zamanında koleksiyon tanıtabilecekleri bir sisteme yöneliyorlar. Bu duruma sen nasıl bakıyorsun.

EA: Olumlu bakıyorum. Yenilikçi kalabilmek için zorunlu bir karar diye düşünüyorum. Ayrıca günümüzde değişimler hızlı olduğu için, trend yaratabilmek ve zamanı yakalayabilmek amacıyla, koleksiyonların tanıtımının kendi sezonunda yapılması daha yerinde oluyor.

Türkiye’de büyük markalar ile bir araya gelmektense bağımsız olarak çalışmayı tercih eden tasarımcılara sahip çıkıldığını düşünüyor musun?

DG: Açıkcası, bir marka sahibesi olarak buna 'sahip çıkılıyor ya da çıkılmıyor' demek yerine şöyle bir cevap vermek isterim: Tasarım yapmak ve markayı yönetmek birbirinden çok farklı iki iş ve bu işleri, iki profesyonel yaptığında her şey daha kolay oluyor. Bir tasarımcının bir markayı maddi ve manevi yönetmeye emek ve enerji harcamasındansa, işine odaklanmış bir bakış açısıyla tasarımlarını yapmasının çok daha güzel neticeler getireceğine inanıyorum. Diğer taraftan, günümüzde birçok yöneticinin maalesef işin tasarım kısmına da dahil olmasının ve ticari kaygılarla tasarımcıyı manipüle etmesinin de doğru olmadığını düşünüyorum. Exquise’den örnek vermem gerekirse, biz marka tasarımcısı ve yöneticisi olarak birbirimizin alanlarına mümkün olduğunca dahil olmadığımız için, bugün markanın bu başarıya ulaştığını düşünüyorum.

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Nadıa Lee Cohen

NADIA LEE COHEN

XOXO The Mag'in Sonbahar/Kış 2018-2019 kapak konuğuna bakmaktasınız.

Yeni İnsan

YENİ İNSAN

Gündüz Vassaf XOXO The Mag için yazdı.

Dönersen Islık Çal

DÖNERSEN ISLIK ÇAL

Bala Atabek, XOXO The Mag için yazdı.

Jonathan Anderson

JONATHAN ANDERSON

JW Anderson’ın kurucusu ve Loewe’nin Kreatif Direktör’ü Jonathan Anderson’ın yükselişi hız kesmiyor. Erkek kıyafetleriyle başlayıp kadın tasarımlarına varan serüvenin tanığıyız.

Yemek ve şarap eşleşmesi

YEMEK VE ŞARAP EŞLEŞMESİ

“Mutluluğun, basit ve açık bir şey olup, bir bardak şarap, bir kestane, kendi halinde bir mangalcık ve denizin uğultusundan başka bir şey olmadığına aklım yattı. Yalnız, bütün bunların, mutluluk olduğunu insanın anlayabilmesi için basit ve açık bir kalbe sahip olması gerekiyordu.” Nikos Kazancakis

Yedi Titreşim

YEDİ TİTREŞİM

Gün ortasında da günaydın diyemeyeceğimizi kim söyledi? Kendinizi rahat bırakın.

Davıd Mallett

DAVID MALLETT

Maestro’dan sizin için güçlü tüyolar alıyoruz.

Bir Küresel Moda Dosyası

BİR KÜRESEL MODA DOSYASI

Küresel moda markalarını mercek altına alıyoruz.

Franz Ferdınand

FRANZ FERDINAND

Franz Ferdinand ile İstanbul konserlerinden hemen önce buluşmuştuk.

Best Frıends: Ece Çeşmioğlu

BEST FRIENDS: ECE ÇEŞMİOĞLU

Ece Çeşmioğlu ve Taner Ölmez'le sohbet ettik. Daha doğrusu onlar etti, biz dinledik.

Server Demirtaş

SERVER DEMİRTAŞ

Mekanik hareketlerle hisleri buluşturuyor.

Erol Tabanca & İdil Tabanca

EROL TABANCA & İDİL TABANCA

OMM'u Kengo Kuma'dan dinledik, şimdi sıra işin kalbi olan ikilide. Biz bu ikilinin sohbetine müdahil olmaktansa şahit olmayı tercih ediyoruz.

EN YENİLER
Walk Don’t Run İle Tanışın

WALK DON’T RUN İLE TANIŞIN

İçeri lütfen, ama koşmadan.

Yürümek İçin 7 Neden

YÜRÜMEK İÇİN 7 NEDEN

Sicilya’ya gidip geleceğiz.

Aceleniz Yok: An’da Kalmanıza Yardımcı 5 Tüyo

ACELENİZ YOK: AN’DA KALMANIZA YARDIMCI 5 TÜYO

Hala an’da değilseniz, size buraya davet ediyoruz.

Sicilya Sokaklarında Kaybolmak İçin 3 Neden

SİCİLYA SOKAKLARINDA KAYBOLMAK İÇİN 3 NEDEN

Koşuşturmayı bırakıp derin bir nefes alıyoruz, Sicilya’dayız.

Server Demirtaş

SERVER DEMİRTAŞ

Mekanik hareketlerle hisleri buluşturuyor.

DAHA FAZLA