PINAR AKKURT

Karaköy Lokantası’nın hemen köşesinde işlerine göz atabileceğiniz Pınar Akkurt'la sohbet ettik.

Biz Pınar Akkurt’u en çok Karaköy Lokantası’nın köşesinde bizi karşılayan şaşırtmacalı, renkli yerleştirmeleriyle tanıyoruz. Pınar kentin kenarda köşede kalmış noktalarını, dikkatimizi çekmeyecek kadar sıradan sandığımız objeleri bambaşka formlara büründürüp yeniden karşımıza çıkaran bir tür kanvas olarak kullanmayı seven biri gibi görünüyor. Daha fazlasını kendisine sorduk. 

İşlerinde nesneleri dönüştürerek yeni formlarda kullanıyorsun. Bu anlamda yerleştirmelerin görenler için sürprizlerle dolu olabiliyor. İnsanları bu şekilde şaşırtmak ve başka bir yönden bakmaya teşvik etmek sana ne hissettiriyor ya da düşündürüyor?

Tasarımın  algılama, bakma, düşünme, davranma şekillerimizi biçimlendirebilme yetisi var; iyi veya kötü, uzun veya kısa, kuvvetli veya zayıf gibi… Bu gücü iyiye kullanmak gerektiğine inanıyorum ve elimden geleni yapıyorum. Çok büyük etkiler peşinde değilim, işlerimin bakan kişide küçük bir düşünce veya his uyandırması ya da bir süreliğine rutinden çıkartması bana yetiyor, harekete geçirebiliyorsa artısı oluyor. Yeni tanıştığım biri, lokantadaki yerleştirmeleri gördükten sonra eve geldiğinde mutfaktaki eşyalarla ne yapılabilir diye baktığını söylediğinde çok mutlu olmuştum. Öğrenciler yaptığımız atölye çalışmalarından sonra artık atık malzemelere farklı baktıklarını söylediklerinde de aynı şekilde… Kolay bulunan malzemeler ve ileri dönüşümle ilgilenmemin nedenlerinden biri de bu sanırım. 

İşlerini uzun bir süredir Karaköy Lokantası'nın köşe vitrininde de takip ediyoruz. Burası nasıl bir mekân senin için?

Çok özel bir mekân ve yeni bir yolun başlangıcı benim için. Henüz hiç vitrin tasarımı yapmadığım ama bu konuya kafa yormaya başladığım zamanlarda onlardan teklif geldi. “Köşe senin, istediğini yap” dedikleri için çok şanslıyım. Sayısı 30’u geçmiş olan bu yerleştirmeler bana güzel bir hareket alanı sağlıyor. Sürdürülebilir ve anlamlı bir bağ kurabilmek için yerleştirmeleri, lokantanın özünü yani mutfağı temsil etmeleri gerektiği fikriyle, yalnızca mutfak aletleri ve eşyalarıyla tasarlamaya başladım. Zaman içinde bu dili zenginleştirmek için farklı malzeme ve üretim yöntemleri denedim ve işin içine hareket ve optik ilüzyon kattım. Grafik tasarım eğitimim bu vitrinleri üç boyutlu posterler gibi düşünmeme neden oluyor. Burası, birçok yönden beni besleyen bir alan. Yıllardır süren bu işbirliğimiz için Oral Bey’e minnettarım.  

Fotoğraf: Zeynep Özkanca

İstanbul gibi kaotik kentlerde, beklenmedik yerlerdeki yaratıcı müdahaleler, ölçeği ne olursa olsun bir nefes aralığı yaratıyor diye düşünüyorum. Senin bu konudaki yaklaşımın nasıl? Hem bu müdahaleleri zaman zaman yaratan bir sanatçı, hem de onlarla karşılaşan bir kentli olarak...

Katılıyorum ve keşke daha çok olsa diyorum. Kamusal alandaki küçük veya büyük beklenmedik sürprizler, “serendip”ler gündelik hayata renk katıyor, ilham veriyor. Rastlantı olması da etkisini değiştiriyor. İnsan sergiye bilinçli olarak ziyarete gider ama kamusal alandakiler genellikle sürpriz karşılaşmalar oluyor. Bunlar, çok çeşitli insanla ve beklentisiz, sürpriz karşılaşmalar. Değerli ve özel olduklarını düşünüyorum. 

Çeşitli tasarım disiplinleri, mimari ve sanat arasında iç içe geçmiş bir üretim pratiği gözlemlemek mümkün son yıllarda. Bu anlamda senin aklında kalan güzel örnekler var mı?

Aklıma ilk gelen tek tek işler değil de büyük bir stüdyo aslında; Olafur Eliasson. Mutfakları bile var. Tasarımcı, mimar, programcı, tarihçi, bilim insanı, aşçı gibi çeşitli disiplinlerin birlikte çalışmasına, üretmesine iyi bir örnek. 

Senin için kavramsal olarak yeni bir ifade şekli yaratmak mı daha çekici, yaptıklarıyla anlaşılabilir olmak mı? 

Açıkçası yeni bir ifade şekli, bir dil yaratmaya çalışmak daha çok ilgimi çekiyor.

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Mine Özbek

MİNE ÖZBEK

Mutlaka bir yol vardır.

Dr. Mark Hyman

DR. MARK HYMAN

"Kaderimizin kurbanı olacağımız düşüncesinden vazgeçmeliyiz. Biyolojimizi değiştirecek güce sahibiz."

Hayata Açık Ol

HAYATA AÇIK OL

Ray-Ban; dürüst, özgür ve anların içinde kendine doğallıkla yer bulanlara sesleniyor: You're On!

Cem Yiğit Üzümoğlu

CEM YİĞİT ÜZÜMOĞLU

'Fatih Sultan Mehmed'i hiç böyle görmediniz' diye bir spot yazsak, click-bait'e kurban gitmiş olur muyuz?

Burak Deniz

BURAK DENİZ

“Biraz sabırsız ve çoğu zaman kararsızım. Bu iki özelliğim bir kenara, kendimden oldukça memnunum, zira en nihayetinde bunlar beni ben yapan haller ve bütünü olumlu etkiliyorlar.”

Sorumluluk Sevgiye Dahil

SORUMLULUK SEVGİYE DAHİL

Evcil hayvan sahiplenirken aklınızda bulunması gerekenler.

Cıty Portraıts: Budapeşte, Kıev, Prag

CITY PORTRAITS: BUDAPEŞTE, KIEV, PRAG

Budapeşte, Kiev ya da Prag'ta havalar nasıl?

A Suburban Affaır

A SUBURBAN AFFAIR

Kırsaldayız ama aslında değiliz.

Professıonal Tourıst

PROFESSIONAL TOURIST

Turist olduğunuz bi şehirde yabancısınızdır. Yabancı olmadığınız bir şehirde turist de olamazsınız. Üzerine biraz düşününüz. Galeride ilerleyerek...

Cool & Collected

COOL & COLLECTED

XOXO yeni sayısında önümüzdeki soğuk aylar için birkaç olfaktif öneride bulunuyor.

LOKAL TEMAS: SUNA K.

LOKAL TEMAS: SUNA K.

"Biz Suna K.’yı bir kabile olarak tarif ediyoruz."

Yedi Titreşim

YEDİ TİTREŞİM

Gün ortasında da günaydın diyemeyeceğimizi kim söyledi? Kendinizi rahat bırakın.

EN YENİLER
Mükemmel Uyum

MÜKEMMEL UYUM

Kusursuz müzik, dengeli ses deneyimi ve LG XBOOM Go arasındaki ilişkiyi tahmin etmeniz çok olası. Bu denkleme bir de Aybüke Pusat'ı dahil ediyoruz, sözü kendisine ve müziğe bırakıyoruz.

Dr. Mark Hyman

DR. MARK HYMAN

"Kaderimizin kurbanı olacağımız düşüncesinden vazgeçmeliyiz. Biyolojimizi değiştirecek güce sahibiz."

Serra Yılmaz

SERRA YILMAZ

Serra Yılmaz birçok şey demek. Ve bunlardan bir tanesi mentor olabilir...

Hayata Açık Ol

HAYATA AÇIK OL

Ray-Ban; dürüst, özgür ve anların içinde kendine doğallıkla yer bulanlara sesleniyor: You're On!

Bir Yerel Moda Dosyası

BİR YEREL MODA DOSYASI

İnsanı ve yaşadığı alanı ele alıyoruz. Giydiklerini, kendini çevrelediklerini. Ve sözü Türkiye'den yedi tasarımcıya bırakıyoruz.

Hayvanlarla Daha İyi Bir Dünya

HAYVANLARLA DAHA İYİ BİR DÜNYA

BluTV dizisi Bunu Bi' Düşünün sorumlu hayvan sahipliğini farklı bir gözle anlatıyor. Şimdi bu hikâyeyi yaratıcılarından dinliyoruz.

DAHA FAZLA