NIPA DOSHI & JONATHAN LEVIEN

Nipa Doshi & Jonathan Levien, neredeyse masallarda okuduğumuz mükemmel ikili. İkiliyle tasarımları üzerinden, kendilerini, işlerini, bir de köklerini konuştuk.

Röportaj: Bahar Türkay - XOXO The Mag İlkbahar/Yaz 2018

Fotoğraflar: Rei Moon/ Moon Ray Studio

 

Nipa, manifestosu Charles ve Ray Eames tarafından düzenlenen National Institute of Design’da eğitim aldın. İkili olarak Eames’lerden ilham aldığınızı düşünüyor musun?

NIPA DOSHI: Eames çiftinden bu anlamda bir ilham aldığımızı düşünmüyorum. Gittiğim tasarım okulunun manifestosu daha ziyade tasarıma olan tavrınız, malzeme ve çevreyi nasıl anladığınız üzerineydi. Bu manifestonun en güzel yanı, aslında Avrupa ve Amerika’da değil, Hindistan’da tasarımın ne anlama geldiği, nasıl olması gerektiğiyle ilgili olmasıydı. Hindistan’ın bağımsızlığıyla birlikte, yerel zanaatların büyük bir kısmı yok edildi ve ülke endüstriyel üretim anlamında iyi bir noktada değildi. Dolayısıyla, bütün konu, Hindistan’da üretilen ürünlerin kalitesini yükseltmek, tasarımın ülkede yaşayanların ihtiyaçlarına cevap vermesini sağlamaktı. Bu belki de, pek çok tasarımcı için, içinde yaşadığımız bağlama uygun tasarımlar yapmak noktasında başlangıç̧ oldu ve bence ilham verici olan da bu.

Kökleri Hindistan’da olup, Londra’da kurulu bir düzene sahip olmak, yaratıcı üretim sürecinizi nasıl etkiliyor?

ND: Londra’yı inanılmaz yapan, hiç̧ kimseye ve hiçbir milliyete ait olmaması. Herhangi bir yerden gelip, kendinizi yine de ait hissedeceğiniz belki de dünyadaki tek şehir. Kentin, kendini ifade edebileceğin ve kendin olabildiğin, anonim bir yer olma halini seviyorum. Hindistan ise, benim için çoğunluk ve çoğulculukla ilgili. Hindistan’da 22 farklı dil konuşuluyor ve çok farklı inançtan insan, mimari tarz ve gelenek bir arada barınıyor. Bu bana göre, dünyanın olması gereken halinin bir prototipi. Dünya çoğulcu, çeşitliliğe sahip ve kucaklayıcı bir yer olmalı.

JONATHAN LEVIEN: Nipa’yla RCA’da 1995’teki tanışmamızdan önce, Hindistan’a çok fazla seyahat ediyordum ve buraya karşı büyük bir ilgim vardı. Bu seyahatlerimin en büyük sebebi kendiminkinden böylesine farklı bir kültürü̈ deneyimlemekti. Bana göre Hindistan, tümüyle ilham verici. Kültür ve toplumsal yapı tamamen açık ve ortada. Her şey keşfetmeniz için sizi bekliyor. Hindistan’ın bu kadar yoğun şekilde insanın dikkatini ve merakını çekmesini çok seviyorum.

John Lewis için tasarladığınız Open Home serisi, markanın hayata geçirdiği en çağdaş̧ mobilya koleksiyonu olarak tarif ediliyor. Bu tariften yola çıkarak, günümüzde çağdaş̧ evin ne anlama geldiğini nasıl anlatırsınız?

JL: Bahsettiğimiz seri, zamanla ve günümüz tasarımıyla çok bağlantılı. Günümüzde insanlar, geniş̧ mekanlarda, birden fazla aktiviteyi bir arada gerçekleştiriyor. Dolayısıyla evlerde de yemek pişirmek, kitap okumak, dinlenmek gibi eylemler birbirine paralel düşünülüyor. Bu, günümüzde binaların ve yaşam alanlarının tasarımına da etki ediyor. Open Home da bu duruma cevaben ortaya çıktı. Eğer yaşadığımız yerde tüm bu işlevleri gerçekleştirmek için ayrı alanlar yaratamıyorsak, o zaman kullandığımız mobilyalar bu tarz alanlar yaratmak için birer araç̧ haline geliyor. Tasarımlarda amaç̧, dinlenme ve okuma zamanları için kullanılabilecek, evde sizi oyalayan şeylerden uzak, koltukta kişisel bir zaman için yaratmak. Örneğin, koleksiyondaki kanepe, ortak yaşam alanı platformu olarak düşünülebilir. Tüm bunlar, bizim açık alanda aile yaşantısıyla, evle ve evdeki mekanları nasıl tanımladığımızla ilgili çok şey söylüyor. 

Nipa, sen görselleştirme alanındaki yaratıcı taraf ve Jonathan sen de ellerle üretim yapan taraf gibi görünüyorsun. Hikayenizi yaratırken bu ikisini nasıl bir araya getiriyorsunuz?

ND: Aslında ben çizimleri ve fikirleri yaratan tarafım diye bir şey yok. İkimizin yaratıcılık yolları bambaşka. Jonathan’ın yaratıcılığı ve ürettiği fikirler, modeller ve skeçler yaparak ortaya çıkıyor. Çünkü̈ ben daha görsel bir insanken, Jonathan’ın fikirleri bir şeylerin nasıl yapıldığı üzerinden temelleniyor. Dolayısıyla benim yarattığımı, onun da endüstriyel bir üretici gibi çalıştığını söylemek çok yanlış̧ olur. İkimizin farklı şekilde işleyen birer yaratıcılık ve düşünce üretim yöntemimiz var. 

JL: Benim kendi deneyimime göre, böyle bir ortaklıkta ilgi çekici olan, ikimiz arasındaki uçurum ve neredeyse birbirimizin süreçlerini tercüme etme ihtiyacında olmamız. Bu şekilde, ikimiz arasındaki diyalog başlamış̧ oluyor ve kimi zaman aramızda yanlış̧ anlaşılmalar dahi olabiliyor. Ama bu yanlış̧ anlaşılma sayesinde diğerinin yaratıcı sürecine dair kendi yorumunuzu yapabiliyorsunuz, böylece işin anlamına yeni bir katman eklenebiliyor.

 

Röportajın devamı XOXO'nun yeni sayısında. Dergimize üye olmak için sizi dükkanımıza doğru alalım.

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Mine Özbek

MİNE ÖZBEK

Mutlaka bir yol vardır.

Dr. Mark Hyman

DR. MARK HYMAN

"Kaderimizin kurbanı olacağımız düşüncesinden vazgeçmeliyiz. Biyolojimizi değiştirecek güce sahibiz."

Hayata Açık Ol

HAYATA AÇIK OL

Ray-Ban; dürüst, özgür ve anların içinde kendine doğallıkla yer bulanlara sesleniyor: You're On!

Cem Yiğit Üzümoğlu

CEM YİĞİT ÜZÜMOĞLU

'Fatih Sultan Mehmed'i hiç böyle görmediniz' diye bir spot yazsak, click-bait'e kurban gitmiş olur muyuz?

Burak Deniz

BURAK DENİZ

“Biraz sabırsız ve çoğu zaman kararsızım. Bu iki özelliğim bir kenara, kendimden oldukça memnunum, zira en nihayetinde bunlar beni ben yapan haller ve bütünü olumlu etkiliyorlar.”

Sorumluluk Sevgiye Dahil

SORUMLULUK SEVGİYE DAHİL

Evcil hayvan sahiplenirken aklınızda bulunması gerekenler.

Cıty Portraıts: Budapeşte, Kıev, Prag

CITY PORTRAITS: BUDAPEŞTE, KIEV, PRAG

Budapeşte, Kiev ya da Prag'ta havalar nasıl?

A Suburban Affaır

A SUBURBAN AFFAIR

Kırsaldayız ama aslında değiliz.

Professıonal Tourıst

PROFESSIONAL TOURIST

Turist olduğunuz bi şehirde yabancısınızdır. Yabancı olmadığınız bir şehirde turist de olamazsınız. Üzerine biraz düşününüz. Galeride ilerleyerek...

Cool & Collected

COOL & COLLECTED

XOXO yeni sayısında önümüzdeki soğuk aylar için birkaç olfaktif öneride bulunuyor.

LOKAL TEMAS: SUNA K.

LOKAL TEMAS: SUNA K.

"Biz Suna K.’yı bir kabile olarak tarif ediyoruz."

Yedi Titreşim

YEDİ TİTREŞİM

Gün ortasında da günaydın diyemeyeceğimizi kim söyledi? Kendinizi rahat bırakın.

EN YENİLER
Mükemmel Uyum

MÜKEMMEL UYUM

Kusursuz müzik, dengeli ses deneyimi ve LG XBOOM Go arasındaki ilişkiyi tahmin etmeniz çok olası. Bu denkleme bir de Aybüke Pusat'ı dahil ediyoruz, sözü kendisine ve müziğe bırakıyoruz.

Dr. Mark Hyman

DR. MARK HYMAN

"Kaderimizin kurbanı olacağımız düşüncesinden vazgeçmeliyiz. Biyolojimizi değiştirecek güce sahibiz."

Serra Yılmaz

SERRA YILMAZ

Serra Yılmaz birçok şey demek. Ve bunlardan bir tanesi mentor olabilir...

Hayata Açık Ol

HAYATA AÇIK OL

Ray-Ban; dürüst, özgür ve anların içinde kendine doğallıkla yer bulanlara sesleniyor: You're On!

Bir Yerel Moda Dosyası

BİR YEREL MODA DOSYASI

İnsanı ve yaşadığı alanı ele alıyoruz. Giydiklerini, kendini çevrelediklerini. Ve sözü Türkiye'den yedi tasarımcıya bırakıyoruz.

Hayvanlarla Daha İyi Bir Dünya

HAYVANLARLA DAHA İYİ BİR DÜNYA

BluTV dizisi Bunu Bi' Düşünün sorumlu hayvan sahipliğini farklı bir gözle anlatıyor. Şimdi bu hikâyeyi yaratıcılarından dinliyoruz.

DAHA FAZLA