SAFFET KAYABEKİROĞLU

Zaha Hadid gibi iddialı isimlerle çalışmış ve şu anda kendi mimarlık ofisinde üretimine devam eden Saffet Bekiroğlu, dikkatimizi yıldız isimlerden, yıldız projelere çekiyor.

Kolektif üretimin gücü, yarattığı etkinin tartışmasız bir doğal sonucu olarak, gittikçe artarken, başta mimarlık olmak üzere bazı mesleklerde isimlerin altı çizilmeye devam ediyor. Belki de bu hep böyle olacak. Ancak Frank O. Gehry ve Zaha Hadid gibi iddialı isimlerle çalışmış ve şu anda kendi mimarlık ofisinde üretimine devam eden Saffet Bekiroğlu, dikkatimizi yıldız isimlerden, yıldız projelere çekiyor.

Röportaj: Oya Özdemirci - XOXO The Mag İlkbahar/Yaz 2018

Fotoğraf: M. Rueberg

 

Birlikte çalıştığınız önemli isimlerin bazıları yaratıcı üretimlerine halen devam ederken, günümüzde mimarlığın diğer pek çok meslek gibi, yıldız isimler üzerinden değil, çeşitlilik üzerinden gelişme ihtimali de heyecan verici tartışma konularından biri. Bu iki taraf arasındaki dengeyi nasıl görüyorsun?

Bahsettiğiniz isimler kariyerlerinin başında tanınmamış mimarlardı. Onlar yaptıkları heyecan verici projelerle yıldız oldular. Mimarlıkta önemli olan yıldız isim olmak değil, yıldız projeler ve eserler yaratmaktır. Farklı bakış açıları, yaklaşımlar ve değerler mimari dilimizi zenginleştirir. Çeşitlilik çok sağlıklı ve nitelikli bir çevre yaratır ve tasarımcıları zamanın boyutu içerisinde değişimlere paralel bir sorgulamaya iter. Zaten teknoloji kullanımının şekillendirdiği ihtiyaçlarla inşaat sektörü devamlı değişiyor. Bu değişime uyum sağlayıp, güncel kalmak çok önemli. İyi tasarım için mutlaka çok yüksek bütçeler veya birinci dünya ülkesi ve kültürü içinde olmak gerekmez. Mimarinin sosyal ve ekonomik olarak kalkındırma ve yenileme gücü var ve sonuçta iyi mimariyle de iyi sonuçlar elde edilebilir.

Zaha Hadid ve Patrik Schumacher ile birlikte tasarladığınız ve 2013’te tamamlanan Bakü’deki Haydar Aliyev Merkezi çok ses getirdi. Bunda ölçek, form ve kullanılan malzemeler mi etkili oldu, yoksa merkezin sunduğu deneyim mi?

Ölçek, malzeme, form, mimarinin sunduklarının yanı sıra, Azerbeycan’ı, Bakü’yü, Azeri insanını, tarihlerini ve şu anki ruh halini anlamak gerekiyor. Bu ikonik binayı, 1990’larda Rusya’da bağımsızlığını ilan ettikten sonra Azerbeycan Cumhuriyeti’nin uluslararası topluluğa kendini duyurma stratejisi olarak değerlendirmek anlamlı olur. Benim açımdan, 20 seneyi aşkın bir zaman yurt dışında yaşamış olmamın yanı sıra, Türk olup, onların dilini, tarihini, yerel kültür ve zevklerini bilmemin de avantajı oldu. Hem uluslararası olup hem yerele yakın olma avantajımı, projenin tüm tasarım ve uygulama süreçlerine yansıttım.

Dünyanın farklı coğrafyalarında ortaya çıkan yeni koşullara cevaben geliştirilen ve geliştirme potansiyeli olan yenilikçi çözümler üzerinden, mimarlığın insanları özgürleştirme ihtimali olduğuna inanıyor musunuz?

Kesinlikle. Özgürleştirmenin yanı sıra, çağdaşlık da kazandırıyor.

Son yıllarda Blade Runner ve Ghost in the Shell gibi filmlerin sunduğu ütopyalar daha fazla sorgulanmaya başlandı. Ve bu tartışmalar bir noktada tasarım ve mimarlığın söylem ürettiği alanlara da sıkça kayıyor. Yoğunlaşan bu söylemle ilgili ne düşünüyorsunuz?

Çoğu ütopya gerçeğe dönüşerek somutlaşmasa bile, yol gösterici ve ilham verici olarak da önemlidir. Mimari ve kentsel planlama üretimleri, geleceğe yönelik olması gerektiği için, ütopya, mimarlığın ayrılmaz bir parçasıdır. Mimarların ütopyaları, Ortaçağ ve Rönesans ile başlamış, endüstri devriminde devam etmiş, modern mimarlık ve 20. yüzyıl ütopyalarıyla çok etkili olmuştur. 70’lerden beri mimarlar, eskisi gibi ütopya üretmiyor. Teknolojinin yaşama
hız getirmesi, kentlere ve yaşamlarımıza yansıyor, 100 yılda yapılan devrim niteliğindeki buluşları ve gelişmeleri artık üç, beş yılda bir yaşıyoruz. Bu yüzden belki de kent ütopyalarını üreten ve aynı zamanda ürettiği ütopyanın içinde yaşayabilecek olan ilk kuşaklarız.

Röportajın devamı XOXO'nun İlkbahar/Yaz 2018 sayısında. Üye olmak için burayatıklayın.

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Mine Özbek

MİNE ÖZBEK

Mutlaka bir yol vardır.

Hayata Açık Ol

HAYATA AÇIK OL

Ray-Ban; dürüst, özgür ve anların içinde kendine doğallıkla yer bulanlara sesleniyor: You're On!

Dr. Mark Hyman

DR. MARK HYMAN

"Kaderimizin kurbanı olacağımız düşüncesinden vazgeçmeliyiz. Biyolojimizi değiştirecek güce sahibiz."

Cem Yiğit Üzümoğlu

CEM YİĞİT ÜZÜMOĞLU

'Fatih Sultan Mehmed'i hiç böyle görmediniz' diye bir spot yazsak, click-bait'e kurban gitmiş olur muyuz?

A Suburban Affaır

A SUBURBAN AFFAIR

Kırsaldayız ama aslında değiliz.

Cıty Portraıts: Budapeşte, Kıev, Prag

CITY PORTRAITS: BUDAPEŞTE, KIEV, PRAG

Budapeşte, Kiev ya da Prag'ta havalar nasıl?

Burak Deniz

BURAK DENİZ

“Biraz sabırsız ve çoğu zaman kararsızım. Bu iki özelliğim bir kenara, kendimden oldukça memnunum, zira en nihayetinde bunlar beni ben yapan haller ve bütünü olumlu etkiliyorlar.”

Sorumluluk Sevgiye Dahil

SORUMLULUK SEVGİYE DAHİL

Evcil hayvan sahiplenirken aklınızda bulunması gerekenler.

Professıonal Tourıst

PROFESSIONAL TOURIST

Turist olduğunuz bi şehirde yabancısınızdır. Yabancı olmadığınız bir şehirde turist de olamazsınız. Üzerine biraz düşününüz. Galeride ilerleyerek...

Cool & Collected

COOL & COLLECTED

XOXO yeni sayısında önümüzdeki soğuk aylar için birkaç olfaktif öneride bulunuyor.

2016: XOXO The Mag Röportajları

2016: XOXO THE MAG RÖPORTAJLARI

2016 yılında kimlerle sohbet ettik? Kısaca hatırlayalım;

WE ARE

WE ARE

10 yıl sonra, bir aradalar.

EN YENİLER
Mükemmel Uyum

MÜKEMMEL UYUM

Kusursuz müzik, dengeli ses deneyimi ve LG XBOOM Go arasındaki ilişkiyi tahmin etmeniz çok olası. Bu denkleme bir de Aybüke Pusat'ı dahil ediyoruz, sözü kendisine ve müziğe bırakıyoruz.

Dr. Mark Hyman

DR. MARK HYMAN

"Kaderimizin kurbanı olacağımız düşüncesinden vazgeçmeliyiz. Biyolojimizi değiştirecek güce sahibiz."

Serra Yılmaz

SERRA YILMAZ

Serra Yılmaz birçok şey demek. Ve bunlardan bir tanesi mentor olabilir...

Hayata Açık Ol

HAYATA AÇIK OL

Ray-Ban; dürüst, özgür ve anların içinde kendine doğallıkla yer bulanlara sesleniyor: You're On!

Bir Yerel Moda Dosyası

BİR YEREL MODA DOSYASI

İnsanı ve yaşadığı alanı ele alıyoruz. Giydiklerini, kendini çevrelediklerini. Ve sözü Türkiye'den yedi tasarımcıya bırakıyoruz.

Hayvanlarla Daha İyi Bir Dünya

HAYVANLARLA DAHA İYİ BİR DÜNYA

BluTV dizisi Bunu Bi' Düşünün sorumlu hayvan sahipliğini farklı bir gözle anlatıyor. Şimdi bu hikâyeyi yaratıcılarından dinliyoruz.

DAHA FAZLA