SOME MEN OF NATURE

Doğaya kulak veren erkekleri dinliyoruz.

Özkan Önal Cihan Akça

Boğulma tehlikesi atlattın mı?

Defalarca! Tam o esnada ölümü kuvvetle hissediyorsunuz. Fakat tehlikeyi atlattıktan hemen sonra hayatınızın en güzel dalgasını yakalıyorsunuz ve az önce yaşadığınız olayı unutuyorsunuz. İşte sörf böyle bir şey.

Dalga ve deniz senin için tam olarak ne anlama geliyor?

Bana yaşadığımı hissettiriyorlar.

Dünya Şampiyonası’na nasıl hazırlandın?

Orta Amerika’dan Asya’ya, Avrupa’dan Afrika’ya kadar birçok lokasyonda sörf yaptım. Türkiye’de olduğum zamanlardaysa Karadeniz ve Akdeniz’de çalışıyordum. Tabii ki beslenmem ve uyku düzenim fazlasıyla düzenliydi.

Risk almaktan korkar mısın?

Bence risk alma korkusu insanların başlıca sorunu. Maalesef hayatta yeni bir şeyler denemekten çekiniyoruz ve kaybetme korkusu zihnimizi ele geçiriyor. Bununla da kalmayıp risk alanlara çılgın diyoruz. Ben de bu algının aksine olabildiğince cesur davranıyorum ve hayallerimi gerçekleştiriyorum. 

Sence, erkek olmak dalga sörfü için bir avantaj sağlıyor mu?

Hayır. Çok başarılı kadın sörfçüler de var. Tabii ki erkekler sörf konusunda daha cesaretliler.

Bali’de hayat nasıl?

Muhteşem! Bali, benim için dünya üzerinde yaşanacak tek yer.

Surf School İstanbul’un Türkiye’deki sörf algısını olumlu yönde etkileyeceğini düşünüyor musun?

Tabii ki. Surf School İstanbul, İstanbul’un ilk ve tek sörf okulu olacak. Amacımız, sörf gibi icra edilmesi zor bir sporu insanlarla tanıştırmak ve bunu mümkün olduğunca profesyonelce yapmak.

Kendini masabaşı bir iş yaparken düşünebiliyor musun?

Asla!

Özkan Önal Kadir Ulus

Ahşap oymaya ilgin ne zaman başladı?

Küçüklüğümden beri bir materyal olarak ahşap çok hoşuma gitmiştir. Özellikle ahşabın zanaatkarlığa uygun niteliği, ben güzel sanatlar fakültesinde okurken ilgimi epeyce çekmişti. Dolayısıyla da bu alana yöneldim.

Üretim sürecinden biraz bahseder misin?

Aklıma bir fikir geliyor ve bunu hemen eskiz olarak çiziyorum. Zihnimdekiler iyice netleşince uygulama aşamasına geçiyorum. Bir şeyler üretirken zaman zaman aklıma çeşitli fikirler geliyor ve bir proje bitmeden ötekine başlıyorum. Tabii ki kısa bir süre sonra diğerine dönüyorum ve o işi tamamlıyorum.

Modern veya çağdaş sanattan faydalanıyor musun?

Tabii ki. Bir süre sonra klasik anlamdaki sanat sıkıcı gelmeye başlıyor ve farklı arayışlar içine giriyorum. Bu noktada da modern ya da çağdaş sanat devreye giriyor.

Neden sürekli baykuş tasarlıyorsun?

Baykuşlar oldukça komik ve sevimli hayvanlar. İnsanlar da böyle düşünüyor olsa gerek, çünkü baykuş tasarımlarıma yoğun bir talep var.

Tasarımlarında kullanmayı en sevdiğin ağaç hangisi

Ihlamur ve ayous.

Sence günümüzde sanatın ve tasarımın sorum- lulukları nasıl belirleniyor?

Bence, tasarım sanata göre çok daha fazla sorumluluğa sahip. Çünkü bir tasarımcı, üretim aşamasındayken estetik, fonksiyon, ergonomi, zaman ve mekan gibi faktörleri dikkate almak zorunda. Fakat sanatçının hiçbir şey ispatlama veya kanıtlama gibi bir derdi yoktur.

Geometriye ilgin nereden geliyor?

Doğadaki her şey geometrik formlardan oluşuyor. Fakat bu formlar gözümüzün önünde olmasına rağmen onları fark edemiyoruz. Ben de işlerimde, bu farkındalığı artırmak adına geometriye epeyce yer veriyorum. 

Toplumu şekil- lendiren dinamikleri göz önünde bulundurursak ahşap oyma genellikle erkeklerin tekelinde ilerliyor. Gelecekte bu anlayışın değişeceğini düşünüyor musun?

Kesinlikle! Workshop’larıma katılanların birçoğu kadın ve bu zanaatın gün geçtikçe kadınların hegemonyasına gireceğini düşünüyorum.

Özkan Önal Eren Onurlu

Metin yazarlığından tasarımcılığa nasıl geçtin?

Dürüst olmak gerekirse, reklamcılığa oldukça hevesli bir şekilde başlamıştım. Yeni şeyler üretebileceğim ve dilediğim kadar yaratıcı olabileceğim bir iş yapmak istiyordum. Yaklaşık üç sene metin yazarlığı yaptım, ancak o sürecin sonunda bu sektörün içinde bulunmak istemediğimi fark ettim. Üretim süreçleri beni kesinlikle tatmin etmiyordu ve rutin hayat da canımı sıkmaya başlamıştı. Hal böyle olunca da istifa ettim ve şu an yaptığım işe yöneldim.

Doğaya yönelimini, bir anlamda ‘köklerine dönme çabası’ olarak nitelendirebilir miyiz?

Kendimi bildim bileli hep doğanın içinde bulunmak istemişimdir. Özellikle de içinde yer aldığım metropol hayatı bu durumu perçinliyordu. Tasarım anlayışım da buna paralel olarak şekillendi. Hatta şu an ilham noktasını toprak çakrasından alan bir iş tasarlıyorum ve toprağa yöneliyorum. 

Kişiye özel tasarımlarını adlandırırken nasıl bir sistematiğe sahipsin?

Çok basit bir sistemi takip ediyorum ve sadece müşterilerimin ad ve soyadlarının baş harflerini kullanıyorum.

Orienut’ı tasarlarken, aklında ne vardı?

Tasarım anlayışım birçok kavramın sentezinden oluşuyor ve Orienut’ı yaratırken de Doğu estetiğiyle modern tasarımı şekillendiren dinamikleri harmanlamak istedim. 

Diğerlerine göre daha çok sevdiğin bir materyal var mı?

Ham demire bayılıyorum. En sevdiğim ağaç da ceviz. İlk koleksiyonumu ceviz ağacından yapmıştım. Cevizin koyu kahverengi tonları gerçekten çok hoşuma gidiyor.

Özkan Önal Emrah Özkan

Çiçekçilik işine nasıl girdin?

Bir şeyler yaratmayı çok seviyorum ve çiçekçilik sektörünün inovatif ve yenilikçi yapısının üretim sürecindeyken beni fazlasıyla tatmin edeceğini düşündüm. Eh durum böyle olunca da, 10 aylık sıkı bir çalışmanın sonunda sektöre adım attım.

En sevdiğin çiçek hangisi?

Bu soruyu cevaplamak benim için gerçekten çok zor. Fakat suya ve toprağa ihtiyaç duymadan hayatını sürdüren air plant’lere büyük bir hayranlık besliyorum. Bu canlılar, ihtiyacı olan vitaminleri ve suyu havadaki nemden karşılıyor. Pek tabii ki estetik açıdan da fazlasıyla tatmin ediciler. 

Sence bir erkeğe verilebilecek en uygun çiçek hangisi?

Dekoratif anlamda beklentileri tamamen karşılayan ve bakımı kolay sukulentlerle kaktüsler, erkeklere hediye edilebilir.

Kendi bahçesinde ya da evinde çiçek yetiştirmek isteyenlere ne tavsiye edersin?

Her ne kadar sözlü iletişim kuramıyor olsalar da bitkiler de birer canlı. Onların ilgiye ve sevgiye oldukça muhtaç olduklarını söyleyebilirim. Bitkileri anlık mutluluklar için yaratılmış birer obje şeklinde değerlendirmemeliyiz. Ayrıca, onlar müziğe çok duyarlılar.

Sence teraryumların endüstriyel tasarım tarafı var mı?

Tabii ki. Teraryum, tasarım dünyasına yön veren dinamikleri çiçekçilikle bir araya getiriyor.

Çiçek endüstrisinin geleceği hakkında ne düşünüyorsun?

Bu endüstrinin gün geçtikçe daha da önem kazanacağını düşünüyorum. Çünkü tasarım, sanat ve moda gibi kavramlarla harmanlanan ve bambaşka bir boyut kazanan çiçekçilik sektörü, insanlara geçmişle kıyaslandığında çok daha fazla şey sunuyor.

Özkan Önal Oğulcan Atay & Uğur Akyıldız

Komşuköy’ü nasıl tanımlıyorsunuz?

Komşuköy’ü, GDO’suz, hormonsuz, doğal ve mevsiminde ürünler yetiştirebileceğiniz, bilgisayar üzerinden kolayca yönetilebilen gerçek tarlanız olarak tanımlayabiliriz.

Köy ortamını dijital bir platforma taşıma fikri nerden çıktı?

Günümüzde dijital platformların hayatımızın önemli bir parçası olması ve metropol insanının doğadan kopuk yaşaması durumunu lehimize çevirmenin yollarını aradık. Etrafımızdaki çoğu insanın nostaljik şeylere olan özlemi bizim çıkış noktamız oldu. Biz de, dijital dünyanın dinamiklerinden yararlanarak insanları sürecin içine dahil edebileceğimiz bir platform tasarlayarak, dijital bir oyun fikrini gerçek hayata uyarladık. 

Tüketime odaklı sistem hakkında ne düşünüyorsunuz?

Komşuköy’ün DNA’sını oluştururken üzerinde durduğumuz en önemli konulardan biri de insanları tüketimden, üretime yöneltmekti. Günümüzde pek çok insan yoğun şehir hayatında sürekli adını tam olarak koyamadıkları bir mutsuzluktan şikayetçi; işinden, aşkından, hayatından ve hatta bazen kendisinden. Tüketim odaklı yaşamak bazı şeylere hızlı ve kolayca ulaşmamızı sağlayıp çabuk sıkılmamıza ve sabırsızlaşmamıza yol açarken, bizleri doğadan da kopardı.

Kiraladığınız alanlardan müşterileriniz ne ölçüde faydalanabiliyorlar?

Hasat dönemlerinde, her hafta, sabah erkenden hasat edilen ürünler üyelerimizin evlerine birkaç saat içerisinde ulaştırılıyor. Talep edilen ürünlere bağlı olarak da hasat süresi boyunca her hafta 15-20 kg. arası ürün teslimatı yapıyoruz. Ancak kullandığımız geleneksel tarım tekniklerinden dolayı doğal süreçlerden oldukça etkileniyoruz ve dolayısıyla da net bir rekolte vermek bizim için imkansız. Bunun yanında, üyelerimizi bu yaşam tarzının içine olabildiğince çekmek adına etkinlikler ve interaktif projeler üretiyoruz. 

Toplumları şekillendiren dinamikler, fiziksel efor gerektiren işleri erkek güdümünde değerlendiriyor. Sizce bu durum gelecekte değişecek mi?

Fiziksel efor gün geçtikçe yerini teknolojiye bırakıyor. Bu bağlamda da cinsiyetler üzerine yapışan roller gelecekte değişebilir.

 

Hazırlayan: Sinan Sinanoğlu

Fotoğraflar: Özkan Önal

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Nadıa Lee Cohen

NADIA LEE COHEN

XOXO The Mag'in Sonbahar/Kış 2018-2019 kapak konuğuna bakmaktasınız.

Yeni İnsan

YENİ İNSAN

Gündüz Vassaf XOXO The Mag için yazdı.

Dönersen Islık Çal

DÖNERSEN ISLIK ÇAL

Bala Atabek, XOXO The Mag için yazdı.

Jonathan Anderson

JONATHAN ANDERSON

JW Anderson’ın kurucusu ve Loewe’nin Kreatif Direktör’ü Jonathan Anderson’ın yükselişi hız kesmiyor. Erkek kıyafetleriyle başlayıp kadın tasarımlarına varan serüvenin tanığıyız.

Bir Küresel Moda Dosyası

BİR KÜRESEL MODA DOSYASI

Küresel moda markalarını mercek altına alıyoruz.

Davıd Mallett

DAVID MALLETT

Maestro’dan sizin için güçlü tüyolar alıyoruz.

Franz Ferdınand

FRANZ FERDINAND

Franz Ferdinand ile İstanbul konserlerinden hemen önce buluşmuştuk.

Yedi Titreşim

YEDİ TİTREŞİM

Gün ortasında da günaydın diyemeyeceğimizi kim söyledi? Kendinizi rahat bırakın.

Yemek ve şarap eşleşmesi

YEMEK VE ŞARAP EŞLEŞMESİ

“Mutluluğun, basit ve açık bir şey olup, bir bardak şarap, bir kestane, kendi halinde bir mangalcık ve denizin uğultusundan başka bir şey olmadığına aklım yattı. Yalnız, bütün bunların, mutluluk olduğunu insanın anlayabilmesi için basit ve açık bir kalbe sahip olması gerekiyordu.” Nikos Kazancakis

Best Frıends: Ece Çeşmioğlu

BEST FRIENDS: ECE ÇEŞMİOĞLU

Ece Çeşmioğlu ve Taner Ölmez'le sohbet ettik. Daha doğrusu onlar etti, biz dinledik.

Server Demirtaş

SERVER DEMİRTAŞ

Mekanik hareketlerle hisleri buluşturuyor.

Zızı Donohoe

ZIZI DONOHOE

Zizi Donohoe ile güzellik üzerine biraz laflıyoruz.

EN YENİLER
Server Demirtaş

SERVER DEMİRTAŞ

Mekanik hareketlerle hisleri buluşturuyor.

Davıd Mallett

DAVID MALLETT

Maestro’dan sizin için güçlü tüyolar alıyoruz.

Dönersen Islık Çal

DÖNERSEN ISLIK ÇAL

Bala Atabek, XOXO The Mag için yazdı.

Beğeni Üzerine

BEĞENİ ÜZERİNE

Ali Akay, XOXO The Mag için yazdı.

Zızı Donohoe

ZIZI DONOHOE

Zizi Donohoe ile güzellik üzerine biraz laflıyoruz.

Franz Ferdınand

FRANZ FERDINAND

Franz Ferdinand ile İstanbul konserlerinden hemen önce buluşmuştuk.

DAHA FAZLA