LOUIS DE FABRIBECKERS

İtalyan olmak için, İtalyan olmaya gerek yok.

Karşımızda, otomotiv sektörünü el işçiliğine dayandıran köklü bir şirketin tasarım lideri var. Louis de Fabribeckers, dokuz yıl önce Touring Superleggera ile tanıştığında, kendi yeteneğinden ve yapabileceklerinden haberdardı. Ve tabii var olanı yeniden yorumlamanın ne kadar zorlu olabileceğini öngörüyordu. Kendisi, Bentley Continental Flying Star, Gumpert Tornante ve Alfa Romeo Disco Volante gibi otomotiv sektörünü durup düşünmeye zorlayan tasarımlarla Superleggera’nın mirasını yaşatırken, lüks kavramının da sınırlarını zorluyor. Üstelik bahsettiğimiz tasarımların büyük bir kısmının el işçiliği sonucunda ortaya çıktığını düşünürsek, kullandığınız otomobilden yavaş yavaş soğuduğunuzu hissedebilirsiniz.

 

 

Röportaj: Nihat Karataş - Some Men Kış 02

Fotoğraf: Touring Superleggera’nın izniyle

 

Bay Fabribeckers, lüks nedir?

El altında olmayan ve çevrenizde kolay bulunmayandır. İnsanların satın alma gücünü ve parayı bir kenara bırakırsak, lüks kavramını, bir şeyin ender rastlanır oluşu ve bizim ona atfettiğimiz değer belirliyor.

Sizin için lüks mü yoksa dinamizm mi önce gelir?

Dinamizm, lüks kavramının karakteristiklerinden biri olabilir. Özellikle bir araba üzerinden konuşuyorsak, dinamizmi, araba hareket etmiyorken bile hissetmeniz gerekir. Yeterince açıklayıcı olduğumu düşünüyorum.

Otomotiv sektörünün modayla ilişkili olduğunu düşünüyor musunuz?

Otomotiv endüstrisi, modayla, ticari hedefler nedeniyle bu zamana kadar hiç olmadığı düzeyde ilişki içerisinde. Yeni bir otomobile gösterilen ilgi, şekil itibarıyla eski modellerin çekiciliği ve bugünkü şartlar bir araya geldiğinde, otomotiv sektöründeki moda algısının özü ortaya çıkıyor: Nesneler vintage bir görünüme sokuluyor ve bu olabildiğince modern bir şekilde yapılıyor.

Peki bu alternatif moda dünyasında, trendleri takip etmekten mi yoksa kendi bakış açınızı yaratmaktan mı hoşlanıyorsunuz?

Bir sanatçı olarak, trendleri takip etmek gibi bir eğlencem yok. Bizim gibi karoser ustalarının ihtiyaç duyduğu şey, otomotiv endüstrisinin trendleri veya moda dünyası için gerçek bir alternatif yaratmak. Benim esin kaynağım olan şeyler gücünü daha ziyade efsanelerden ve tarihten alıyor. Touring Superleggera olarak çok büyük bir mirasa sahibiz
ve bu sayede tarihin ne kadar önemli olduğunu anlamamız kolaylaşıyor. Neo-retro tasarımlarla çok ilgili değiliz, ama tabii onlara bir laf ettiğimiz de yok. Fakat nihayetinde her şey mirasımıza duyduğumuz saygıya layık bir şekilde üretilmeli.

İyi bir sürücü müsünüz?

Tabii ki.

Peki iyi bir sürücü olmak, arabanın tasarımını da iyi bir şekilde anlamak demek midir?

Tasarım ve sürüş kapasitesi Touring Superleggera’da birlikte ilerliyor. Sadece dış görünüşe bakarak üzerine yorum yapılabilecek bir şirket değiliz. Şüphesiz ki, insanlara aşılamak istediğimiz düşünce tam da şu: Tasarımı görmek değil, anlamak gerekiyor. En basit şekliyle ifade edecek olursam; aerodinamik kanıt için rüzgar tüneliyle donatılmış birkaç tasarım stüdyosundan biri de biziz. Çalışma sistemimizde, donanım ve tasarım aşamalarına eşit ölçüde önem veriyoruz.

Touring Superleggera’yı bu kadar özel kılan şey nedir? Limitli sayıda üretim yapıyor olması ve o özel ürüne sahip olma hazzı mı?

Öncelikle, yaptığımız iş otomotiv sektörünün tamamlayıcısı olarak görülüyor. Üretilen araçların eksiklerini ve kaldırabileceklerini öngörüp, daha fazlası için kendimizi zorluyoruz. Kitlesel üretim yapmıyoruz, ki bu da işin içine zanaatkarlığı sokuyor. %100 el yapımı bir arabadan bahsediyoruz ve bu arabadan minimum bir, maksimum sekiz adet üretiyoruz. Tabii bu üretimlerin tamamen sipariş üzerine yapıldığının da altını çizmek isterim. Sorudaki noktaları, ve çok daha fazlasını kapsayan bir sebep sonuç ilişkisinden bahsedebiliriz.

Sizin yolunuz markayla nasıl kesişti?

BMW ve IDEA Institute’daki tecrübelerimden sonra, portfolyomu farklı otomobil üreticilerine ve tasarım stüdyolarına gönderdim. Ve sonunda iki çok ilginç teklif aldım. Bu tekliflerden biri Touring Superleggera’dandı.
Bu marka aldığım diğer teklife kıyasla, daha rekabetçi bir politika izlediği için bugün buradayım. İşin aslı, burada olmayı çok istedim ve kendi şartlarımı kendim yarattım. Şu an ise son on senede yaptıklarımızı görüp gurur duyuyorum.

O halde, Superleggera tarafından tasarlanan MINI’den bahsedelim. Bu aracı tasarlarken ana felsefeniz neydi?

Ana felsefemiz, aracın içinde ihtiyaç duyulabilecek şeylerin sayısını azaltmaktı. Tasarım açısından bakıldığında, her türlü detay arasında mükemmel bir oran yakalamak istedik. MINI oldukça enerjik bir araç ama dinginlik de ona yakışacak diye düşündük ve gereksiz bileşenlerden kurtulduk. Lüks konseptini yeniden yorumladık ve az şeyle yetinmenin yollarını aradık. Ön konsolu ve kapı panelleri, alüminyum kullanılarak el işçiliği ile üretildi. Öyle ki, konsola dokunduğunuzda kaynak ve çekiç darbelerini hissedebilirsiniz, ki bu bence Superleggera’nın vurgulamak istediği şeyin romantizm olduğunu bir kez daha gösteriyor. Modern tasarımların başında gelen bir üretimi, kendi tarzımızda yeniden yorumladık ve sonuçtan çok memnunuz. 

Hazır konu açılmışken, kullandığınız materyaller, her ne kadar el yapımı olsa da çok teknolojik kokpitlerden geçiyorlar. Bunu Superleggera’nın mirasıyla nasıl bağdaştırıyorsunuz?

Geleneksel metotları yüksek teknoloji ile bir araya getirmek bizim uzmanlık alanımız. Bahsettiğim alüminyum paneller gerçekten çok zor şartlar altında hazırlanıyor ve bunun ikamesi sayılabilecek herhangi bir teknolojik ürün şu an için mevcut değil. Öte yandan mühendislik, gerilme testleri ve aerodinamik yapı için en yüksek teknolojiyi kullandık. İki farklı dokuyu tek bir üründe bir araya getirmek için elimizden geleni yaptığımız için, bunun markanın mirasıyla ters düştüğünü düşünmüyoruz.

MINI, İngiliz ruhunu çok iyi yansıtıyor ve siz de İtalyan kültürünün demirbaşlarındansınız. Bu iki ekolü bir araya getirirken zorlandınız mı?

Aslında en az zorlandığımız nokta bu oldu çünkü iki tarafın da hatırı sayılır bir geçmişi var ve ikisi de bu tarihe bağlılığını göstermeyi çok seviyor. Bu alışkanlıklarını da gizli kapaklı yapmak yerine, tasarım sayesinde dışa vurabiliyorlar. Biz de, iki markanın kendine has ikonik detayları olmasına rağmen, elimizden geldiğince bu minvalde düşünüp işimizi kolaylaştırdık.

MINI gibi küçük karoserli, sportif bir tasarıma Superleggera’nın şasisini uygulamak bir hayli zor olsa gerek.

Boyutlar projeyi daha zor hale getirmiyor, aracın büyük ya da küçük olması da önemli değil. Asıl önemli olan, doğru oranları, iyi ayarlanmış bir hacimde bir araya getirebilmek. Geçmişte Touring Superleggera, Ferrari 166MM gibi çok küçük şasilerle çalıştı. Bahsettiğim, minik bir otomobil fakat en güzel Ferrrari’lerden biri ve bu soruya çok iyi bir örnek.

Bir de son zamanların yükselen trendi elektrikli otomobiller var. Bundan etkilenmiş olacaksınız ki MINI için elektrikli bir model de tasarladınız ve arabayı, piller ve kablo ağlarıyla donattınız.

BMW i8’le bir test sürüşü yaptım ve konvansiyonel bir motorun bu denli etkili olabileceğine inanamadım. Öyle
ki, test sürüşünden sonra kendi otomobilimdeki sesleri
ve titreşimleri duymamak için elimden geleni yaptım ama kendimi durduramadım. Ve nihayet, harekete geçmeyi aklıma koydum. Sonuçta, elektrikli bir otomobil tasarlamak size bir çok yeni imkan ve keşfedecek yeni alan sunuyor. Bizim durumumuzda ise Touring’in mirasını böyle modern bir teknoloji ile birleştirmek oldukça rekabetçi ve heyecan verici bir durumdu. 

Superleggera modelleri arasında bir favoriniz var mı?

Ürün gamımız oldukça geniş. Aston Martin DB4 ve DB5 gibi ölümsüz tasarımlardan tutun da Pegaso Thrill’e kadar uzanan bir seçkiden bahsediyoruz. Bu yüzden herhangi bir favorim yok.

Ferrari, Alfa Romeo ve Maserati gibi üreticilerle sıkı bağlarınız var. Bugün yeni bir işbirliği içine girecek olsanız hangisi ile çalışmayı tercih ederdiniz?

MINI ile girdiğimiz işbirliğinden öğrendiğim en önemli şey, üzerine plan kurmadığın bir müşteri ile çalışmanın her zaman daha iyi sonuç verdiği. Ben de başarılı, eğlenceli ve rekabet ortamının yoğun olduğu, yeni bir marka ile çalışmaya her zaman daha sıcak bakıyorum.

Bitirmeden; bu aralar hangi otomobilin tadını çıkarıyorsunuz?

Porsche 911. Kesinlikle ölümsüz bir tasarım.

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Mine Özbek

MİNE ÖZBEK

Mutlaka bir yol vardır.

Dr. Mark Hyman

DR. MARK HYMAN

"Kaderimizin kurbanı olacağımız düşüncesinden vazgeçmeliyiz. Biyolojimizi değiştirecek güce sahibiz."

Hayata Açık Ol

HAYATA AÇIK OL

Ray-Ban; dürüst, özgür ve anların içinde kendine doğallıkla yer bulanlara sesleniyor: You're On!

Cem Yiğit Üzümoğlu

CEM YİĞİT ÜZÜMOĞLU

'Fatih Sultan Mehmed'i hiç böyle görmediniz' diye bir spot yazsak, click-bait'e kurban gitmiş olur muyuz?

Burak Deniz

BURAK DENİZ

“Biraz sabırsız ve çoğu zaman kararsızım. Bu iki özelliğim bir kenara, kendimden oldukça memnunum, zira en nihayetinde bunlar beni ben yapan haller ve bütünü olumlu etkiliyorlar.”

Sorumluluk Sevgiye Dahil

SORUMLULUK SEVGİYE DAHİL

Evcil hayvan sahiplenirken aklınızda bulunması gerekenler.

Cıty Portraıts: Budapeşte, Kıev, Prag

CITY PORTRAITS: BUDAPEŞTE, KIEV, PRAG

Budapeşte, Kiev ya da Prag'ta havalar nasıl?

A Suburban Affaır

A SUBURBAN AFFAIR

Kırsaldayız ama aslında değiliz.

Professıonal Tourıst

PROFESSIONAL TOURIST

Turist olduğunuz bi şehirde yabancısınızdır. Yabancı olmadığınız bir şehirde turist de olamazsınız. Üzerine biraz düşününüz. Galeride ilerleyerek...

Cool & Collected

COOL & COLLECTED

XOXO yeni sayısında önümüzdeki soğuk aylar için birkaç olfaktif öneride bulunuyor.

LOKAL TEMAS: SUNA K.

LOKAL TEMAS: SUNA K.

"Biz Suna K.’yı bir kabile olarak tarif ediyoruz."

Yedi Titreşim

YEDİ TİTREŞİM

Gün ortasında da günaydın diyemeyeceğimizi kim söyledi? Kendinizi rahat bırakın.

EN YENİLER
Mükemmel Uyum

MÜKEMMEL UYUM

Kusursuz müzik, dengeli ses deneyimi ve LG XBOOM Go arasındaki ilişkiyi tahmin etmeniz çok olası. Bu denkleme bir de Aybüke Pusat'ı dahil ediyoruz, sözü kendisine ve müziğe bırakıyoruz.

Dr. Mark Hyman

DR. MARK HYMAN

"Kaderimizin kurbanı olacağımız düşüncesinden vazgeçmeliyiz. Biyolojimizi değiştirecek güce sahibiz."

Serra Yılmaz

SERRA YILMAZ

Serra Yılmaz birçok şey demek. Ve bunlardan bir tanesi mentor olabilir...

Hayata Açık Ol

HAYATA AÇIK OL

Ray-Ban; dürüst, özgür ve anların içinde kendine doğallıkla yer bulanlara sesleniyor: You're On!

Bir Yerel Moda Dosyası

BİR YEREL MODA DOSYASI

İnsanı ve yaşadığı alanı ele alıyoruz. Giydiklerini, kendini çevrelediklerini. Ve sözü Türkiye'den yedi tasarımcıya bırakıyoruz.

Hayvanlarla Daha İyi Bir Dünya

HAYVANLARLA DAHA İYİ BİR DÜNYA

BluTV dizisi Bunu Bi' Düşünün sorumlu hayvan sahipliğini farklı bir gözle anlatıyor. Şimdi bu hikâyeyi yaratıcılarından dinliyoruz.

DAHA FAZLA