SOME MEN OF TELEVISION

Kara kutunun arkasındaki ve önündeki erkekleri dinliyoruz.

Mirgün Cabas

Televizyonun medyanın diğer kollarından temel farkı ne?

Uzaktan kumandasının olması.

Bir televizyon programında konuk ağırlamanın en zor tarafı ne?

Doğru konuğu bulmak.

Peki doğru konuktan doğru sonucu almak için neler yapılabilir?

Konuya hakim olmak, konuğu sıkıştırsan bile kötü niyetli olmadığını hissettirmek gerek.

Sence televizyonun en keyifli olduğu yıllar hangileriydi?

Çalışmak için 1990’ların sonu ve 2000’lerin başı zevkliydi.

Hala yayında olsaydı dediğin, belki çocukluğunda seni televizyonla ilgilenmeye motive eden bir program var mı?

Televizyondaki her şey o kadar hızla eskiyor ki, eskiden hit olan tüm formatlar ve kişiler bugün bize ancak parodi gibi görünüyor.

İnternet çağında geleneksel televizyon hala dikkate değer bir şey olmayı nasıl başarıyor?

Çünkü internette yayınlanan ve çok izlenen her şey, aslında televizyon için ve televizyon tarafından üretiliyor.

Tarzını örnek alarak yetiştiğin bir haberci olmuş muydu?

Olmadı.

Canlı yayınları mı, yoksa stüdyo dışı çekimlerin ağırlıkta olduğu programları mı daha çok zevk alarak yapıyorsun?

İkisine de bayılıyorum.

Yayından önce mutlaka yaparım dediğin bir şey var mı?

Dersime sıkı çalışırım.

Çocukları televizyondan uzak tutma kaygınız var mı?

Var. Tutuyoruz da. Televizyon bizde çocuklar için ödül kategorisindedir.

Boş zamanlarında televizyon seyrettiğin oluyor mu?

Nadiren.

 

Ahmet Arpat

Canlı yayının en zor tarafı ne?

Sanırım önceden tahmin edilemez olması, ve bu aynı zamanda en keyifli yanı. Bazen bir anda öyle bir olay yaşanıyor ki, günlerce yaptığınız hazırlık bir anda çöpe gidiyor.

Televizyonun en keyifli olduğu yıllar sence hangileriydi?

Bugün dönüp mesleğe başladığım yıllara, o yıllarda yapılan yayıncılığa bakıyorum
da, çok sıkı yıllarmış. Keyifli mi değil mi bilmem ama, bir gazeteci için çok daha tatmin edici olduğu kesin.

Sahada yapılan muhabirlik insanı stüdyoya hazırlıyor mu?

Sonuçta stüdyoda sahada yaşanan bir olayı sunuyorsunuz. Eğer daha önce sahadaysanız, o tecrübeniz stüdyodaki sunumunuzu güçlendirip zenginleştiriyor. Sıcak bir gelişmede o anda muhabire ulaşmak mümkün olmayabilir, ama benzer bir olayı muhabir olarak takip ettiyseniz, o tecrübe yayını kurtarabiliyor.

Peki saha mı daha eğlenceli stüdyo mu?

Bir muhabir için, sıcak bir olayda, bir son dakika gelişmesinde sahada olmak, yüksek bütçeli bir Hollywood aksiyon filminde başrol oynamak gibidir. Paha biçilmez. Stüdyo da eğlenceli, ama her zaman çok daha kontrollü.

Boş zamanlarında televizyon izliyor musun yoksa bu yorucu bir şey haline mi geldi?

Televizyondan ve haberden kaçmak mümkün değil. İster istemez elim kumandaya gidiyor ve kendimi haber kanalları arasında dolanırken buluyorum.

Annen ve baban her programını izlemeye çalışıyor mu?

Televizyonda yayınlanan ilk haberimden bugüne kadar kaçırdıkları iki elin parmaklarını geçmez sanırım. En sıkı takipçilerim. 

Şafak Ongan

Yöneticilik mi, aktif olarak içerik üretmek mi?

Aktif olarak içerik üreten bir yönetici olmak.

Erken yaşlarda televizyon sektöründe çalışmanın olaylara bakış açına bir etkisi olmuş mudur?

Televizyonda çalışmaya son dönemde başlamış olsaydım, bazı şeylere şaşırabilirdim. Ama memleket şartlarıyla doğru orantılı giden televizyon sektöründe beni hiçbir şey şaşırtmıyor.

İnternet çağında müzik televizyonculuğu zorlaştı mı?

Evet. Ama diğer taraftan zamanın değişen şartlarına göre hareket etmek, genç hedef kitleye ulaşmanın ruhunda var.

Televizyonun en keyifli olduğu yıllar sence hangileriydi?

Bu dönem olmadığı kesin... Benim için televizyonculukla ilgili hayallerimi gerçekleştirmeye başladığım yıllar. Frekans ve Dream TV’nin ilk dönemleri. Yani 2000’lerin ilk yarısı.

Müzikten başka bir konuda, ama yine televizyonda çalıştığını hayal edebiliyor musun?

Tabii, ama evlilik ya da kadın programları yaptığımı değil.

Programlarını izleyenlerin nasıl kişiler olduğunu hayal ediyorsun?


Şu anda yayında olmadığına göre yanlış yapmışım. Şaka bir yana, programımın içeriğini, konuklarını ve montajını hep kendi zevkime göre belirledim, o yüzden hep benim gibi insanların izlediğini hayal ettim.

Çocuğunun televizyonla ilişkisi nasıl? İzlediklerine müdahale ediyor musun?

Maalesef çok fazla izliyor, bıraksak 24 saat izleyebilir. Ama çok iyi dengeliyoruz. En çok çizgi film kanalları izlerken bir anda Nickelodeon’a dönünce müdahale ediyorum. Kesinlikle sekiz yaşındaki bir çocuk için hiç uygun olmayan, sevgililer, ilişkilerin falan havada uçtuğu çocuk dizileri. Nickelodeon’dan nefret ediyorum.

Arda Türkmen

Arda’nın Mutfağı’nı kaç kişilik bir ekip hazırlıyor?

Çekirdek bir ekibiz. Aramızda yurtdışındaki yemek prodüksiyonları gibi editörler, yemek stilistleri, konsept tasarımcıları yok. Topu topu beş kafadan çıkan fikirler, lezzetler ve görseller üzerinden gidiyoruz. Bir de programın çekiminde emeği geçen oldukça büyük bir teknik kadro var.

Televizyonda yemek yapmak bir restoranda yemek yapmaktan daha mı kolay?

Benim için öyle. Ben rahat bir tipim, hiçbir zaman kalabalık önünde ya da kamera karşısında kasılan, tutuklaşan bir tip olmadım. Restoranda yemek yaparken hata şansınız yok, en ufak hatanız bir siparişin berbat olmasına yol açabilir.

Yarışma programı yapmanın en eğlenceli tarafı ne?

Her geçen gün yeni insanlar tanıyıp, yeni tarifler öğreniyorsunuz. Kendi bilgilerinizi karşı tarafa aktarıp aslında hem yarışmacının, hem izleyicinin hayatına, mutfağına, damağına küçük dokunuşlarla anlam katıyorsunuz.

Peki en zorlayıcı kısmı?

Birini elemek. Yarışmanın doğasında, bir kazananın olması var. Haftalar boyu birlikte vakit geçirdiğin insanlarla ister istemez bir bağ kuruyorsun. O insanı eleme kısmına gelince bu biraz zor oluyor, haliyle.

Boş zamanlarında televizyon izliyor musun?

Bisiklete binerim, bateri çalarım ve evet, televizyon izlerim. Bilinçli bir şekilde izlediğinizde televizyon aslında fazlaca beslenebileceğiniz bir iletişim kanalı. Ben de zevkime uyan şeyleri izlemeyi seviyorum.

 

Irmak Kazuk

Boş zamanlarında televizyon izler misin?

Genelde bundan kaçınıyorum; hem yayınların hem de içeriğin büyük kısmına inanmıyorum. Ancak tabii el mahkum, çok da uzak duramıyorum. Sonuçta işim gereği gündemi takip etmem lazım. Geçen gece işten dönünce üçüncü sınıf bir korku filmi izleyerek beynimi boşaltmaya çalıştığım da doğrudur.

Programlarını izleyenlerin nasıl kişiler olduğunu hayal ediyorsun?

Maalesef bizim işimizde hayaller ve gerçekler pek örtüşmüyor. Hayalim sporu ve taraftarlığı bizim gibi algılayan insanların bizi izliyor olması. Ama malum, ülkedeki sosyo-kültürel sıkıntılar spor izleyicisinin genelinde de mevcut. Herkes sadece kendi takımı lehinde konuşulmasını istiyor.

Kariyerinin en önemli maçı neydi?

Aklıma iki şey geliyor: 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası yayınlarım ve Wesley Sneijder’in Galatasaray’a transfer süreci. Tüm detaylara o günlerde sadece biz ulaşıyorduk, epey de fark yarattık. Hala Sneijder’i benim getirdiğimi düşünen insanlar bile var.

Aktif olarak sporla uğraşanları kıskandığın oluyor mu?

O duyguyu tam olarak kıskanma olarak tanımlayamam. Özellikle basketbol geçmişim olduğu için kendime bazen “Ben de keşke bırakmasaydım, devam etseydim.” diyorum. Ama bir yandan da işimi çok seviyorum.

Röportaj yapanlara ya da konuk ağırlayanlara vermek istediğin bir tüyo, hep kullandığın bir teknik var mı

Ben konuğu ve röportaj yapacağım kişiyi rahatlatmak için yayın ya da röportaj öncesi sohbet ederim. Çünkü onların rahatlığı benim rahatlığım demek.

 

Hazırlayan: Sinan Sinanoğlu

Fotoğraflar: Gökhan Polat

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
2016: XOXO The Mag Röportajları

2016: XOXO THE MAG RÖPORTAJLARI

2016 yılında kimlerle sohbet ettik? Kısaca hatırlayalım;

MBFWI Backstage: Sudi Etuz

MBFWI BACKSTAGE: SUDİ ETUZ

MBFWI üçüncü gününü, Sudi Etuz'la açtı.

Sorumluluk Sevgiye Dahil

SORUMLULUK SEVGİYE DAHİL

Evcil hayvan sahiplenirken aklınızda bulunması gerekenler.

Tennıs Remıx

TENNIS REMIX

Ali, Leyla, Ece, Mehmet ve Fırat'la Lacoste'un Tennis Remix koleksiyonunu keşfediyoruz.

MBFWI Backstage: Özlem Süer

MBFWI BACKSTAGE: ÖZLEM SÜER

Özlem Süer defilesinin sahne arkasından bildiriyoruz.

Yemek ve şarap eşleşmesi

YEMEK VE ŞARAP EŞLEŞMESİ

“Mutluluğun, basit ve açık bir şey olup, bir bardak şarap, bir kestane, kendi halinde bir mangalcık ve denizin uğultusundan başka bir şey olmadığına aklım yattı. Yalnız, bütün bunların, mutluluk olduğunu insanın anlayabilmesi için basit ve açık bir kalbe sahip olması gerekiyordu.” Nikos Kazancakis

WE ARE

WE ARE

10 yıl sonra, bir aradalar.

Mezar Turizm

MEZAR TURİZM

Bu yolculuk bir müzik yolculuğu değil. Metaforik bir şekilde sona doğru da ilerlemiyor. Hikayeyi, Mezar Turizm’in tek elemanı Kerem’den dinliyoruz.

A Suburban Affaır

A SUBURBAN AFFAIR

Kırsaldayız ama aslında değiliz.

MBFWI Backstage: Brand Who

MBFWI BACKSTAGE: BRAND WHO

MBFW Istanbul'un ikinci gününü kapatan Brand Who'nun sahne arkasındaydık.

Dilara Fındıkoğlu

DİLARA FINDIKOĞLU

Dilara XOXO Ailesi’nden, yıllar öncesinden... Emre, zaten tanıyorsunuz...

Storm Is Comıng

STORM IS COMING

PUMA'nın yeni modeli Storm'un Hasköy İplik Fabrikası'ndaki partisindeydik.

EN YENİLER
Hayata Açık Ol

HAYATA AÇIK OL

Ray-Ban; dürüst, özgür ve anların içinde kendine doğallıkla yer bulanlara sesleniyor: You're On!

Bir Yerel Moda Dosyası

BİR YEREL MODA DOSYASI

İnsanı ve yaşadığı alanı ele alıyoruz. Giydiklerini, kendini çevrelediklerini. Ve sözü Türkiye'den yedi tasarımcıya bırakıyoruz.

Hayvanlarla Daha İyi Bir Dünya

HAYVANLARLA DAHA İYİ BİR DÜNYA

BluTV dizisi Bunu Bi' Düşünün sorumlu hayvan sahipliğini farklı bir gözle anlatıyor. Şimdi bu hikâyeyi yaratıcılarından dinliyoruz.

Kubilay Aka

KUBİLAY AKA

"Hayvanlar; sevgi, vakit ve anlaşılmak ister."

Ayşenil Şamlıoğlu

AYŞENİL ŞAMLIOĞLU

"Sorumlu hayvan sahipliği yüreğinizi bütünüyle ona vermeniz demektir."

Ulaşcan Kutlu

ULAŞCAN KUTLU

"Sevgiyi anlamamış hiçbir insanın hayvan sahibi olmasını istemem."

DAHA FAZLA