JOHN TURTURRO

Onunla ilk karşılaşmamız Spike Lee’nin Do The Right Thing filmiyle olmuştu. Son filmi Mia Madre sırasında, bu sohbeti paylaşıyoruz.

Onunla ilk karşılaşmamız Spike Lee’nin Do The Right Thing filmiyle olmuştu. Böylece John Turturro, Lee’nin favorilerinden biri haline geldi. Ardından, Coen Kardeşler’in de favorileri arasına girmekte gecikmedi. Yirmi beş yıldır zanaatını başarıyla sürdüren Turturro ile son filmi Mia Madre’de canlandırdığı egomanyak aktörü ve kendi aktörlüğünü konuştuk.

Röportaj: Nando Salvà - Some Men İlkbahar 03

Fotoğraf: Fading Gigolo (Millennium Entertainment)

 

İtalyan mirasınızla hep iç içe oldunuz. Daha önce
dört İtalyan filminde rol almakla birlikte Napoli’nin müziğini anlatan Passione adında bir film de yönettiniz. Mia Madre’de rol almak bu İtalyan bağlantısını devam ettirmek için bir yoldu diyebilir miyiz?

Aslında Mia Madre’de rol almamın sebebi Nanni Moretti’ydi. Onun filmlerinin hep hayranı olmuşumdur. Daha önce bana Habemus Papam’da rol almayı teklif etmişti, ancak o sırada müsait değildim. Nanni’nin yıllar geçtikçe olgunlaşıp, daha ciddileşmesini aynı zamanda da eğlenceli kalmasını çok takdir ediyorum. Bu film; belirli bir yaşa geldiğinizde, baba, sevgili ve yönetmen olduğunuzda, her şeyi bir arada yürütmeye çalışırken karşılaştığınız problemleri anlatıyor. Filmde kendi hayatımdan pek de hoş olmayan kesitler de buldum. Zaman geçtikçe her şeyin basitleşeceğini düşünürsünüz, ama aslında çoğu şey daha da karmaşık bir hal alıyor.

Filmi İtalyanca çekmek sizin için bir zorluk yarattı mı?

Hayır. Nanni benden bütün esprilerimi iki dilde de çalışmamı istedi, ve İtalyancam o kadar iyiydi ki biraz daha kötü konuşmamı rica ettiler. Benim için zor olan şey, İtalyancadan İngilizceye sonra da tekrar İtalyancaya geri dönmek oldu. Çünkü diyaloglarımda birçok kez doğaçlama yapmam gerekiyordu. Ama bu oldukça aydınlatıcı da oldu. Bu filmde oynadığım gibi bir karakteri canlandırdığınızda, kendinizi biraz serbest bırakıp hafif de çılgın olmanız gerekiyor. Böyle bir şeyi daha önce hiç çalışmadığınız birisiyle yapmak her zaman kolay olmuyor. Ama Nanni bana bu konuda çok özgürlük tanıdı, beni yeni şeyler denemeye ve istediğim kadar ileri gitmeye teşvik etti. Bunu ekranda da çok rahat görebileceğinizi düşünüyorum.

Mia Madre’de, Barry Huggins, bir ara oyunculuğun kendisine anlamsız geldiğini söylüyor. Sizin hiç böyle hissettiğiniz oldu mu?

Kariyerimin bir döneminde böyle hissettiğim oldu tabii. Bazen öyle bir filmde veya rolde oynarsınız ki kendinizi toparlamanız gerekir. Bitkin biri olmadığımı düşünüyorum, ama beş yıl kadar önce mesleğimde problemler yaşadığımı hatırlıyorum. Oyuncu olarak, bir rol için yeni kabiliyetler edinirsiniz, ama sonra bu yeni edindiğiniz kabiliyetleri geliştiremezsiniz, çünkü başka bir rol için başka şeyler öğrenmeniz gerekir. Neyse, terapistim bana benim yaptığım işin de önemli olduğunu söylemişti. Ben de ona inanmayı seçtim ve artık daha mutluyum. Sanırım böyle şeyler her oyuncunun başına er ya da geç geliyor.

Sizce de filmde denildiği gibi yönetmenler pislik midir?

Genelde pislik oluyorlar, evet. Çünkü hep onların istediklerinin olmasını istiyorlar. Ama aslında iyi bir yönetmen hep istediğini yapan kişi olmamalıdır; oyuncuyu filmin yıldızı yapmayı bilen kişi olmalıdır. Bu arada biz oyuncular da arada pislik, deli ve egoist olabiliyoruz.

Bazı oyuncular kafadan hikayeler bile atabiliyor. Mesela Barry Huggins filmde daha önce Kubrick’le çalıştığını iddia ediyordu.

Kubrick’le daha önce neredeyse çalışıyordum. Eyes Wide Shut’da oynamamı istiyordu. Tanıştık, uzun uzun konuştuk. Benim hakkımda her şeyi biliyordu. Beyzboldan, soykırımdan ve tabii ki filmlerinden bahsettik. Ama ben o sırada başka bir proje üzerinde çalışıyordum ve birlikte çalışamadık. Barry Huggins’e gelince, bence Kubrick’le gerçekten çalıştı ve sonra da kovuldu. Çünkü Kubrick çoğu oyuncusundan vazgeçer, ama benden kurtulmaya çalışmamıştı.

İlk kez aktör olmaya karar verdiğin zamanı hatırlıyor musun?

Tam olarak hatırlamıyorum. Oyunculuğa eskiden beri ilgim vardı. Ailem de bana destek vermişti ama yine de bu iş olmazsa arkasına sığınacağım bir şey olması istiyorlardı. Mesela babam mimar olmamı istiyordu. Tabii onlar da haklı, aktörlük hayatınızı kazanmak için garip bir meslek; insana saçma sapan şeyler yaptırıyor. Doktorluk ya da avukatlık gibi gerçek bir iş değil.

Ama yine de oyunculukla büyük başarılar yakaladınız. Peki kariyerinizde en gurur duyduğunuz şey ne oldu?

Bir kariyere sahip olmak bile yeterli. Bu konuda çok Şanslı olduğumu düşünüyorum. 80’lerin ortasında işe yeni başladığımda bağımsız filmler yeni yeni çekiliyordu. Jim Jarmusch, Steven Soderbergh, Coen Kardeşler, Spike Lee... İşte bu yönetmenler gerçek sanatçılardı. Yaratıcılıklarıyla sektöre seslerini duyurmak istiyorlardı. Benim içinse dikkat çekmek için yeterli yer vardı, ama tabii bu başta hiç kolay olmadı.

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Yeni İnsan

YENİ İNSAN

Gündüz Vassaf XOXO The Mag için yazdı.

Şehirlerin Şarjı Bitmez

ŞEHİRLERİN ŞARJI BİTMEZ

Güne hazırsınız, otomobiliniz de öyle.

Sosyal İzolasyonda Skın-Fastıng

SOSYAL İZOLASYONDA SKIN-FASTING

Cilt bakımı rutininizi durdurduysanız, tekrar düşünün.

Değişik Bir Gün

DEĞİŞİK BİR GÜN

Başlıyoruz.

Az Kaldı

AZ KALDI

Otomobile atlayıp şehri yaşamaya.

Şükrü Özyıldız

ŞÜKRÜ ÖZYILDIZ

Şapkasını kapının dışında bıraktı. İçeri girdi, elimizi sıktı, karşımıza oturdu; arkadaşımız oldu.

Rebırth

REBIRTH

Adı üstünde işte, yeniden doğuyoruz.

Best Frıends: Ece Çeşmioğlu

BEST FRIENDS: ECE ÇEŞMİOĞLU

Ece Çeşmioğlu ve Taner Ölmez'le sohbet ettik. Daha doğrusu onlar etti, biz dinledik.

A Suburban Affaır

A SUBURBAN AFFAIR

Kırsaldayız ama aslında değiliz.

Evdeki Saat

EVDEKİ SAAT

Grubun beyni ve şimdilik tek üyesi Eren Bagi’yleydik.

A’dan Z’ye Moda Haftası

A’DAN Z’YE MODA HAFTASI

Moda haftasının hengamesi ve bütün yaşananları alfabedeki harflerin öncülüğünde inceliyoruz.

Lyn Weıscz

LYN WEISCZ

Lynskiii, telefonun öbür ucunda.

EN YENİLER
Beğeni Üzerine

BEĞENİ ÜZERİNE

Ali Akay, XOXO The Mag için yazdı.

Zızı Donohoe

ZIZI DONOHOE

Zizi Donohoe ile güzellik üzerine biraz laflıyoruz.

Franz Ferdınand

FRANZ FERDINAND

Franz Ferdinand ile İstanbul konserlerinden hemen önce buluşmuştuk.

Bir Küresel Moda Dosyası

BİR KÜRESEL MODA DOSYASI

Küresel moda markalarını mercek altına alıyoruz.

Erol Tabanca & İdil Tabanca

EROL TABANCA & İDİL TABANCA

OMM'u Kengo Kuma'dan dinledik, şimdi sıra işin kalbi olan ikilide. Biz bu ikilinin sohbetine müdahil olmaktansa şahit olmayı tercih ediyoruz.

Jonathan Anderson

JONATHAN ANDERSON

JW Anderson’ın kurucusu ve Loewe’nin Kreatif Direktör’ü Jonathan Anderson’ın yükselişi hız kesmiyor. Erkek kıyafetleriyle başlayıp kadın tasarımlarına varan serüvenin tanığıyız.

DAHA FAZLA