TRISTAN PIGOTT

Tristan Pigott’un resimleri ilk bakışta oldukça normal senaryolar içeriyor. Tam kafanızı çevirecekken gözünüze bir gariplik takılıyor.

Röportaj: Seza Bali - Some Men İlkbahar 03

Resimlerinin, insan egosunun imgesel çevirileri olduğunu söylüyorsun. Bundan kastın ne?

Bana göre ego bir kişiyi oluşturan karakteristikler ve insanın kendine biçtiği değer demek. Yaptığım her portrenin o kişinin ruh hali ve karakterini yansıtması gerektiğine inanıyorum. Bu şekilde, insan egosunu resme aktararak, modelin kendi değerini nasıl yorumladığını göstermeye çalışıyorum.

Egodan yola çıkarak, model ve ressam arasındaki güç ilişkisini nasıl ele alıyorsun?

Eğer model karşımda rahat değilse, istediğim resmi yapmam mümkün olmaz. Ama portre sanatı o kadar eskiye dayanıyor ki, insanlar oturup poz vermeye hazır durumdalar zaten. Bu yüzden çok fazla bir zorlukla karşılaşmıyorum.

Çizdiğin insanlar hep kendi neslinden ve içinde bulundukları sahnelere hepimiz aşinayız. Bunlar senin arkadaşların ve resmettiğin şeyler hayatından kareler mi?

Evet, yaptığım şeyin en basit özeti bu olurdu. Ben konu olarak gerçek hayattan faydalanmayı bir avantaj olarak görüyorum. Bir ressamın arkadaşlarını model olarak kullanması harika bir şey, çünkü yabancı bir modelle, sıradan bir iletişim kurmaya çalışmak yerine, karşınızdaki kişinin özgün karakteristiklerini öne çıkarma fırsatınız oluyor. Kafamda kurguladığım sahnelere yerleştireceğim karakterleri düşünürken, o sahneye tam olarak kimin uygun olabileceğini seçebiliyorum.

Y kuşağının hem internette, hem de gerçek ve sanal dünyada etkilendiği şeyler, sence çağdaş figüratif resimdeki yaklaşımları da etkiliyor mu? Örneğin internette bulduğun bir fotoğraf üzerinden çalışsan, o fotoğrafın gerçeği temsil edip etmediğini bilmek ister misin?

İnternet, onu kullanmak isteyenler için çok iyi bir araç tabii ki, ve bence ne kadar çok sanatçı interneti işleri için kullanırsa o kadar iyi. Francis Bacon da zamanında dergilerden ve fotoğraflardan yararlanırdı, günümüzden John Currin de buna iyi bir örnek. Ama günün sonunda, onların kullandıkları görsellerin, gerçeği ne kadar temsil ettiği meçhul.

Peki sen işlerinde gerçek hayata ne kadar referans veriyorsun?

Benim için, çizdiğim her şeyin gerçekliğe dayalı olması çok önemli. Kullandığım sembolizmin, modelin hayatına dair verdiği referanslar da buna dahil.

Tristan Pigott green dinner, oil on linen, 26x24 inches, 2015

Çalışmalarında hem şaşı hem de boş bakan gözler var. Bakışı nasıl ele alıyorsun?

Bunu son kişisel sergimin başlığı Dead Natural’dan örnek vererek cevaplayayım. Orada bakış kavramını, insanların fotoğraf ve resimler için poz vermeye hazır olmasıyla dalga geçerek ele aldım. Resimdeki kişinin bakışı, izleyicinin onu nesneleştirmesine meydan okuyan bir öğe. Şaşı bakışlarla, içselleşmiş enerji ve düşüncelerimizin, aslında kendimizi dünyaya nasıl sunduğumuzdan veya dünyayı nasıl algıladığımızdan farklı olduğunu öne çıkarmak istiyorum. 

Oran ve perspektifle de oynuyorsun, ki bunlar günlük hayatta geçen senaryolara bir şeylerin yolunda gitmediği hissi katıyor.

Öyküsel dilim ve öne çıkardığım detaylarla izleyiciyi resmin içine çekmek isterken bir yandan da soyut arka fonlarımla resmin iki boyutluluğuna dikkat çekmek istiyorum. Bu, resmin kendisini açıklaması için bir çaba olarak da ele alınabilir.

iPhone sıklıkla çizdiğin bir obje. Onu, günümüzün natürmortu olarak mı ele alıyorsun?

iPhone’lar asla natürmort olamazlar çünkü sürekli titreyip çalıyorlar. Belki sanat tarihindeki usta ressamların resimlerindeki aynaların yerine geçiyorlar gibi düşünülebilir ama aslında, bahsettiğim aynalardan çok daha fazlasına sahipler. Telefonlar bizim bir uzantımız gibi oldu, teknolojinin hayatımızı kolaylaştırmak için var olduğu düşünülse de, artık hayatımızı daha kaotik yaptığı bir gerçek.

Popüler kültürden bir kişinin resmini çizecek olsan kimi seçerdin?

Ben resimlerimin her zaman öyküsel bir tarafı olmasını istiyorum, bu bir natürmort bile olsa. Kültürel bir figürü çizmek öyküsel bir sahne yaratmamı zorlaştırırdı. Ama illa ki seçmem gerekirse, sanırım Kim Kardashian diyeceğim. 

Onu nasıl çizerdin?

Bana sırtını dönmüş bir şekilde oturmasını isterdim.

Bir gün yaptıklarını bırakıp yepyeni bir yola gireceğini düşünüyor musun?

Emin değilim, ama umarım bundan beş sene sonra aynı şeyi yapıyor olmam. Geçenlerde, eskiden yaptığım bir resmi baştan yarattım. Etrafında sineklerin uçuştuğu bir Nokia 3310 çizmiştim, bunu bu sefer gerçek bir Nokia ve gerçek sineklerle Persplex kutu içine yerleştirip, bir enstalasyon olarak yeniden yorumladım. Bundan birkaç sene önce enstalasyon yapacağımı düşünmezken bakın neler oldu; bu yüzden ileride ne yapacağımı hiç kestiremiyorum.

Tristan Pigott pink breakfast, oil on linen, 47x74 inches, 2014
BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
2016: XOXO The Mag Röportajları

2016: XOXO THE MAG RÖPORTAJLARI

2016 yılında kimlerle sohbet ettik? Kısaca hatırlayalım;

MBFWI Backstage: Sudi Etuz

MBFWI BACKSTAGE: SUDİ ETUZ

MBFWI üçüncü gününü, Sudi Etuz'la açtı.

Sorumluluk Sevgiye Dahil

SORUMLULUK SEVGİYE DAHİL

Evcil hayvan sahiplenirken aklınızda bulunması gerekenler.

Tennıs Remıx

TENNIS REMIX

Ali, Leyla, Ece, Mehmet ve Fırat'la Lacoste'un Tennis Remix koleksiyonunu keşfediyoruz.

MBFWI Backstage: Özlem Süer

MBFWI BACKSTAGE: ÖZLEM SÜER

Özlem Süer defilesinin sahne arkasından bildiriyoruz.

Yemek ve şarap eşleşmesi

YEMEK VE ŞARAP EŞLEŞMESİ

“Mutluluğun, basit ve açık bir şey olup, bir bardak şarap, bir kestane, kendi halinde bir mangalcık ve denizin uğultusundan başka bir şey olmadığına aklım yattı. Yalnız, bütün bunların, mutluluk olduğunu insanın anlayabilmesi için basit ve açık bir kalbe sahip olması gerekiyordu.” Nikos Kazancakis

WE ARE

WE ARE

10 yıl sonra, bir aradalar.

Mezar Turizm

MEZAR TURİZM

Bu yolculuk bir müzik yolculuğu değil. Metaforik bir şekilde sona doğru da ilerlemiyor. Hikayeyi, Mezar Turizm’in tek elemanı Kerem’den dinliyoruz.

A Suburban Affaır

A SUBURBAN AFFAIR

Kırsaldayız ama aslında değiliz.

MBFWI Backstage: Brand Who

MBFWI BACKSTAGE: BRAND WHO

MBFW Istanbul'un ikinci gününü kapatan Brand Who'nun sahne arkasındaydık.

Dilara Fındıkoğlu

DİLARA FINDIKOĞLU

Dilara XOXO Ailesi’nden, yıllar öncesinden... Emre, zaten tanıyorsunuz...

Storm Is Comıng

STORM IS COMING

PUMA'nın yeni modeli Storm'un Hasköy İplik Fabrikası'ndaki partisindeydik.

EN YENİLER
Hayata Açık Ol

HAYATA AÇIK OL

Ray-Ban; dürüst, özgür ve anların içinde kendine doğallıkla yer bulanlara sesleniyor: You're On!

Bir Yerel Moda Dosyası

BİR YEREL MODA DOSYASI

İnsanı ve yaşadığı alanı ele alıyoruz. Giydiklerini, kendini çevrelediklerini. Ve sözü Türkiye'den yedi tasarımcıya bırakıyoruz.

Hayvanlarla Daha İyi Bir Dünya

HAYVANLARLA DAHA İYİ BİR DÜNYA

BluTV dizisi Bunu Bi' Düşünün sorumlu hayvan sahipliğini farklı bir gözle anlatıyor. Şimdi bu hikâyeyi yaratıcılarından dinliyoruz.

Kubilay Aka

KUBİLAY AKA

"Hayvanlar; sevgi, vakit ve anlaşılmak ister."

Ayşenil Şamlıoğlu

AYŞENİL ŞAMLIOĞLU

"Sorumlu hayvan sahipliği yüreğinizi bütünüyle ona vermeniz demektir."

Ulaşcan Kutlu

ULAŞCAN KUTLU

"Sevgiyi anlamamış hiçbir insanın hayvan sahibi olmasını istemem."

DAHA FAZLA