SHAWN HUCKINS

Teknolojinin yazılı metin üzerindeki evrimini, sanat tarihinden portrelerle birleştirerek tezatlar yaratıyor.

Röportaj: Seza Bali - Some Men Yaz 04

Fotoğraf: Crystal Allen

 

Shawn, Big Kid kimdi?

Big Kid, küçükken serviste yanına oturduğum, benden birkaç yaş büyük bir çocuktu. Bir gün okul servisini kullanmam gerekti ve yol boyunca defterine çizim yapan bu çocuğun yanına oturdum. Yolda ona çizdikleri hakkında sorular sormaya başladım, o da ilgilendiğimi anlamış olacak ki inerken çizimlerinden birini bana verdi. Eve gelince Big Kid’in çizimini boyadım ve o gün annemden bana bir eskiz defteri almasını istedim.

Hala arkadaş mısınız?

Hayır. Adını bile bilmiyorum.

‘American Revolution’ ve ‘The American __tier’ serileri nasıl gelişti?

Her şey kuzenimle girdiğimiz bir iddia ile ortaya çıktı. O güne kadar resimlerimde insan yüzü çizmediğim, ya birinin kafasının arkasını ya da yüzünün üzerine bir şeyler çizdiğim için beni eleştiriyordu. Bu konuda üzerime gelince, hatalı olduğunu ispatlamak için atölyeme döndüğümde portre üzerine çalışmaya başladım. İlk başta John Singleton Copley’nin resimlerini kopyalayarak geleneksel portreler üzerine çalıştım. Bir gün, beğenmediğim bir resmin alt köşesinde ‘LOL’ akronimi işlenmiş aydınger kağıdı yerinden oynadı. Portrenin tam üstüne hizalanan bu akronimi görünce ortaya çok enteresan bir tezat çıktığını fark ettim. Sonrası malum, bu durum hayatımın merkezine oturdu.

Neden aynı stilde orijinal bir resim çizmek yerine 18. yüzyıl resimlerine ve röprodüksiyona başvuruyorsun?

ABD’nin kuruluş seneleri ve günümüz teknoloji çağına tanıklık eden insanların yaşadığı süreç arasındaki davranış ve nezaket farklarını karşılaştırmak ve tezatları görmek, ve bir yandan da kurgusal bir iş yaratmamak için röprodüksiyona başvuruyorum.

Shawn Huckins The Jolly Flatboatmen: Twerking Like A Boss, 2013, acrylic on canvas, 102 x 132 cm

Her şeyi elle çizmen ile telefon mesajlarındaki insan varlığının eksikliği arasındaki paradokstan bahsedelim.

Klasik resmin geleneksel yönlerini korumak için her şeyi elle çiziyorum ve boyuyorum. Bir müzeyi ziyaret ettiğimde en çok keyif aldığım şey, binlerce yıl önce yaratılmış bir seramik bardağı veya resmi görüp, o eserin yaratılışında birinin ellerini kullandığını bilmek. Bu yüzden, eğer resimlerimi bilgisayarda üretseydim, o işte ne bir insan dokunuşu, ne de işin bir ruhu olurdu. Sanal dünyada neyin kime ait olduğu belirsiz, sonuçta paylaştığımız her şey başkası tarafından kullanılma riskine sahip.

Bunun hakkında ne düşünüyorsun?

İşe orijinallik katmak için başkalarının mesajlarını kullanıyorum, kendi mesajlarımı kullanırsam bu hem çok yapmacık olur hem de sadece bir kişinin hikayesini anlatır. Herhangi birinin sıradan bir tweet’ini veya statüsünde yazdığı metni kullanmakla birinin yazdığı bir şiiri veya edebi metni kullanmak arasında çok ince bir çizgi olduğunu düşünüyorum. İnternette olan her şey tekrar kullanılma riskine sahip, alan alır satan satar mantığı benim için oldukça iyi işliyor.

Shawn Huckins Lemuel Cox: What The Fuck, 2013, acrylic on canvas, 76 x 71 cm

Sence mesajlaşmanın önemsiz olduğu ve birbirinin sesini duymanın yeniden değere bineceği bir döneme geri dönecek miyiz?

Umuyorum. Gün geçtikçe etrafımdaki insanların sosyal medya hesaplarını ve akıllı telefonlarını bir kenara koyup daha basit hayatlar yaşamaya başladıklarını gözlemliyorum. Akıllı telefonların hayatımızın bazı yönlerini kolaylaştırdığını inkar edemeyiz ama bir yerden sonra ekrandan uzaklaşıp yüz yüze sohbet etmeliyiz veya bir ağacın gölgesinde oturmalıyız. Bu aletlerin insanların birbiriyle iletişimde kalması için yaratılması çok ironik, çünkü asıl yok olan şey iletişimin kendisi.

En çok kullandığın mesaj hangisi?

‘Haha’ ve ‘ugh’ gibi ses ifadelerini çok kullanıyorum.

ABD’de kızgın bir başkanlık yarışı devam ediyor. Bu yarışın resminin üzerine bir şey yazacak olsaydın bu ne olurdu?

Sanırım ‘WTF’ iyi bir özet olurdu.

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
2016: XOXO The Mag Röportajları

2016: XOXO THE MAG RÖPORTAJLARI

2016 yılında kimlerle sohbet ettik? Kısaca hatırlayalım;

MBFWI Backstage: Sudi Etuz

MBFWI BACKSTAGE: SUDİ ETUZ

MBFWI üçüncü gününü, Sudi Etuz'la açtı.

Sorumluluk Sevgiye Dahil

SORUMLULUK SEVGİYE DAHİL

Evcil hayvan sahiplenirken aklınızda bulunması gerekenler.

Tennıs Remıx

TENNIS REMIX

Ali, Leyla, Ece, Mehmet ve Fırat'la Lacoste'un Tennis Remix koleksiyonunu keşfediyoruz.

MBFWI Backstage: Özlem Süer

MBFWI BACKSTAGE: ÖZLEM SÜER

Özlem Süer defilesinin sahne arkasından bildiriyoruz.

Yemek ve şarap eşleşmesi

YEMEK VE ŞARAP EŞLEŞMESİ

“Mutluluğun, basit ve açık bir şey olup, bir bardak şarap, bir kestane, kendi halinde bir mangalcık ve denizin uğultusundan başka bir şey olmadığına aklım yattı. Yalnız, bütün bunların, mutluluk olduğunu insanın anlayabilmesi için basit ve açık bir kalbe sahip olması gerekiyordu.” Nikos Kazancakis

WE ARE

WE ARE

10 yıl sonra, bir aradalar.

Mezar Turizm

MEZAR TURİZM

Bu yolculuk bir müzik yolculuğu değil. Metaforik bir şekilde sona doğru da ilerlemiyor. Hikayeyi, Mezar Turizm’in tek elemanı Kerem’den dinliyoruz.

A Suburban Affaır

A SUBURBAN AFFAIR

Kırsaldayız ama aslında değiliz.

MBFWI Backstage: Brand Who

MBFWI BACKSTAGE: BRAND WHO

MBFW Istanbul'un ikinci gününü kapatan Brand Who'nun sahne arkasındaydık.

Dilara Fındıkoğlu

DİLARA FINDIKOĞLU

Dilara XOXO Ailesi’nden, yıllar öncesinden... Emre, zaten tanıyorsunuz...

Storm Is Comıng

STORM IS COMING

PUMA'nın yeni modeli Storm'un Hasköy İplik Fabrikası'ndaki partisindeydik.

EN YENİLER
Hayata Açık Ol

HAYATA AÇIK OL

Ray-Ban; dürüst, özgür ve anların içinde kendine doğallıkla yer bulanlara sesleniyor: You're On!

Bir Yerel Moda Dosyası

BİR YEREL MODA DOSYASI

İnsanı ve yaşadığı alanı ele alıyoruz. Giydiklerini, kendini çevrelediklerini. Ve sözü Türkiye'den yedi tasarımcıya bırakıyoruz.

Hayvanlarla Daha İyi Bir Dünya

HAYVANLARLA DAHA İYİ BİR DÜNYA

BluTV dizisi Bunu Bi' Düşünün sorumlu hayvan sahipliğini farklı bir gözle anlatıyor. Şimdi bu hikâyeyi yaratıcılarından dinliyoruz.

Kubilay Aka

KUBİLAY AKA

"Hayvanlar; sevgi, vakit ve anlaşılmak ister."

Ayşenil Şamlıoğlu

AYŞENİL ŞAMLIOĞLU

"Sorumlu hayvan sahipliği yüreğinizi bütünüyle ona vermeniz demektir."

Ulaşcan Kutlu

ULAŞCAN KUTLU

"Sevgiyi anlamamış hiçbir insanın hayvan sahibi olmasını istemem."

DAHA FAZLA