SERBEST CUMA

Barış Çakmakçı, XOXO'nun yeni sayısında cumaların hala serbest olup olmadığını sorguluyor.

Yazı: Barış Çakmakçı – XOXO The Mag Sonbahar/Kış 2018-2019

Fotoğraf: 9 to 5 (1980)

Klasikleşmiş stil kodlarının, İkinci Dünya Savaşı sonrası net kaidelerle çizilmiş olan giyim alışkanlıklarının, moda haftalarının, reklam kampanyalarının ve elbette ideal beden algısının geldiği nokta ortada. Değişim sadece görüntüde değil, zihinlerde de başladı ve adeta hızla yayılan bir bakteri gibi, moda dünyasının her noktasına sirayet etmeye devam ediyor.

Modanın, sözlük anlamı itibarıyla değişmeye, dönüşmeye ve nispeten daha az da olsa gelişmeye devam ettiğinin farkındasınız. Son birkaç yıldır tüm taşların yerinden oynamasına tanıklık etmemiz tesadüf değil. Artık defilelerde yer alan görünümler günlük hayatı değil, sokağın stili podyumları belirliyor. IKEA’nın mavi poşetinden pazar filelerine kadar birçok detay, sezonun gözde parçası olabiliyor. Swatch gibi popüler bir marka, yüzlerce yıllık antik heykelleri kendi fotoğraflarını çeken figürlere dönüştürürken, Vans işe el atıp Vincent Van Gogh’un eserlerini kaykay stiline uyguluyor.

Yeni Mecralar, Yeni Oyun Alanları

Diesel ve Nordstrom gibi perakende giyim markalarının kampanyalarında, kimi savaş gazisi olmuş bedensel engelli sporcuları ya da albino modelleri görmek hiç şaşırtıcı gelmezken, Chanel defilesinde bir bilgi merkezi içinde yürüyen robotik modelleri son derece olağan karşılayabiliyoruz. Kreatif Direktör Nicola Formichetti, YouPorn ve PornHub gibi porno içerikli internet sitelerine banner girerek markasının satış trafiklerini başka bir yöne çekmek isterken, eşcinsel porno yıldızı Colby Keller’ın Vivienne Westwood kampanya çekiminde yer alması da aynı tezi destekliyor. İkonik Barbie bebekler bile renk, beden ve cinsiyet konusunda devrim niteliğinde bir değişime uğrayıp ‘bimbo’ kimliğinden sıyrılıp, moda dünyasının yeni kurallarına uymak için çaba sarf ediyor.

Mark Zuckerberg’in ilham (!) verdiği Silikon Vadisi yazılımcıları, çalışma ortamlarında bir denim pantolon, bir terlik ve bir tişörtle milyon dolarlık cirolar yapabileceklerine inanmaya başladıkları günden beri, ofis stilleri de ciddi bir transformasyon sürecine girdi. Kapüşonlu ve sneaker’ların, girişim ve ortak çalışma alanlarının çağında, ekonomik ve ideolojik iklim değişiklikleri çalışma saatlerini ve ofis yaşamını değiştirirken, tasarımcılar ve tüketiciler de beklentilerini aynı oranda değiştirmeye başladı. Reklam metinlerinde ‘zamansız şıklık’ algısı öne çıkarken, hazır giyim markalarının basın bültenlerinde ‘Günden Geceye Devam Edebileceğiniz Şık Tasarımlar’ söylemi, işte tam da bu sebepten klişe oldu.

Bir popüler kültür fenomeni olarak moda dünyasının tüm oyuncuları daha genç, parlak zekalı ve gözü sürekli telefonunda yaşayan milenyallere ulaşmakta zorluk çekmemek için elinden geleni yapıyor. Misal Lacoste, genç profesyonellerin toplantılarında ceket içine giyebilecekleri bir Paris Polo tişörtü ‘yeni gömlek’ olarak konumlandırırken, neredeyse 250 yıllık geçmişe sahip Birkenstock terlikleri Z jenerasyonunun ‘yeni sneaker’ı oluveriyor. 70’li yıllarda okul çantalarıyla ünlenen Fjällräven gibi bir dış giyim markası, şehrin çetin temposuna ayak uyduracak dayanıklı bilgisayar ve iPad kılıflarını piyasaya sürerken, 20’li yıllarda işçi sınıfının tulumlarını üreten Dickies de bugün, Opening Ceremony ve Urban Outfitters gibi lüks ve konsept mağazaların çok satan markalarından biri haline geliyor.

Kurumsal Yapılar Da Değişince...

General Motors gibi kurumsal ve köklü bir firma, yeni işe aldığı şirket çalışanlarına verdiği el kitabında, önceki yıllarda 10 sayfalık bir manifesto hazırlarken, artık sadece “Uygun giyinin!” şeklinde iki kelime söylemekle yetinebiliyor. Kalıplaşmış ‘Çalıştığınız değil, çalışmak istediğiniz iş için giyinin.’ sözü artık mazide kaldı. Başarı için giyinmenin altın kuralları da yeni baştan yazılıyor. Moda tarihçisi Deirdre Clemente, Günlük Giyim: Kolej Çocukları Amerikan Stilini Yeniden Tanımlıyor (Dress Casual: How College Students Redefined American Style, 2014) adlı kitabında, başta kadınlar olmak üzere, günümüzde tüm çalışanların külotlu çorap veya kravat zorunluluğundan kurtulmasını gereklilik olarak görüyor ve ekliyor “90’lı yılların ‘serbest cuma’ kavramı artık tüm haftaya yayılmış durumda.”

2017 yılında Society of Human Resource Management tarafından yapılan Çalışan Menfaati Araştırması’nda %85 oranında şirketin, haftanın belirli günlerinde daha gayriresmi giyimi desteklediğini, %44’ünse, haftanın her günü rahat giyime onay verdiğini gözler önüne seriyor. Elbette coğrafyaya, kültüre ya da ihtiyaçlara göre bu algı farklılaşabilir ya da göreceleşebilir. Ama finanstan hukuka, akademiden bürokratik kadrolara birçok farklı aşamada bu değişimi gözlemlemek mümkün. Nasıl göründüğünüzden ziyade, ne kadar fayda sağladığınız bugünün en önemli ofis değeri.

Gazeteci Arianna Huffington’ın iyi yaşam üzerine hazırladığı internet portalı Thrive Global’ın 20 farklı ülkeden 2700 kadın üzerinde yapmış olduğu bir başka araştırmada çıktığı gibi, bugün %60 oranda geçerli giyim kodu gayriresmi, yani günlük... Araştırmaya katılanların %60 çoğunluğu 25-44 yaş aralığındayken %10’luk bir azınlık, 55 yaş ve üzerinde.

Bu kadınların %28’i yönetim ve finans sektöründeyken, %12’sinin teknoloji, %18’inin de satış ve pazarlamada olduğunun altını çizmek gerek. %35’inin düz ayakkabıyı tercih ettiği araştırmada, spor ayakkabıyla işe gidenlerin oranıysa %15.

Elbette ki, bu kadınların, tıpkı Zuckerberg örneğindeki gibi, bir kapüşonluyla ofise gitmeleri mümkün değil. Ama hal böyle olunca, birçok markaya da profesyonel bir gardırop kurmak isteyen yoğun tempolu kadınlar için basitleştirilmiş çözümler sunma fırsatı doğuyor. Hazır giyim markalarından edindikleri trend parçalara gözü kapalı daha az harcamaya meyleden söz konusu gruba ait kadınların, ofis giyimine daha fazla yatırım yaptıkları gerçeğini de göz ardı etmemek lazım. Özellikle büyük şehirlerde, kıyafet kiralama platformlarının ofise yönelik seçkilerinin gitgide çoğalması ve alışveriş sitelerinde ‘ofis giyimi’ sekmelerinin tıkladıkça uzaması da tesadüf değil. Rent The Runway gibi kiralama siteleri ayda 159 dolar karşılığında, çalışan genç kadınlara yönelik kiralama paketleri hazırlıyor, J.Crew ve Ralph Lauren gibi markalar da, aksesuarlar dahil olmak üzere koleksiyonlarını bu hedef kitle için yeniden güncelliyor. Son birkaç sezondur hakim olan ‘athleisure’ akımının önde gelen markalarından Athleta da, yoga sonrası ofise giden kadınlara yönelik parçaları koleksiyonlarına ekledi.

Toparlayalım, bildiğimiz tüm değerlerin yeniden yazılıp, sistemin yeni baştan kurgulandığı bir dönemde başarı için giyinmenin sırrı, sadece sağlam bir stile sahip olmakta değil; her zaman gelecek fikrine inanmak, yeniliklere açık olmak ve zamanın ruhunu yakalamakta yatıyor.

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Nadıa Lee Cohen

NADIA LEE COHEN

XOXO The Mag'in Sonbahar/Kış 2018-2019 kapak konuğuna bakmaktasınız.

Yeni İnsan

YENİ İNSAN

Gündüz Vassaf XOXO The Mag için yazdı.

Dönersen Islık Çal

DÖNERSEN ISLIK ÇAL

Bala Atabek, XOXO The Mag için yazdı.

Jonathan Anderson

JONATHAN ANDERSON

JW Anderson’ın kurucusu ve Loewe’nin Kreatif Direktör’ü Jonathan Anderson’ın yükselişi hız kesmiyor. Erkek kıyafetleriyle başlayıp kadın tasarımlarına varan serüvenin tanığıyız.

Yemek ve şarap eşleşmesi

YEMEK VE ŞARAP EŞLEŞMESİ

“Mutluluğun, basit ve açık bir şey olup, bir bardak şarap, bir kestane, kendi halinde bir mangalcık ve denizin uğultusundan başka bir şey olmadığına aklım yattı. Yalnız, bütün bunların, mutluluk olduğunu insanın anlayabilmesi için basit ve açık bir kalbe sahip olması gerekiyordu.” Nikos Kazancakis

Yedi Titreşim

YEDİ TİTREŞİM

Gün ortasında da günaydın diyemeyeceğimizi kim söyledi? Kendinizi rahat bırakın.

Davıd Mallett

DAVID MALLETT

Maestro’dan sizin için güçlü tüyolar alıyoruz.

Bir Küresel Moda Dosyası

BİR KÜRESEL MODA DOSYASI

Küresel moda markalarını mercek altına alıyoruz.

Franz Ferdınand

FRANZ FERDINAND

Franz Ferdinand ile İstanbul konserlerinden hemen önce buluşmuştuk.

Best Frıends: Ece Çeşmioğlu

BEST FRIENDS: ECE ÇEŞMİOĞLU

Ece Çeşmioğlu ve Taner Ölmez'le sohbet ettik. Daha doğrusu onlar etti, biz dinledik.

Server Demirtaş

SERVER DEMİRTAŞ

Mekanik hareketlerle hisleri buluşturuyor.

Erol Tabanca & İdil Tabanca

EROL TABANCA & İDİL TABANCA

OMM'u Kengo Kuma'dan dinledik, şimdi sıra işin kalbi olan ikilide. Biz bu ikilinin sohbetine müdahil olmaktansa şahit olmayı tercih ediyoruz.

EN YENİLER
Walk Don’t Run İle Tanışın

WALK DON’T RUN İLE TANIŞIN

İçeri lütfen, ama koşmadan.

Yürümek İçin 7 Neden

YÜRÜMEK İÇİN 7 NEDEN

Sicilya’ya gidip geleceğiz.

Aceleniz Yok: An’da Kalmanıza Yardımcı 5 Tüyo

ACELENİZ YOK: AN’DA KALMANIZA YARDIMCI 5 TÜYO

Hala an’da değilseniz, size buraya davet ediyoruz.

Sicilya Sokaklarında Kaybolmak İçin 3 Neden

SİCİLYA SOKAKLARINDA KAYBOLMAK İÇİN 3 NEDEN

Koşuşturmayı bırakıp derin bir nefes alıyoruz, Sicilya’dayız.

Server Demirtaş

SERVER DEMİRTAŞ

Mekanik hareketlerle hisleri buluşturuyor.

DAHA FAZLA