GİZLİ MÜŞTERİ: ROMA

Roma’yı yakamadık da, Gizli Müşteri’ledik.

Olabildiğince.
Zaman yettiği kadar.
Yani, bir kısmını.
Tamam, belki de milyonda birini.
 
Makarna da makarna.
Hemen, yazının giriş kısımını es geçip, bol karbonhidratlı kısma gelmek istiyorsunuz.
Zaten İtalya dendiğinde ya yakışıklı futbolcular ya makarnalar…
Klişe üzerine biraz daha rendelenmiş klişe…
…demek isterdik, ama diyemedik.
Çünkü Totti (halen) yakışıklı, makarna (halen) en iyisi.
Birbirleriyle simbiyotik bir ilişki geliştirmiş olmaları da muhtemel.

Neyse, şaka değil, İtalyan makarnalarının iyi olmasının bir sebebi var.
Hayır ‘havasından, suyundandır.’ değil, yani - evet hem öyle, hem de değil.
İtalyan makarnalar ‘grano duro’lardan, yapılıyor, sert buğdayla. Bunlar hem daha granüllü, hem de daha koyu renkte.
Makarnaya al dente’sini veren de bu unlar.
Taze makarnalarsa başka mesele.
Onlarsa tippo 00 yani dopio zero, yani en ince, en pürüzsüz, en ince unla hazırlanıyor.
Sonra birbirlerine yapışmasınlar diye aralarına semolina serpiliyor, bu da onları birbirine yapışmış yumuşak bir hamur olmasından kurtarıyor.

Kurtarmasa, İtalyan makarnaları bu kadar iyi olabilir mi?

Aslında İtalya’yı tamamen bu haliyle kendimize benzetemez miyiz?
İtalyan sokak kültürü eşittir bizim esnafın başka türlüsü.
Biz sadece, şarap ve trüf dendiğinde ‘havalı’ bir yemek anlayışına düştüğümüz için, İtalyan restoranlarını lüks sanıyoruz.
Oysa İtalyanların pizzaları lahmacun, canollileri baklava, şarabı rakı, trattoriaları esnaf lokantası.
Yani sözümüz o ki; fazlasıyla samimiler.
İtalya’da yapmacıklık söz konusu değil. 


Mesela Nino durumu kanıtlasın.
İspanyol Merdivenleri’nin ara sokaklarından birinde, ufak bir restoran.
O da ne?
Papyonlu beyaz ceketli garsonlar, saat gibi çalışan bir mutfak.
Ağzınıza bir kaşık lüks çalıyor gibi gözükse de, makarna 8 euro.
8 euro.
Enflasyon konularına girmeyeceğiz, ancak makul olduğunu söyleyebiliriz.
Buyurunuz esnaf.
Yemeniz gereken şey: Penne All’Arrabbiata

Devam.
Alfredo sosla ilgili daha önce açıklamalarımız bulunmuştu.
Alfredo soslu makarnayı kremalı, mantarlı hatta tavuklu sananları aydıklatmıştık.
Tekrar hızlıca üzerinden geçelim.
Alfredo; yalnızca parmesan peyniri ve tereyağından yapılan (ve pek tabii makarna suyundan) bir sos.
Orijinali yine İtalya’ya ait.
En eski yapan yerlerden ikisi Il Vero Alfredo ve Alfredo alla Scrofa.
Biz ikincisindeydik.
Direkt konuya girelim…
Carpaccio güzel, zeytinyağı ondan güzel, ekşi maya ekmek ondan da güzel.
Daha sonra Alfredo.
Alfredo’nun hazırlanışı hep cezbedici.
Düşünün, önünüze büyük kayık bir tabakta, sapsarı yumurta sarısıyla hazırlanmış taze makarna ve Sahara Çölü’nden hallice bir parmesan yığını geliyor.
Haldır haldır dakikalarca karıştırılıyor, ve karıştırıldıkça tereyağı ve makarna suyunun parmesanla öpüşmesini, yoğunlaşmasını dinliyorsunuz.
Alfredo, ne yalan söyleyelim, eskisi kadar iyi değil.
Tabağın fiyatı 20 euro.
Ya ekonomik sebeplerden ötürü, malzemelerin kalitesi o kadar iyi değil, ya seri üretimden ötürü lezzeti kaçırdılar, ya da tüm bunlardan ötürü malzemeler makarna suyuyla birleşince sos kremamsı, sarı bir lezzet almıyor.
Ancak iyi haber.
Bolognese bir harika. Hem de kalın bir taze makarnayla hazırlanıyor.
Deliksiz bucatini diyebiliriz.

Durmak yok.
Sonraki hedefimiz Mimi e Coco.
Parione’de ara sokakta küçücük bir yer.
Menü oldukça basit, makarna, antipasti, crostini di patate (evet, sadece patates ayrılmış inanılmaz bir bölüm) ve şarap.
Makarnalarda Bucatini alla Amatriciana keyifli. Bir Nino kadar ince düşünülmüş, köklü bir baş yapıt değil ancak lezzetli. Ancak yine de bucatini hep favorimiz.
Niye bu kadar sevdiğimizi de burada açıklamıştık.

Nerede olursak olalım, tabağın negatif kısımlarına serpilen peyniri, ve sonunda ortasına bırakılan bir adet anlamsız fesleğeni sevemiyoruz.
Tabağın fiyatı 9.5 euro.

Devam edelim.
Hemen yanındaki Pizzeria Da Bafetto’dayız.
Pizzaya yükselemedik.
Yani - ince, market mantarından hallice bir mantarla ve mozzarellayla hazırlanan eh buçuk bir pizza. 
Kıvamı da bir Napoli pizzası değil…
Ev şarapları da pek iyi sayılmaz, alkol oranı düşük, sirke de demek zor.

Sona geldik.
Ama iyi geldik.
Trastevere’deki Checco er Carettiere.
Zamanlamanız ve keyiflemeniz iyiyse, burası bir numara.
Özellikle yazın. Özellikle kalabalık gruplarla.
Yemeniz gerekenler zaten girer girmez kendini sağ büfede belli ediyor.
Ancak ‘şart olanları’ söyleyelim.
Kızarmış enginar. (Es geçmeyiniz.)
Kızarmış biber.
Bebek deniz mahsulleri salatası.
Ahtapot salatası.
Sonrası mı?
Mutlaka Bombolotti Amatriciana.

Feed - Gizli Müşteri
YEMEK
SERVİS
FİYAT
MEKAN
BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Gahl Sasson

GAHL SASSON

İşe bakın ki, Some Men 11'de astroloji konuşuyoruz.

Gönül Ergenekon

GÖNÜL ERGENEKON

Bilime Bir Doz Anne Şefkati

Nadıa Lee Cohen

NADIA LEE COHEN

XOXO The Mag'in Sonbahar/Kış 2018-2019 kapak konuğuna bakmaktasınız.

Jonathan Anderson

JONATHAN ANDERSON

JW Anderson’ın kurucusu ve Loewe’nin Kreatif Direktör’ü Jonathan Anderson’ın yükselişi hız kesmiyor. Erkek kıyafetleriyle başlayıp kadın tasarımlarına varan serüvenin tanığıyız.

Yeni İnsan

YENİ İNSAN

Gündüz Vassaf XOXO The Mag için yazdı.

Tennıs Remıx

TENNIS REMIX

Ali, Leyla, Ece, Mehmet ve Fırat'la Lacoste'un Tennis Remix koleksiyonunu keşfediyoruz.

Dönersen Islık Çal

DÖNERSEN ISLIK ÇAL

Bala Atabek, XOXO The Mag için yazdı.

Franz Ferdınand

FRANZ FERDINAND

Franz Ferdinand ile İstanbul konserlerinden hemen önce buluşmuştuk.

Yemek ve şarap eşleşmesi

YEMEK VE ŞARAP EŞLEŞMESİ

“Mutluluğun, basit ve açık bir şey olup, bir bardak şarap, bir kestane, kendi halinde bir mangalcık ve denizin uğultusundan başka bir şey olmadığına aklım yattı. Yalnız, bütün bunların, mutluluk olduğunu insanın anlayabilmesi için basit ve açık bir kalbe sahip olması gerekiyordu.” Nikos Kazancakis

Best Frıends: Ece Çeşmioğlu

BEST FRIENDS: ECE ÇEŞMİOĞLU

Ece Çeşmioğlu ve Taner Ölmez'le sohbet ettik. Daha doğrusu onlar etti, biz dinledik.

Dilan Güme & Ebru Atılgan

DİLAN GÜME & EBRU ATILGAN

Exquise'e hayat veren iki isimle sohbet ettik.

Bir Küresel Moda Dosyası

BİR KÜRESEL MODA DOSYASI

Küresel moda markalarını mercek altına alıyoruz.

EN YENİLER
Server Demirtaş

SERVER DEMİRTAŞ

Mekanik hareketlerle hisleri buluşturuyor.

Davıd Mallett

DAVID MALLETT

Maestro’dan sizin için güçlü tüyolar alıyoruz.

Dönersen Islık Çal

DÖNERSEN ISLIK ÇAL

Bala Atabek, XOXO The Mag için yazdı.

Beğeni Üzerine

BEĞENİ ÜZERİNE

Ali Akay, XOXO The Mag için yazdı.

Zızı Donohoe

ZIZI DONOHOE

Zizi Donohoe ile güzellik üzerine biraz laflıyoruz.

Franz Ferdınand

FRANZ FERDINAND

Franz Ferdinand ile İstanbul konserlerinden hemen önce buluşmuştuk.

DAHA FAZLA