MELEK PULATKONAK

21. yüzyılda hala kadın istihdamını konuşuyor olmak, insana 'I can't believe we're still protesting this s**t' pankartlarını hatırlatıyor. Yılmadan sözü Melek Pulatkonak'a bırakıyoruz.

TurkishWIN ve BinYaprak’ın kurucusuyla, 21. yüzyılda kadın istihdamını ve biraz da iş hayatının değişen dinamiklerini konuştuk. Karamsarlığa kapılmak kolay, ama çıkış yolu da bir o kadar basit: Daha çok konuşmaya ve daha çok dinlemeye ihtiyacımız var.

 

Röportaj: Ali Tünay - XOXO The Mag İlkbahar/Yaz 2019

Fotoğraflar: Gökhan Polat 

 

ALİ TÜNAY: Hayat çok hızlı ilerliyor... Elinizde bir zaman makinası olsa, üniversite birinci sınıftaki Melek’in çalışma masasına bırakacağınız notta neler yazardı?

MELEK PULATKONAK: “Sakin ol, anın keyfini çıkar, sen ne kadar çabalarsan çabala, gelecek olduğu gibi yaşanacak. Bu nedenle kendini akışa bırak.” derdim... Ama herhalde yine de bırakamazdım...

 

AT: Genç Kadın Kariyer Zirvesi’ni Mart ayında gerçekleştirdiniz. Nasıl geçti?

MP: 100’den fazla üniversiteden ve Anadolu’nun farklı yerlerinden gelen, yaklaşık 1000 öğrencinin katılımıyla tüm gün süren bir etkinliğimiz oldu. 20’den fazla konuşmacımız, hayat ve iş deneyimlerini paylaştı. Aynı zamanda şirketlerin stantları mevcuttu. İşe alımlar için görüşmeler gerçekleştirdiler. Kız kardeşliğin gücünü hissettiğimiz, Dünya Kadınlar Günü’nü kutladığımız çok güzel bir etkinlik oldu. Gelecek sene için geri sayıma başladık bile... 1 Mart 2020'de Lütfi Kırdar'dayız, bekleriz.

 

AT: TurkishWIN bugüne kadar neleri gerçekleştirdi?

MP: Öncelikle, iş hayatında kız kardeşlik olgusunun mümkün olabileceğini ortaya koyduk. Böylece küresel kız kardeşlik platformumuzun sekizinci senesindeyiz. 11 şehirde faaliyetteyiz. Bu şehirlere, Türkiye’deki ağımıza ek olarak, New York ve Londra gibi merkezler de dahil. 700’ün üzerinde üyemiz var. Aynı zamanda CampusWIN adı altında ilerleyen bir genç liderlik platformumuz var. Yeni ağlar kuruyoruz. Bunlar arasında göz bebeğimiz, BinYaprak.

 

AT: BinYaprak nasıl ve en önemlisi neden doğdu?

MP: TurkishWIN’le, küresel bir kariyere sahip kadınlar için, dili İngilizce olan bir kız kardeşlik ağı olarak yola çıktık. Bu yolda gördük ki, kadınlar bir araya geldiğinde yapabilecekleri çok fazla şey var. Paylaşabileceğimiz şeylerin sayısı da bir hayli fazla... Bu nedenle bir üyemizin bine bir katacağı BinYaprak’ı hayal ettik. BinYaprak, kadınların sevdikleri meslekleri kararlılıkla seçmeleri ve kariyerlerinde emin adımlarla ilerlemeleri için hayata geçen dijital bir işte kız kardeşlik ağı. Amacımız, TurkishWIN üyelerinin etki alanlarını daha da büyütmekti. Buna ek olarak, erkeklerin de bizimle beraber olmasını istiyorduk. Gerçekleştirdiğimiz etkinliklerin fiziksel izdüşümü sınırlı. Bu nedenle etkimizi artırabileceğimiz, dijital ve Türkçe bir platform hayal ettik. Bu fikirlerimizi harmanladığımızda, ortaya BinYaprak çıktı.

AT: Burada sıklıkla, erkeklerin de desteğine dikkat çekiyorsunuz. Sizin deyiminizle, ‘erkeklerin el vermesi’ neden önemli? İş hayatında erkekler, kadınların işini nasıl kolaylaştırabilir?

MP: Türkiye’de ve dünyada kadın meselesi, aslında bir toplum meselesi; dolayısıyla herkesi ilgilendiriyor. Ülke olarak, doğal kaynağımız olan çalışma gücümüzün potansiyelini ortaya koyduğumuz zaman kalkınabileceğiz ve 21. yüzyılın getirilerini yakalayabileceğiz. Türkiye’de, kadının iş hayatında geriden gelmesi söz konusu. Evet, istihdama katılımı %30 civarlarında, ama OECD ortalaması %60. Bunun değişmesi için farkındalığın, kültürün dönüşmesi gerekiyor. Bu dönüşümün gerçekleşmesi de, toplumun yarısının çabasıyla olabilecek bir şey değil. Bu nedenle erkeklerin de bu dönüşümün parçası olmaları çok önemli. Kadının hayatının içinde önemli rol modellerden biri, babası. Onun ev içinde neler yaptığını görüyor. Babanın annesiyle olan ilişkisi, iş hayatına verebildiği yöne dair belirleyici unsur. Bu nedenle babalara çok iş düşüyor. Xsights ve BinYaprak'ın birlikte yürüttüğü kadın ve istihdam araştırma sonuçlarından bir tanesini paylaşmak isterim: Erkeklerin sadece %40'ı, babalık izninin ne olduğunu biliyor... Kızlarını iş hayatına hazırlamak, onlara öz güven aşılamak, eşlerine, kızlarına davranılmasını istedikleri şekilde davranmakla babalar, kadınların hayatında kalıcı etkiler bırakabiliyorlar. İş hayatına katılan kadının, onu bu süreçte destekleyecek bir erkekle beraber olması çok önemli. Ortada çocuk varsa, işlerin ortaklaşa yapılması, yine çok önemli. Hayatımızın evrelerinde karşımıza çıkan erkekler de değişirlerse, fırsat eşitliğini yakalayabileceğimiz bir resim ortaya çıkacağına inanıyoruz. Diğer taraftan, iş yerinde de beraber çalışıyoruz. Buralarda kullandığımız dilden, ‘adam gibi iş yapmak’ gibi benzetmelerden, kadının ailedeki özel yerine kadar (örneğin, doğum yapmak) farklılıkların farkında olmalıyız. Dolayısıyla izah etmeye çalıştığımız, bu yolculukta erkeklerin bizimle beraber olmaları çok önemli. Bu farkındalığa katkı sağlamaları, deneyimlerini paylaşmaları ve rol model olmaları gerekiyor.

 

AT: İş gücüne katılımın yanı sıra, kadınların aldıkları maaşlarda da eşitsizlik olduğunu görüyoruz. Artık buna da küresel bir tepki var. Bu tepki biraz gecikmedi mi?

MP: Cinsiyetler arası iş dağılımının tarihsel olarak son 100 senede farklı bir yöne evrildiğini görüyoruz. Basitçe dile getirmek gerekirse, erkeğin avlandığı, kadınınsa aileyi çekip çevirdiği bir dönemden, kadının ön saflarda erkeklerle beraber olduğu bir döneme gelmesinin şahidiyiz. Dolayısıyla, tarihselliği olan bazı hisleri ve durumları dönüştürmek zaman alıyor. Sizin de dile getirdiğiniz gibi, küresel olarak kadınlar, yaptıkları aynı iş için, erkeklere göre %20 daha az maaş alıyor. Bu sorun, bütün kadınların sorunu. Türkiye’ye özel, kültürel kodlarımızda olan durumlar da var... Türkiye’deki kadınların %60’ı hala evden çıkarken izin istiyor. Örneğin, bizim Xsight adında bir anket şirketiyle yaptığımız araştırmada, 1500 kişiye, “Kadınlar evlendikten sonra iş hayatına katılmak için izin almalı mıdır?” sorusunu yönelttik. Bu soruya erkeklerin %51’i, kadınların %36’sı “Evet.” cevabını verdi. Bu demektir ki, Türkiye’de her üç kadından biri, çalışmak için izin alması gerektiğini düşünüyor. Bunlar, maalesef hayatımıza çok derin bir şekilde yerleşmiş olgular. Dolayısıyla hem küresel eşitsizliklerle karşı karşıyayız, hem de Türkiye’de bize özel yerel dertlerimiz de mevcut...

 

AT: Cömertlik, ilham vermek, merak ve cesaret öne çıkardığınız değerler. Ancak bu kavramlara bir de şeffaflığı ekliyorsunuz. Şeffaflığı vurgulamanızın asıl sebebi nedir?

MP: Bir önceki soruya bağlamak gerekirse, eğer bir kurum, kadın ve erkeğin eşit maaş almadığını takip etmiyorsa ve bunu şeffaf bir şekilde iletmiyorsa, bu konuda yol kat edemez. Kadın ve erkeklerin şirket içindeki gelirlerini internet sitelerinde şeffaf bir şekilde yayınlayan şirketler var. Çünkü söz konusu şirketler, bu konuda kendilerini sorumlu hissediyorlar ve bu konunun ölçümlemesini yaparak iletişimini kuruyorlar. Bu nedenle ölçümlemenin altını çiziyoruz. Sonuç olarak, cinsiyet eşitliğine dair söylemleriniz varsa, bu söylemin içini doldurmak, farklı ve şeffaf kriterlerle mümkün olabilir.

 

Röportajın tamamı, XOXO'nun yeni sayısında. Üye olmak için buraya tıklayınız. 

BUNLARI DA OKUYUN

MİRGÜN CABAS’LA 2001’E GİTTİK

2001'den beri Türkiye'de, iyi ya da kötü çok şey değişti. Mirgün Cabas ise her şeye rağmen tüm iyimserliğiyle ilk kitabına dair sorularımızı cevapladı.

CLAUDIO TOMASI

UNDP Türkiye Direktörü'yle XOXO'nun yeni sayısı için konuştuk.

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Mine Özbek

MİNE ÖZBEK

Mutlaka bir yol vardır.

Dr. Mark Hyman

DR. MARK HYMAN

"Kaderimizin kurbanı olacağımız düşüncesinden vazgeçmeliyiz. Biyolojimizi değiştirecek güce sahibiz."

Hayata Açık Ol

HAYATA AÇIK OL

Ray-Ban; dürüst, özgür ve anların içinde kendine doğallıkla yer bulanlara sesleniyor: You're On!

Cem Yiğit Üzümoğlu

CEM YİĞİT ÜZÜMOĞLU

'Fatih Sultan Mehmed'i hiç böyle görmediniz' diye bir spot yazsak, click-bait'e kurban gitmiş olur muyuz?

Burak Deniz

BURAK DENİZ

“Biraz sabırsız ve çoğu zaman kararsızım. Bu iki özelliğim bir kenara, kendimden oldukça memnunum, zira en nihayetinde bunlar beni ben yapan haller ve bütünü olumlu etkiliyorlar.”

Sorumluluk Sevgiye Dahil

SORUMLULUK SEVGİYE DAHİL

Evcil hayvan sahiplenirken aklınızda bulunması gerekenler.

Cıty Portraıts: Budapeşte, Kıev, Prag

CITY PORTRAITS: BUDAPEŞTE, KIEV, PRAG

Budapeşte, Kiev ya da Prag'ta havalar nasıl?

A Suburban Affaır

A SUBURBAN AFFAIR

Kırsaldayız ama aslında değiliz.

Professıonal Tourıst

PROFESSIONAL TOURIST

Turist olduğunuz bi şehirde yabancısınızdır. Yabancı olmadığınız bir şehirde turist de olamazsınız. Üzerine biraz düşününüz. Galeride ilerleyerek...

Cool & Collected

COOL & COLLECTED

XOXO yeni sayısında önümüzdeki soğuk aylar için birkaç olfaktif öneride bulunuyor.

LOKAL TEMAS: SUNA K.

LOKAL TEMAS: SUNA K.

"Biz Suna K.’yı bir kabile olarak tarif ediyoruz."

Yedi Titreşim

YEDİ TİTREŞİM

Gün ortasında da günaydın diyemeyeceğimizi kim söyledi? Kendinizi rahat bırakın.

EN YENİLER
Mükemmel Uyum

MÜKEMMEL UYUM

Kusursuz müzik, dengeli ses deneyimi ve LG XBOOM Go arasındaki ilişkiyi tahmin etmeniz çok olası. Bu denkleme bir de Aybüke Pusat'ı dahil ediyoruz, sözü kendisine ve müziğe bırakıyoruz.

Dr. Mark Hyman

DR. MARK HYMAN

"Kaderimizin kurbanı olacağımız düşüncesinden vazgeçmeliyiz. Biyolojimizi değiştirecek güce sahibiz."

Serra Yılmaz

SERRA YILMAZ

Serra Yılmaz birçok şey demek. Ve bunlardan bir tanesi mentor olabilir...

Hayata Açık Ol

HAYATA AÇIK OL

Ray-Ban; dürüst, özgür ve anların içinde kendine doğallıkla yer bulanlara sesleniyor: You're On!

Bir Yerel Moda Dosyası

BİR YEREL MODA DOSYASI

İnsanı ve yaşadığı alanı ele alıyoruz. Giydiklerini, kendini çevrelediklerini. Ve sözü Türkiye'den yedi tasarımcıya bırakıyoruz.

Hayvanlarla Daha İyi Bir Dünya

HAYVANLARLA DAHA İYİ BİR DÜNYA

BluTV dizisi Bunu Bi' Düşünün sorumlu hayvan sahipliğini farklı bir gözle anlatıyor. Şimdi bu hikâyeyi yaratıcılarından dinliyoruz.

DAHA FAZLA