HEY! DOUGLAS

Hey! Douglas, Yasin ya da VEYasin, Some Men'in 10. sayısında, karşınızda.

Her buluştuğumuzda kendisinden yeni şeyler öğreniyoruz ve onun yeni bir yanını keşfediyoruz. İçinde bulunduğu personaların arasında vazgeçmediği bir şey var tabii, Yasin olmak. Ve yeni müzik yapmak, durmadan çalışmak, bir de rap. Hemen burada kendisiyle, Hey! Douglas olarak bir kez daha tanışın.

Röportaj: Mina Mısırlı – Some Men Yaz 2019

Fotoğraflar: Cansu Kızıltaş

 

Yasin, bu röportajı okurken, Hey! Douglas’ın hangi şarkısını dinleyelim?


‘Sayende’.

An itibarıyla ne yapıyorsun?

Konserler arası yollardayım.

İstiklal Caddesi birkaç yıl önce sana ne ifade ediyordu, şimdi ne ifade ediyor?


İstiklal Caddesi’nin benim için hissiyatı hiç değişmedi; coğrafyamızın ‘zip’lenmiş hali.

Mode XL bir gruptu, VEYasin bir başka kimlik
ve Hey! Douglas bambaşka bir oluşum. Bize tüm hikayeyi anlatır mısın?


Hepsinin birer imzası olmasına karşın, ortak yanları birbirlerini besleyerek büyütmüş olmaları. Mode XL misyonunu tamamladı. Rap stilinde grup müziğini en
iyi şekilde temsil etti. Hey! Douglas da elektronik müziğe olan bakış açısıyla sahnelerde yerini alıyor. VEYasin, şimdilerde prodüktör olarak yeni tavırlar üzerine çalışıyor. Ben müzik yaparken kendimi sınırlamıyorum. Temsil ettiğim her oluşum, içinde bulunduğum dünyayla beraber şekilleniyor. Müzisyen arkadaşlarımla beraber olduğumda süsleniyorum, güçleniyorum. Değişime ayak uydurmanın yanında değişim sürecini de yaratıyorum.

Aralıklarla her birine dönüşebilmek, sana ne öğretti?


Her müzikal projenin farklı bir modu var. Müzik başladığında ortaya çıkan atmosfer sizi ele geçiriyor. Ürününüz, kendi doğasıyla uymayan yapmacık hareketlere yer vermeyecek kadar belirgin bir ifade ortaya koyuyor. Bu durumda sizin de sahnedeyken, normalde olduğunuzdan farklı biri olma imkanınız yok. Eskiden şarkıyı yaparken video klibini düşünürdüm, şimdiyse sahnede dinleyiciyle birlikte çıkacağım yolculuğu düşünüyorum.

Kendi müziğine bakış açın nedir? Yarattığın ürüne dinleyici tarafından da bakar mısın?


Müzik dinlemenin teknik tarafını ele alırsak, duyduğum müziğin kulağa hoş gelmesine dikkat ediyorum. Mix aşaması müziğimde önemli bir yere sahip. Rekreasyon sırasında dinleyiciye sevebileceği, beklenmedik bir atmosfer sunmak, düzenleme yaparken dikkat ettiğim hususlar arasında. Dinleyici tarafından baktığımdaysa uzun zamandır görmediğim eski bir dostla karşılaşmışlık hissi arıyorum. Fikirlerimi bu coğrafyadan çıkarıp dünyaya sunmamda bana cesaret verebilecek, bu yolculuk için iyi bir eşlikçi istiyorum. Toplumdaki farklı görüşleri birleştiren bir yaklaşıma sahip olduğumu da söyleyebiliriz.

Hey! Douglas’ın derinliklerine girmeden, hemen geçtiğimiz ay sahne aldığın Enter the Music’i ve o şaşırtıcı sahne performansını konuşalım. Tüm o hazırlık fikren ve zikren nasıl yapıldı?

Festivaller umutların yeşerdiği, insanların birleştiği, yaratıcılığın parladığı ortamlar. Toplumsal kaygıların panzehri, onlar. Festival ruhunu ölümsüz kılmak da sahnedeki müzisyene düşüyor. Bizim sahne saatimiz
gün batımına denk geliyordu. Hey! Douglas müziğini gün batımına akort edip bakır üflemelilerle sahnede senkronizasyon yaratmak, fikir olarak heyecan vericiydi. Bunu binlerce katılımcıyla paylaşmak herkes için unutulmaz bir deneyimdi. Emeği geçenleri tebrik ediyorum...

Hey! Douglas düşündüğünden çabuk büyüdü, değil mi?


Günümüzde çabuk büyümek üç gün gibi kısa bir sürede olabiliyor. Ben 2012 yılından beri her sene canlı setler paylaştım. 500’den fazla konser verdim. Görseller tasarlayıp, belgeseller yaptım, reklamlara, filmlere konu oldum. Ayrıca kaybolmaya yüz tutmuş şarkıların telif hakları mücadelesine girdim. Bunlara bir de, birçok müzisyenle beraber yapılan kritikleri, jam sessionlar’ı, stüdyo mesailerini ekleyelim. Dönüp baktığımda geçen zaman o bahsettiğim üç günden kısa sürmüş gibi geliyor aslında. Çok eğitici ve eğlenceli bir süreçti.

Hey! Douglas'la röportajımızın devamı Some Men'in Yaz 2019 sayısında. Üye mi olmak istediniz? Buradan devam edin. 

BUNLARI DA OKUYUN

WILD BEASTS

Salon IKSV'de izleyeceğimiz grubun üyelerinden Tom Fleming'e şimdiden bağlandık.

HEY! DOUGLAS

Namıdiğer VEYasin'le sohbet ettik.

JONATHAN BREE

Some Men'in 10. sayısında, Jonathan'ın maskesini aralıyoruz.

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Nadıa Lee Cohen

NADIA LEE COHEN

XOXO The Mag'in Sonbahar/Kış 2018-2019 kapak konuğuna bakmaktasınız.

Yeni İnsan

YENİ İNSAN

Gündüz Vassaf XOXO The Mag için yazdı.

Dönersen Islık Çal

DÖNERSEN ISLIK ÇAL

Bala Atabek, XOXO The Mag için yazdı.

Jonathan Anderson

JONATHAN ANDERSON

JW Anderson’ın kurucusu ve Loewe’nin Kreatif Direktör’ü Jonathan Anderson’ın yükselişi hız kesmiyor. Erkek kıyafetleriyle başlayıp kadın tasarımlarına varan serüvenin tanığıyız.

Yemek ve şarap eşleşmesi

YEMEK VE ŞARAP EŞLEŞMESİ

“Mutluluğun, basit ve açık bir şey olup, bir bardak şarap, bir kestane, kendi halinde bir mangalcık ve denizin uğultusundan başka bir şey olmadığına aklım yattı. Yalnız, bütün bunların, mutluluk olduğunu insanın anlayabilmesi için basit ve açık bir kalbe sahip olması gerekiyordu.” Nikos Kazancakis

Yedi Titreşim

YEDİ TİTREŞİM

Gün ortasında da günaydın diyemeyeceğimizi kim söyledi? Kendinizi rahat bırakın.

Bir Küresel Moda Dosyası

BİR KÜRESEL MODA DOSYASI

Küresel moda markalarını mercek altına alıyoruz.

Davıd Mallett

DAVID MALLETT

Maestro’dan sizin için güçlü tüyolar alıyoruz.

Franz Ferdınand

FRANZ FERDINAND

Franz Ferdinand ile İstanbul konserlerinden hemen önce buluşmuştuk.

Best Frıends: Ece Çeşmioğlu

BEST FRIENDS: ECE ÇEŞMİOĞLU

Ece Çeşmioğlu ve Taner Ölmez'le sohbet ettik. Daha doğrusu onlar etti, biz dinledik.

Server Demirtaş

SERVER DEMİRTAŞ

Mekanik hareketlerle hisleri buluşturuyor.

Erol Tabanca & İdil Tabanca

EROL TABANCA & İDİL TABANCA

OMM'u Kengo Kuma'dan dinledik, şimdi sıra işin kalbi olan ikilide. Biz bu ikilinin sohbetine müdahil olmaktansa şahit olmayı tercih ediyoruz.

EN YENİLER
Walk Don’t Run İle Tanışın

WALK DON’T RUN İLE TANIŞIN

İçeri lütfen, ama koşmadan.

Yürümek İçin 7 Neden

YÜRÜMEK İÇİN 7 NEDEN

Sicilya’ya gidip geleceğiz.

Aceleniz Yok: An’da Kalmanıza Yardımcı 5 Tüyo

ACELENİZ YOK: AN’DA KALMANIZA YARDIMCI 5 TÜYO

Hala an’da değilseniz, size buraya davet ediyoruz.

Sicilya Sokaklarında Kaybolmak İçin 3 Neden

SİCİLYA SOKAKLARINDA KAYBOLMAK İÇİN 3 NEDEN

Koşuşturmayı bırakıp derin bir nefes alıyoruz, Sicilya’dayız.

Server Demirtaş

SERVER DEMİRTAŞ

Mekanik hareketlerle hisleri buluşturuyor.

DAHA FAZLA