ICEAGE

Tanımlamalar pek de umrumuzda değil.

Bu akşam Salon İKSV sahnesine konuk olacak Danimarkalı ekip Iceage’in vokallerinden sorumlu Elias Bender Rønnenfelt ile konuştuk, müzikle ilgili kavramlardan yola çıktık ve varacağımız yere yolda karar verdik. 

Sence punk müzik nedir? Günümüzdeki punk duruşunu nasıl tanımlarsın?

Aslına bakarsanız bu konu artık pek ilgimi çekmiyor. Çıkışımızla beraber bizi punk olarak tanımlıyor olmalarını makul buluyorum. Ancak hissiyat olarak artık bundan çok uzaktayız. Türlerle bağ kurmadan iyi parçalar yazmaya çalışıyoruz. Kendimi ya da grubumu punk kültürünün temsilcisi olarak görmüyorum. Bana göre punk’la ilgili gerçekleşmesi gereken her şey 70’lerde oldu ve bitti.

Sky Ferreira eşlikli ‘Pain Killer’ parçanızın yer aldığı son albümünüz Beyondless tamamen analog kaydedildi. Bu durumun albümdeki sıcak sound’a etkisi açıkça hissediliyor. Analog kayıt sizin için bir öncelik miydi? Bundan sonra da tekrarlayacağınız bir kayıt yöntemi mi?

Başlangıçta albümü analog kaydetmekle ilgili bir planımız yoktu. Albümü kaydettiğimiz stüdyoda iyi bir tape recorder vardı ve onu kullanmayı tercih ettik. Son zamanlarda bu ‘retro’ bir işlem olarak uygulanmakta ancak bizim için sadece müziğimizi daha iyi aktarabilmemiz için bir araç oldu. Birkaç ay içinde yeni albümümüz için Lizbon’da harika bir stüdyoda olacağız ve iyi bir tape recorder’ları olduğunu biliyorum. Bir müzisyen olarak teknik meselelere çok hakim olmadığımı da söylemeliyim.

Sky Ferreira ile nasıl tanıştınız? İş birliği yapmak hep aklınızda mıydı?

Parçayı yazarken bir konuk vokalin nasıl duyulacağını hayal ederek yazdık. Hem müziksel açıdan hem de verdiği hissiyat açısından parçayı nasıl değiştirir diye düşündük ve aklımıza Sky geldi. Hemen temasa geçtik ve parçaya eşlik etmeyi kabul etti. Bence ortaya iyi bir iş çıktı. 

Danimarka’daki rock müzik sahnesi müziğinizi ne yönde etkiledi?

Bu işe başladığımızda Danimarka’daki müzikle ilgili hemen hemen her şeyden nefret ediyorduk. Bize göre hiç ilgi çekici bir şey yoktu. Sıkıcı ve tutku yoksunu olduğunu düşünüyorduk. Örnek alabileceğimizi düşündüğümüz kimse yoktu ve bu durum kendimizi bulabilmemiz için daha motive edici oldu.

Son zamanlarda dinlediğiniz en sert müzik nedir?

Yıllar içinde sertliğin tanımı benim için oldukça değişti. Bir müzisyenin bağırmadan ya da yüksek sesli elementler kullanmadan da kendini sert bir üslupla ifade edebileceğini öğrenmiş oldum. Artık benim için distortion dolu gitarlar sertliği tariflemiyor. Mesela son zamanlarda Leonard Cohen’den ‘Future’a takmış durumdayım ve bence can alıcı sertlikte bir parça.

Kendisi belki de dünyanın en ‘sert’ şairlerinden biridir?

Kesinlikle! 

Gizli gizli dinlediğin bir şey var mı?

Hiçbir şeyi gizli gizli dinlemiyorum, hepsiyle gurur duyuyorum!

Son zamanlarda katlanamadığın bir müzik var mı?

Neredeyse günümüz pop müziğinin tamamı….

Sahne şovlarınızda Japon çiçek sanatçısı Makoto Azuma ile çalışıyorsunuz ve ortaya iyi işler çıkıyor. Bir araya nasıl geldiniz?

Bizim müziğimizden etkilenerek ortaya çıkan eserlerin yer aldığı ve birçok farklı disiplinden sanatçının katıldığı bir sergi düzenlenmişti ve kendisinin işleriyle ilk karşılaştığımız andan itibaren bayıldık. Ona albüm kapağımızı tasarlamak isteyip istemeyeceğini sorduk, kendisi bu fikre pek sıcak bakmadı ancak daha iyi bir fikirle bizim aklımızı çeldi. O günden beri sahne dekorlarımızda birlikteyiz.

Daha önce Davulcunuz Dan Nielsen’ın katıldığı, korku filmleri konulu bir podcast’i dinledik. Genelde filmlerle aranız nasıl?

Oldukça az bilinen bir kanala ait bir podcast, rastlamış olmanıza şaşırdım. Soruya dönmek gerekirse; filmler bizim için her zaman büyük ilham kaynağı oldu. Küçük yaşlardan beri beraberiz ve özellikle o zamanlarda; en kanlı, vahşi ve iğrenç korku filmlerini seçmeye gayret ederdik. Son zamanlarda ise kendi adıma daha bilinçli bir seyirci olmaya gayret ediyorum. Özellikle bir önceki albümde yoğun bir sinema hissiyatı var.

Albümünüzün de isminden yola çıkarak; müzik dışında, ucu bucağı olmayan bir şey söylemen gerekse?

Albüm ismini Samuel Beckett’ın sözlerinden alıyor. Okumakta olduğum dönem; hayatımda ciddi düşüş yaşadığım, neredeyse aybolduğumu düşündüğüm bir dönemdi. Benim için dünyanın sonunun geldiğini düşünüyordum. Ancak zamanla öyle olmadığını anladım, her sonun ardında başka şeyler gizli.

Gotik kelimesi sende neyi çağrıştırıyor?

Aynı punk konusunda olduğu gibi; benim için pek de önemi olmayan bir kavram diyebilirim. Gotik etkiler barındırıyor muyuz? Pek sanmıyorum. 

En çılgın sahne hatıran nedir?

Belki inanmayacaksınız ama bir konserimizde sahneden aşağı çekilip merdivenlerden yuvarlandım. Kendime geldiğimde elimde delikler, kıyafetlerimde yırtıklar ve her yerde cam kırıkları vardı…

Belki de gerçek punk budur?

Hahahah! pek sanmıyorum….

Sence gerçek bir sahne performansı nasıl olmalı?

Oradaki kalabalık için bir şeyler ifade ediyor olmalısınız. Bir çeşit bağ kurmayı başarabilmeli ve oradan ayrılan herkeste o geceye ait bir iz bırakabilmelisiniz. Biraz klişe olacak ama; anın içinde olmak gerekiyor. İsminizi, nereden geldiğinizi, neler yaşıyor olduğunuzu unutabilmeli ve kendinizi paylaşıma teslim edebilmelisiniz.

Bu bir klasik biliyoruz ama; Bu akşamki İstanbul performansınız öncesi seyirciden ne bekliyorsunuz? Ya da onlar ne ile karşılaşacaklar?

Belki bunu bir beklenti olarak tarifleyemem ama; benim için orada bizi izlemeye gelmiş insanların olması oldukça yeterli. İlk defa İstanbul’da çalacağız ve bizden hoşlanacaklarını umuyorum. Sahneye çıkacağız ve olacakları hep beraber göreceğiz! 

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Şehirlerin Şarjı Bitmez

ŞEHİRLERİN ŞARJI BİTMEZ

Güne hazırsınız, otomobiliniz de öyle.

Yeni İnsan

YENİ İNSAN

Gündüz Vassaf XOXO The Mag için yazdı.

Sosyal İzolasyonda Skın-Fastıng

SOSYAL İZOLASYONDA SKIN-FASTING

Cilt bakımı rutininizi durdurduysanız, tekrar düşünün.

Değişik Bir Gün

DEĞİŞİK BİR GÜN

Başlıyoruz.

Az Kaldı

AZ KALDI

Otomobile atlayıp şehri yaşamaya.

Rebırth

REBIRTH

Adı üstünde işte, yeniden doğuyoruz.

Şükrü Özyıldız

ŞÜKRÜ ÖZYILDIZ

Şapkasını kapının dışında bıraktı. İçeri girdi, elimizi sıktı, karşımıza oturdu; arkadaşımız oldu.

Best Frıends: Ece Çeşmioğlu

BEST FRIENDS: ECE ÇEŞMİOĞLU

Ece Çeşmioğlu ve Taner Ölmez'le sohbet ettik. Daha doğrusu onlar etti, biz dinledik.

A Suburban Affaır

A SUBURBAN AFFAIR

Kırsaldayız ama aslında değiliz.

Evdeki Saat

EVDEKİ SAAT

Grubun beyni ve şimdilik tek üyesi Eren Bagi’yleydik.

Lyn Weıscz

LYN WEISCZ

Lynskiii, telefonun öbür ucunda.

A’dan Z’ye Moda Haftası

A’DAN Z’YE MODA HAFTASI

Moda haftasının hengamesi ve bütün yaşananları alfabedeki harflerin öncülüğünde inceliyoruz.

EN YENİLER
Beğeni Üzerine

BEĞENİ ÜZERİNE

Ali Akay, XOXO The Mag için yazdı.

Zızı Donohoe

ZIZI DONOHOE

Zizi Donohoe ile güzellik üzerine biraz laflıyoruz.

Franz Ferdınand

FRANZ FERDINAND

Franz Ferdinand ile İstanbul konserlerinden hemen önce buluşmuştuk.

Bir Küresel Moda Dosyası

BİR KÜRESEL MODA DOSYASI

Küresel moda markalarını mercek altına alıyoruz.

Erol Tabanca & İdil Tabanca

EROL TABANCA & İDİL TABANCA

OMM'u Kengo Kuma'dan dinledik, şimdi sıra işin kalbi olan ikilide. Biz bu ikilinin sohbetine müdahil olmaktansa şahit olmayı tercih ediyoruz.

Jonathan Anderson

JONATHAN ANDERSON

JW Anderson’ın kurucusu ve Loewe’nin Kreatif Direktör’ü Jonathan Anderson’ın yükselişi hız kesmiyor. Erkek kıyafetleriyle başlayıp kadın tasarımlarına varan serüvenin tanığıyız.

DAHA FAZLA