CEMRE EBÜZZİYA

Cemre Ebuzziya, XOXO'nun Sonbahar/Kış 2019-2020 sayısında.

Kim olduğunu bilin ya da bilmeyin, istisnasız onu neredeyse her yerde görüyorsunuz. Yakın zamanda algılarınız ona karşı daha da açılacak çünkü yer aldığı lmler vizyona birer birer giriş yapmaya başladı. Cemre, yolun başında gibi hissetse de aslında şansı onu yolun çok güzel bir durağına doğru konumlandırdı bile. Sadece şans değil ve sadece sözcüğünü bu tip hassas durumlarda oldukça itinalı kullanmak gerek. Cemre öyle düşünüyor…

Röportaj: Münevver Ateş

Fotoğraflar: Laura Marie Cieplik

Sanat Yönetmeni: Kaduri Elyashar

Moda Editörü: Camille Joséphine Teisseire

Fotoğraf Asistanı: Martin Paris

Moda Editörü Asistanı: Céline Gaulhiac

Saç: Rudy Marmet, Call My Agent

Makyaj: Lamia Bernad, Open Space

Çekim yeri: Paris

MÜNEVVER ATEŞ: Cemre, gerçekleşen ilk hayalini hatırlıyor musun?

CEMRE EBÜZZİYA: Dokuz yaşımdan beri trapez çeşitlerine çok meraklıydım. Boşlukta uçmak ve sallanmak hissi beni çok özgürleştiriyordu. En büyük hayalim uçan trapezdeki o taklayı atabilmekti, havada bir salto... İlk izlediğimde hem etkilenmiştim hem de yapabileceğimi düşünmüştüm. Ama hiç de göründüğü gibi değilmiş, hayatta hiçbir şey göründüğü gibi değil zaten... Yaşıma rağmen inat ettim; gençlere özel, çok sıkı bir sirk okuluna sahip bir yaz kampı buldum. İki koca yazımı orada geçirdim. Ellerim kolay nasırlanmadığı için her takla hazırlığında çatlar ve kanardı ama yine çıkar yine denerdim. Kanamaya ve acımaya devam ederdi, iki elimde de büyük delikler ve yaralar oluşmaya başlamıştı, bu uğurda kafamı bile yardım... Ve sonunda o taklayı attım. Başardıktan hemen sonraki hissimi hiç unutmayacağım. Derinden gelenbir sevginin, isteğin çalıştıktan sonraki başarısı; gülerek ve ağlayarak, rahatlamış ama çok gururlu. Hocam benimle çok gurur duyduğu için, o senenin şovundaki salto performansını emeğim karşılığında bana teklif etti ve gururla herkesin önünde taklamı tekrar attım. Bu küçük anekdotu anlatmak istedim çünkü bu anı, hayata bakış açımı da anlatıyor. Kalpten istediğini elde etmek için çabalamak, hayal etmek, düşlemek ve en önemlisi çalışmak gerektiğine inanıyorum. Bazen süreç sancılı ve kanlı olabiliyor ama eğer doğru yolda ve doğru yolculuktaysanız, istediğinizi bir gün muhakkak elde edersiniz, o özgürlük ve gurur hissini yaşarsınız. Oyunculukta da bazen karakterlerle yaşadığınız süreçler ağır, travmatik, aydınlatıcı, zor ve mecazi anlamda ellerinizi kanatabilir ama karşılığında elde ettiğiniz hissin katarsisi paha biçilmez...

MA: Seni 2016’nın Şubat aylarında, XOXO sayfalarında konuk ettik; Some Women of Early Success ekibindeki isimlerden biriydin. O zaman erken kokladığımız başarın için şimdilerde neler söyleyebilirsin?

CE: Kendimi başarılı bulma konusunda biraz zorlanıyorum, hep daha iyisini yapmak istiyorum. Ama çok şanslı bir sene geçirdiğimi söyleyebilirim. Birkaç ay önce Idris Elba’nın bir söyleşisini izledim, beni çok etkiledi. Başarı ve ünlü olmak hakkında sorulan soruya çok hoş bir cevabı vardı. İşinin oyunculuk olduğunu ve ilk günden beri çalıştığını anlattı. “Önemli olan kafanı eğip çalışmak, nereye varırsan var çalışmaya devam etmek.” Benimsediğim bakış açısı, başarı ve parıltıya inanıp kendini bunlara kaptırmamak gerektiği, kalıcı olanın sadece işin kendisi olduğu yönünde. Performansınız ne kadar samimi olursa, o kadar başarılı olursunuz. Başarının şaşaasına kapılmak yerine çıkardığım iyi işin ve emeğin gururuyla parlamak, hep de boynumu eğerek çalışmak niyetindeyim. 

MA: Kendini yolun hala çok başında mı hissediyorsun?

CE: Hem de nasıl... Dört yıl konservatuarda okudum, mezuniyetimden bu yana sekiz yıl geçti, yedi uzun metraj deneyimim var ama daha yolun çok başındayım. Oynadıkça gelişiyorum ve geliştikçe de oyunculuğu yeni yeni kavramaya başladığımı hissediyorum. Umarım
hep böyle hissederim ve çalışmaya devam ederim. Bu iş benim için bitmeyen bir keşif ve uzun bir yolculuk olsun istiyorum. Erken pişmek yerine uzun uzun, yavaş yavaş pişmek, sorgulamaya da hep devam etmek istiyorum.

MA: Döneminin insanlarına göre farklı bir duruşun var. Ve bunun için de özel olarak hiçbir şey yapmıyorsun.

CE: Güzel iltifatınız için teşekkür ederim. Açıkçası dışarıdan gördüklerinizi ben içeriden hissedemiyorum... Farklı olmak gibi bir derdim yok. Sadece şanslı bir yolculuğum ve sektörde çok değerli insanlarla çalışma imkanım oldu. Meraklı olduğum için hep daha iyisi veya daha hakikatlisi var mı diye sorguluyorum. Sorguladığım ve peşinde olduğum yolculuğun kendisi farklı görünüyordur belki... Her şey içeriden bana çok doğal geliyor, tüm bunlar beni ben yapan şeyler.

MA: Yeni Türkiye Sineması seni çoktan kabul etti. Ama sende sanki yurt dışında belirli bir kariyer düzeni oturttuğunda buraya dönmeyecekmişsin gibi bir enerji var. Haklı mıyız?

CE: Gerçekten kabul ettilerse ne mutlu bana! Sinemamız çok güçlü, çok değerli yönetmenler ve sinemacılar var. Burada üretmeye devam etmek istiyorum ve buradan kopmak gibi bir derdim yok. Burada yaşayan bir kadın olarak buraya ait hikayeleri anlatmak istiyorum. Ama farklı dillerde ve kültürlerde okuduğum için, yurt dışındaki hikayeler de ilgimi çekmiyor değil. Dünyadaki farklı sinema dillerinin küreselleşmeye başladığını hissediyorum, çeşitlilik de buna paralel olarak artıyor. Yabancı bir oyuncu olarak artık yurt dışında daha rahat iş bulabiliyorsunuz. Farklı deneyimler elde etmek istiyorum, onların beni geliştireceğine ve bana yeni ufaklar açacağına inanıyorum.

MA: Vizyon sezonunda bir anda birden fazla filmde seni görüyoruz. Kız Kardeşler, Kara Komik Filmler, Kronoloji... Bu kadar talep görmeni neye bağlıyorsun?

CE: Sadece çok şanslı bir sene oldu. Üç filmi de çok farklı zamanlarda çektim aslında, ama şansıma hepsi aynı dönemde çıkıyor.

 

Röportajın devamı XOXO'nun yeni sayısında. XOXO The Mag'i Sonbahar/Kış 2019-2020 sayısı burada.

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Mine Özbek

MİNE ÖZBEK

Mutlaka bir yol vardır.

Hayata Açık Ol

HAYATA AÇIK OL

Ray-Ban; dürüst, özgür ve anların içinde kendine doğallıkla yer bulanlara sesleniyor: You're On!

Dr. Mark Hyman

DR. MARK HYMAN

"Kaderimizin kurbanı olacağımız düşüncesinden vazgeçmeliyiz. Biyolojimizi değiştirecek güce sahibiz."

Cem Yiğit Üzümoğlu

CEM YİĞİT ÜZÜMOĞLU

'Fatih Sultan Mehmed'i hiç böyle görmediniz' diye bir spot yazsak, click-bait'e kurban gitmiş olur muyuz?

A Suburban Affaır

A SUBURBAN AFFAIR

Kırsaldayız ama aslında değiliz.

Cıty Portraıts: Budapeşte, Kıev, Prag

CITY PORTRAITS: BUDAPEŞTE, KIEV, PRAG

Budapeşte, Kiev ya da Prag'ta havalar nasıl?

Burak Deniz

BURAK DENİZ

“Biraz sabırsız ve çoğu zaman kararsızım. Bu iki özelliğim bir kenara, kendimden oldukça memnunum, zira en nihayetinde bunlar beni ben yapan haller ve bütünü olumlu etkiliyorlar.”

Sorumluluk Sevgiye Dahil

SORUMLULUK SEVGİYE DAHİL

Evcil hayvan sahiplenirken aklınızda bulunması gerekenler.

Professıonal Tourıst

PROFESSIONAL TOURIST

Turist olduğunuz bi şehirde yabancısınızdır. Yabancı olmadığınız bir şehirde turist de olamazsınız. Üzerine biraz düşününüz. Galeride ilerleyerek...

Cool & Collected

COOL & COLLECTED

XOXO yeni sayısında önümüzdeki soğuk aylar için birkaç olfaktif öneride bulunuyor.

2016: XOXO The Mag Röportajları

2016: XOXO THE MAG RÖPORTAJLARI

2016 yılında kimlerle sohbet ettik? Kısaca hatırlayalım;

Yedi Titreşim

YEDİ TİTREŞİM

Gün ortasında da günaydın diyemeyeceğimizi kim söyledi? Kendinizi rahat bırakın.

EN YENİLER
Mükemmel Uyum

MÜKEMMEL UYUM

Kusursuz müzik, dengeli ses deneyimi ve LG XBOOM Go arasındaki ilişkiyi tahmin etmeniz çok olası. Bu denkleme bir de Aybüke Pusat'ı dahil ediyoruz, sözü kendisine ve müziğe bırakıyoruz.

Dr. Mark Hyman

DR. MARK HYMAN

"Kaderimizin kurbanı olacağımız düşüncesinden vazgeçmeliyiz. Biyolojimizi değiştirecek güce sahibiz."

Serra Yılmaz

SERRA YILMAZ

Serra Yılmaz birçok şey demek. Ve bunlardan bir tanesi mentor olabilir...

Hayata Açık Ol

HAYATA AÇIK OL

Ray-Ban; dürüst, özgür ve anların içinde kendine doğallıkla yer bulanlara sesleniyor: You're On!

Bir Yerel Moda Dosyası

BİR YEREL MODA DOSYASI

İnsanı ve yaşadığı alanı ele alıyoruz. Giydiklerini, kendini çevrelediklerini. Ve sözü Türkiye'den yedi tasarımcıya bırakıyoruz.

Hayvanlarla Daha İyi Bir Dünya

HAYVANLARLA DAHA İYİ BİR DÜNYA

BluTV dizisi Bunu Bi' Düşünün sorumlu hayvan sahipliğini farklı bir gözle anlatıyor. Şimdi bu hikâyeyi yaratıcılarından dinliyoruz.

DAHA FAZLA