STOYA

Georges Bataille, Google, Zero Spaces, VPN, #MeToo ve hatta Playboy... XOXO'nun yeni sayısında Stoya'yla konuştuklarımızın kısa bir özeti.

Stoya’yı neden bu kadar iyi tanıyoruz? En azından tanıdığımızı düşünüyoruz. Kendisi şu sıralar bir porno yıldızından porno savunucusuna evrilmekle meşgul. Neden yıldız olduğunu hala pek anlayabilmiş değil. Brooklyn’deki yatak odasından bize bağlanıyor. Havanın biraz açmasıyla birlikte kendisini evinin çatısına atıp bizim için birkaç kare fotoğraf çektiriyor. İllegal olmayan sohbetimiz ve nü olmayan çekimimiz yedi yaşlarındaki iki kedisi Pixel ve Widget tarafından göz hapsinde...

 

Röportaj: Hande Öçalan - XOXO The Mag Sonbahar/Kış 2019-2020

Fotoğraflar: Steve Prue

Moda Editörü: Sara Jafary

Çekim yeri: NewYork

 

Merhaba Stoya. İçten içe merak ediyoruz, dünyanın geri kalanı gibi sen de bir Sex & The City hayranı mıydın?
İzleyenlerden biri olduğum kesin. Ama dizide gösterilen stilde bir feminitenin pek de favorim olduğu söylenemez. Her ne kadar havalı bir iş olsa da benim için fazla ‘kadınca’.

Ana akım porno sektörü içinde nasıl bu kadar meşhur olabildin?
2009 senesinde sektördeki büyük bir prodüksiyon firmasıyla anlaşma yaptım. Bu da beni otomatikman göz önünde bir figüre çevirdi. Hala aynı sektörde ve fakat özünde daha farklı içeriklerle uğraşan biriyim ama insanlar yine benden aynı şeyi bekliyorlar. Bu haberi onlara vermek, haliyle zor oluyor.

O kontrat imzalanmasaydı, nasıl bir işle uğraşmayı planlıyordun?
O sıralar ne yapacağımdan pek de emin değildim. Erotik modellik işleriyle uğraşıyordum ve bundan da keyif alıyordum. Hayatım boyunca o işi yapamayacağımın epey farkındaydım. Ama aynı zamanda sektör içinde bir şeyler yazmam, kamera arkasına geçmem, bir şekilde farklı bir yere yönelmem gerektiğini de biliyordum.

Yani bunun senin için dünya çapında bir kariyere dönüşeceğinin asla farkında değildin?
Hayır, tabii ki değildim. Bu işe tam olarak başlamam, birkaç sahne deneyip nasıl olacağını görmekle oldu. Sonra baktım ki yapabiliyorum, devam ettim. Böylesine başarılı olacağımı veya sizin deyiminizle dünya çapında bir kariyere doğru ilerlediğimi düşünmedim. Bunu insanlara söylediğimde de bir sürü farklı yorum alıyorum. Çünkü sektörün istediği niteliklerde güzel, bronz, flörtöz, dolgun hatlı bir tip de değilim, ki bu benim bir anlamda bu iş için uygun olmadığımı gösteriyor. Kimlerden bahsettiğimi biliyorsunuz, şu reklam kampanyalarında boy gösteren ve adlarına ürün iş birlikleri yapılan başarılı figürler. Porno, kendi içinde her alt türden oyuncuyu barındıran bir sektör olduğu için, benim gibilere de yer vardı. Ama benim kariyerim bu anlamda nispeten daha alternatif bir yönde ilerledi.

 

Kadınlar porno yıldızlarını tehdit olarak mı algılıyorlar?
Ben New York’ta yaşıyorum. Ve insanların bu konuda son derece nötr olduklarını düşünüyorum. Bu soruyu bir de erkekler açısından değerlendirirsek söyleyeceklerim çok daha farklı olur; inanın onlar daha meraklı ve ilgililer. Her bir oyuncuyla ilgili farklı şeyler bilmek istiyorlar. Ama sanılanın aksine, yargılayıcı falan değiller. Ne kadınlar ne erkekler...

Sen artık oyunculuğun dışında pornonun pek çok kolunda farklı üretimler yapıyorsun. Kitap yazıyorsun, konuşmalar yapıyorsun, film çekiyorsun. Kendini hala bir seks işçisi olarak tanımlıyor musun?
Bir kere bu işi yaptınız mı, o tanım her zaman sizinle kalıyor. Hele ki bu iş modellik, oyunculuk gibi, set dışında dahi suratınıza diledikleri zaman kamera dayayabildikleri bir işse... İnsanlar da hep bu kısmınıza yöneliyor. Sizin kimliğiniz onların gözünde bir kere belirleniyor ve bunu silmek pek de kolay değil. Ben işin farklı katmanlarıyla kendi yolumu ve tüm algıyı başka yere çekmeye çalışıyorum. Yapmaya çalıştığım, sadece kendi adıma değil, tüm seks işçileri adına konuşabilmek.

Porno dünyasının da kendi #MeToo hareketine ihtiyacı var mı?
#MeToo kendi içinde problemleri olan bir başkaldırı. İhtiyacımız olan şey #MeToo’nun temsil ettiklerinden ziyade, sektörün insanlara verdiği fiziksel ve mental zararlar, bu zararların atlatılma biçimleri, devam etme aşamaları ve insanların kendilerini toplum ve içinde bulundukları sektörde temsil etmeye nasıl devam edebileceklerini tartışmak, hak edilmiş adaleti sorgulamak. Son birkaç sene içerisinde porno sektörü kendi içinde belli başlı kişi, kurum, girişimler oluşturdu ve davranış biçimleri özelinde yaşanan ve yaşanması muhtemel sorunlar halihazırda konuşuluyor. Bizim tartıştığımız konularda #MeToo’nun aksine, seks ikincil yönelim. Rızanın, iznin makul şüphesi ve değeri üzerine düşünmek gerekiyor.

Bu hareketin ABD’de başlayıp doğal olarak Hollywood sinemasını hedefine alması ama porno dünyasına birkaç spesifik durum ve şahıs dışında pek de dokunmamasını ikiyüzlü buluyor musun?
Pornoda o kadar güçlü, yetkin ve sözü dinlenen kadın figür var ki, sanırım bizim buna ihtiyacımız yok. Hatta bu insanların çoğu Hollywood sinemasını bu harekette etkiler ve destekler halde. Kayden Kross, Joanna Angel, Janet Mason, Dana Vespoli... Üstelik bu isimlerin bazıları yönetmenlik de yapıyor. Kayden geçtiğimiz yıl içinde birkaç kez En İyi Yönetmen Ödülü aldı. Dikkatinizi çekiyorum, En İyi Kadın Yönetmen değil... Oscarlar’da en son ne zaman bir kadın yönetmen bu ödülü aldı?

Bırak ödülü, en son ne zaman aday oldular ki?
Tam olarak bundan bahsediyorum... Birbirinden apayrı iki dünyadan bahsediyoruz ve bu tip detayları doğru okuduğumuzda görüyoruz ki, porno, Hollywood sinemasından çok daha iyi durumda.

 

Gelelim ilk kitabın Philosophy, Pussycats and Porn’a. Nasıl dönüşler alıyorsun?
Şunu fark ettim ve bu beni aşırı güldürdü; benim gibi dikkat eksikliği yaşayan çok kadın varmış ve onların hepsinin bu kitaba bayılması beni benden aldı. Kiminle karşılaşsam, ortak bir sorunu paylaşıyor olduğumuzu fark etmek onları da beni de kitaba daha çok yakınlaştırdı. Çünkü kitap kısa denemelerden oluşuyor, dolayısıyla okurken herhangi bir odaklanma sorunu yaşamıyorsunuz.

İkincisi geliyor mu?
Geliyor. Anlaşması yapıldı, ama daha fazlasını söylemem yasak.

Kitabını çıkardıktan sonra daha geniş bir kitleye seslenmeye başladın. Kendini baskı altında hissediyor musun?
Direkt değil, dolaylı yoldan gelen ama oldukça da keskin bir baskı hissediyorum. Birilerine cinsellik konusunda yardım etmek ve yol açmak gibi sorumluluklarım var. Cinsellikle ilgili bir şeyler yapmak, merak sahibi olmak, nihayetinde bunu pornoya yöneltmek gibi davranışsal durumlar her zaman +18 bir hedef kitleyi kapsamıyor. Yaptığım filmlerin hiçbirinden pişman değilim ya da utanmıyorum. Ama bunlar eğlence dünyasına ait ürünler. Cinsellik konusunda bilinçlenebilecek yer de bu eğlence dünyası değil. Birey, cinsellik ve rıza arasındaki ilişkiyi bildiği ve bu ilişkinin gidişatına hakim olduğu anda porno dünyasını meraklarına, fantezilerine ve planlarına dahil etmeli. Ama dediğim gibi bu, belli bir olgunluğa sahip insanlara sunulmalı, ki doğru kullanılabilsin. Dolayısıyla kitap yazmak, konuşma yapmak gibi görevler edinmek beni motive ediyor. Cinsellik eğitimini bu şekilde insanlara aktarabiliyorum ve birilerine yardım edebiliyorum.

Dev bir George Bataille hayranısın. Ona benzediğin için mi onu seviyorsun yoksa aranızdaki ilişkinin temeli zıtlıklara mı dayanıyor?
Bataille’ın kült hikayesi The Story of Eye ve erotizm arasındaki ilişkiye kafayı takmış durumdayım. İkisi de insana dair aynı bazdan yola çıkıyor ve ikisi de olaya zehirli sayılabilecek bir açıdan bakıyor. Sanırım, ataerkil Hristiyanlık içerisinde böyle bir hikaye kurabilmesi ve bunun olabilecek en tuhaf biçimde akıyor olması, Bataille’a kendimi yakın hissetmemin en güçlü sebebi.

 

Röportajın tamamı, XOXO'nun yeni sayısında. Üye olmak için buraya tıklayınız. 

BUNLARI DA OKUYUN

COLBY KELLER

Serbest pazar ekonomisi ve porno endüstrisi arasında doğru orantılı bir ilişki var ve ikisine de farklı bir açıdan bakmayı başaran Colby Keller, Brooklyn’de bizim için kamera karşısına geçti.

ERIKA LUST

Feministler için değil, herkes için porno. Erika Lust'ı iyi anlayınız ve bazı sözcüklerin tanımlarını tekrar düşünmeye açık olunuz.

JEN&SYLVIA SOSKA

Born fore gore. Yani, gore için doğdular. Ve XOXO'nun yeni sayısındalar.

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Efı Gousı

EFI GOUSI

Efi'nin koyu-pastel dünyasına bakıyoruz. O anlatıyor, biz inceliyoruz.

SOME MEN SUMMER 2018 COVER STORY

SOME MEN SUMMER 2018 COVER STORY

Some Men yazı, Kerem Bürsin'le açıyor.

13 Reasons Why

13 REASONS WHY

Netflix’in 31 Mart’ta izleyiciyle buluşan yeni dizisi 13 Reasons Why, gençlik dizilerini polisiyeyle birleştiren formülüyle ilgi çekeceğe benziyor.

Birkan Sokullu

BİRKAN SOKULLU

Some Men'in Kış 2019 kapak konuğuyla biraz zaman geçiriniz.

WE ARE

WE ARE

10 yıl sonra, bir aradalar.

MBFWI Backstage: Özlem Süer

MBFWI BACKSTAGE: ÖZLEM SÜER

Özlem Süer defilesinin sahne arkasından bildiriyoruz.

Fırat Çelik

FIRAT ÇELİK

Hayatında standartları var. O tam bir profesyonel. Amacına yönelik hareket ediyor, ve geniş bir vizyonu var. Ve dünya onun oldukça, o da dünyanın oluyor. #dude

Walk Don’t Run İle Tanışın

WALK DON’T RUN İLE TANIŞIN

İçeri lütfen, ama koşmadan.

Davıd Guetta

DAVID GUETTA

"Yaptığımız her şeyin %100 olması gerekiyor."

Metin Akdülger

METİN AKDÜLGER

Meğer Metin'e daha soracak çok sorumuz varmış.

Instagram Pets: Shrampton

INSTAGRAM PETS: SHRAMPTON

Shrampton ile oturup sohbet edebilir, üstü açık arabasıyla Malibu sokaklarında gezebilirsiniz.

Rüya Pamuk

RÜYA PAMUK

Rüya'yla konuşmamızın odak noktasında okuduğu, yarıda bıraktığı ya da okuyacağı kitaplar vardı.

EN YENİLER
LOKAL TEMAS: TRUST ME BABY

LOKAL TEMAS: TRUST ME BABY

Trust me baby mercek altında. Yaratıcısı Melih Çebi yanıtlıyor.

LOKAL TEMAS: SUNA K.

LOKAL TEMAS: SUNA K.

"Biz Suna K.’yı bir kabile olarak tarif ediyoruz."

Davıd Guetta

DAVID GUETTA

"Yaptığımız her şeyin %100 olması gerekiyor."

Safa Şahin

SAFA ŞAHİN

“Şu an daha ziyade geleneksel sanat sisteminden yanayım."

WE ARE

WE ARE

10 yıl sonra, bir aradalar.

Bedirhan Soral

BEDİRHAN SORAL

"Günümüzde doğanın bize verdiği mesajları hepimiz çok net görüyoruz."

DAHA FAZLA