GİZLİ MÜŞTERİ: NO.1 HOT POT

Fondü gibi, ama kendin pişir kendin ye gibi de.

Beş sene öncesine kadar Türkiye’de ‘kendin pişir kendin ye’ konsepti sadece ocakbaşı kebapçılarda vardı.

Ancak durum değişti; bu pişirme oyununda artık hot-pot’çılar da var.

Hot-pot’çı derken şöyle açıklayalım; hot-pot kelime anlamıyla sıcak çömlek demek. Bir de potluck var, o ayrı.

Hot-pot bir Uzak Doğu geleneği, hatta daha çok Çinlilerin tercihi bir pişirme yöntemi.

Bu tür pişirme için masanın ortasındaki özel hazneye aromatik sular konuluyor ve seçilen malzemeler kaynama halinde olan bu bölmeye atılarak pişiriliyor. Konseptin bir diğer adı da steam boat, yani buhar teknesi.

 

Az önce bahsi geçen bu  sıcak su kabinlerine farklı aromatik sular ve yağlar doldurulabiliniyor.

Siz önce önünüzdeki menüden istediğiniz arotik suyu, sonrasında dilediğiniz sebze, protein ve diğer malzemeleri seçiyorsunuz...

Bu sırada sular dolmaya ve kaynamaya başlıyor.

Bu pişirme durumuna bir nevi Asya fondüsü demek mümkün.

Velhasıl bu malzemeler ortadaki havuzda pişerken siz akabinde istediğiniz parçaları ve bir miktar suyu önünüzdeki  kaselere koyup yemeye başlıyorsunuz.

Onlar pişiyor, siz yiyorsunuz, onlar pişiyor, siz yiyorsunuz...

Tabii siz pişiriyor, siz servis ediyor ve dediğimiz gibi siz yiyorsunuz.

Bu 'kendin kaynat-kendin ye.' durumu güzel de siz şimdi bunu nerede yiyeceğiz diyorsunuz.

Öyle Asya semalarına bilet almalık bir durum yok, şükürler olsun İstanbul sınırları içerisinde de hot-pot'çılar var.

Biz (şimdilik) İstanbul’da iki hot-pot’çıyı denedik.

Biri Halaskargazi’de Tian Xiang FU Small Hot Pot.

Biri de Nurol Tower’da No.1 Hot Pot.

Biz ikisini de denedik ancak bugün bahsettiğimiz Mecidiyeköy’de Nurol Tower’da olanı.

Burayı bulmak için navigasyona Nurol Tower yazın, otopark'ına park edin(restorana gelenlere ücretsiz) daha sonra rezidans'ın ana kapısından çıkıp hemen sağdaki Migros kapısından içeri gitin.

Restoran zaten hemen karşınıza çıkacak.

 

Ancak dikkat!

No.1 Hot Pot'a akşam gidecekseniz rezervasyon yapmanız şart.

Herkesin halihazırda masada kurulu hot-pot sistemleri olduğu için, o masaya ihtiyacınız oluyor, öyle kenarda barda otururum durumu yok. 

Masaya oturduğunuz gibiyse elinize bir tablet geliyor.

Çince anlıyorsanız işiniz kolay, anlamıyorsanız gözlerde miyop yoksa az çok Türkçelerini de okuyabiliyorsunuz.

Ancak panik yok çünkü servis yapanlar konuya hakim, hemen açıklamaya başlıyorlar.

Sipariş vermeden önce AMAN DİKKAT: Acılı sular çok acı, ama az acısı da çok acı.

O yüzden mutlaka sade su isteyip acısını sonradan ilave edin.

Menüde salyangozdan tutun, mavi yengece kadar geniş ürün yelpazesi var.

Önce baz olarak kullanacağınız aromatik suları seçiyorsunuz, sonra sebzeleri sonra protein ya da yiyeceğiniz diğer ana malzemeleri ekliyorsunuz.

Malzemeler küçük kaplarda geliyor.

Aromatik suları seçmeden önce yine acıyla ilgili küçük bir uyarıda bulunalım.

Zira Çin acısı Türk acısına benzemiyor, burada aromatik sularda kullanılan acı çok daha yoğun bir acı.

Bu nedenle sipariş verirken servis yapan kişiyi söylediğiniz her yemek için mutlaka az acılı olması yönünde uyarınız, hatta mümkünse acısını siz sonradan ekleyiniz, yoksa yemeğinizi yiyemeyecek duruma gelebilirsiniz.

 

Malzemelerden neyi nasıl seçeceğinizse size kalmış.

Menüdeki tüm malzemelerin tatları oldukça iyi, enoki mantarından, kuru soyaya kadar her şey orijinali gibi, bu nedenle oldukça lezzetli.

Siz hazır olunca, pişirme süreci için önünüzdeki ocağı ayarlamaya başlıyorlar.

Dilerseniz önünüzdeki ocağın bir kısmını ızgarayla değiştirebiliyorsunuz.

Yani bir tarafta su kaynarken bir diğer tarafta düz bir ızgaranın üzerinde (tepanyaki misali) pişirme yapabiliyorsunuz.

Favorimiz iki tekniği aynı anda uygulamak.

Yani malzemelerin bazılarını önce hafifçe mühürleyip sonra suya atmak.

Ocaklarınız ısınırken sizi hızlıca sos bölümüne alıyorlar.

Burada istiridye sosundan acı sosa kadar türlü türlü ek malzemeler var.

Küçük kaselerde karışımınızı hazırlıyorsunuz ve ocağınızın başına geri dönüyorsunuz.

Eğer isterseniz servis yapanlar size sos konusunda da yardımcı oluyor. (Yine acıya dikkat.)

Sonrası size kalmış.

İster tüm malzemeleri bir anda içine atın, ister teker teker kaynatın, isterseniz de çiğ malzemeleri kasenizde buluşturun.

Servise gelecek olursak; çalışanların hemen hemen hepsi bu kültüre hakim.

Malzeme seçerken size fazlasıyla yardımcı oluyorlar, hatta "Bu, Türk damak zevkine biraz ağır gelebilir." gibi yorumları dahi oluyor, ki bu iyi bir şey, anlıyoruz ki müşteriyi ve sattıkları yemeği tanıyorlar.

Zaten restoranda Uzak Doğu'lular da çalışıyor, hatta yemek salonundaki müşterilerin yarısından fazlası Asyalı, bu da yemeklerin otantikliğini gösteriyor.

Fiyatlar kişi başı 150-175 lira arası, tabii alkol olmayınca, ancak hakkını vermek lazım tıka basa doyuyorsunuz.

Mekanaysa pek ısınamadık, rezidansın altında olması bahsettiğimiz o otantik havayı bozuyor. İlerde umuyoruz ki daha doğal, daha samimi bir yere geçebilirler.

Kalkmadan önceyse son olarak Türkiye'de bir türlü orijinalini bulamadığımız bubble tea çıkageliyor, hem de en orijinal haliyle.

E tabii haliyle, biz de oldukça sevinerek masadan kalkıyoruz.

BUNLARI DA OKUYUN

GİZLİ MÜŞTERİ: CONI&CO

'Gıt, gıt, gıdak, kanatlar sıcak.' demek mümkün.

GİZLİ MÜŞTERİ: FİKO OCAKBAŞI

Yine yapacağını yaptın Fikret.

Feed - Gizli Müşteri
YEMEK
SERVİS
FİYAT
MEKAN
BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Şehirlerin Şarjı Bitmez

ŞEHİRLERİN ŞARJI BİTMEZ

Güne hazırsınız, otomobiliniz de öyle.

Yeni İnsan

YENİ İNSAN

Gündüz Vassaf XOXO The Mag için yazdı.

Sosyal İzolasyonda Skın-Fastıng

SOSYAL İZOLASYONDA SKIN-FASTING

Cilt bakımı rutininizi durdurduysanız, tekrar düşünün.

Değişik Bir Gün

DEĞİŞİK BİR GÜN

Başlıyoruz.

Az Kaldı

AZ KALDI

Otomobile atlayıp şehri yaşamaya.

Şükrü Özyıldız

ŞÜKRÜ ÖZYILDIZ

Şapkasını kapının dışında bıraktı. İçeri girdi, elimizi sıktı, karşımıza oturdu; arkadaşımız oldu.

Best Frıends: Ece Çeşmioğlu

BEST FRIENDS: ECE ÇEŞMİOĞLU

Ece Çeşmioğlu ve Taner Ölmez'le sohbet ettik. Daha doğrusu onlar etti, biz dinledik.

Rebırth

REBIRTH

Adı üstünde işte, yeniden doğuyoruz.

A Suburban Affaır

A SUBURBAN AFFAIR

Kırsaldayız ama aslında değiliz.

Evdeki Saat

EVDEKİ SAAT

Grubun beyni ve şimdilik tek üyesi Eren Bagi’yleydik.

Lyn Weıscz

LYN WEISCZ

Lynskiii, telefonun öbür ucunda.

A’dan Z’ye Moda Haftası

A’DAN Z’YE MODA HAFTASI

Moda haftasının hengamesi ve bütün yaşananları alfabedeki harflerin öncülüğünde inceliyoruz.

EN YENİLER
Beğeni Üzerine

BEĞENİ ÜZERİNE

Ali Akay, XOXO The Mag için yazdı.

Zızı Donohoe

ZIZI DONOHOE

Zizi Donohoe ile güzellik üzerine biraz laflıyoruz.

Franz Ferdınand

FRANZ FERDINAND

Franz Ferdinand ile İstanbul konserlerinden hemen önce buluşmuştuk.

Bir Küresel Moda Dosyası

BİR KÜRESEL MODA DOSYASI

Küresel moda markalarını mercek altına alıyoruz.

Erol Tabanca & İdil Tabanca

EROL TABANCA & İDİL TABANCA

OMM'u Kengo Kuma'dan dinledik, şimdi sıra işin kalbi olan ikilide. Biz bu ikilinin sohbetine müdahil olmaktansa şahit olmayı tercih ediyoruz.

Jonathan Anderson

JONATHAN ANDERSON

JW Anderson’ın kurucusu ve Loewe’nin Kreatif Direktör’ü Jonathan Anderson’ın yükselişi hız kesmiyor. Erkek kıyafetleriyle başlayıp kadın tasarımlarına varan serüvenin tanığıyız.

DAHA FAZLA