CHRISTOPHER COPIN & KARIN GUSTAFFSON

Bauhaus ruhunu üzerinize giymek üzerine...

COS, henüz 12 yaşında. Ama hedefinde yüzyıllık bir amaç var: ‘Gesamtkunstwerk’.

Güçlü formlar ve blok renklerle kendine özgü bir alan yaratan İskandinav estetiğine bugünlerde Alman modernizminin poster çocuğu Bauhaus ekolünün etkileri yansıyor. Konumuz, kapsül koleksiyon. Weimar’da mimar Walter Gropius tarafından kurulan Bauhaus ekolünün ‘gesamtkunstwerk’, yani bütünlüklü sanat eseri hedefini koruyor. İlham kaynağı Alman ekolü gibi disiplinlerin buluştuğu, yapısal detayların öne çıktığı koleksiyonu size anlatalım.

13 temel parçanın oluşturduğu koleksiyon her anında zamansız, duru ve kendinden emin tasarım çizgisine sahip. Yani her zaman olduğu gibi... Ama elbette ki bu sezon daha da güçlü bir Bauhaus etkisinin altında. Formlar temel renklerle buluşmuş halde, her parça fonksiyon ve konfor vurgusuyla detaylandırılıyor ve modern silüetlere modern yapılar yakıştırılıyor. Gustafsson, Bauhaus’u geometride, Copin'se monokrom renk paletinde buluyor.

BAUHAUS RUHUNU ÜZERİNİZE GİYMEK

Arşiv parçalarının odağında ne olacağı henüz ilk günlerden belli. Gustaffson, koleksiyona başladıkları anda Bauhaus’tan esinlenen geometrik formlar ve minimal renkler üzerine odaklandıklarını, Copin’se öne çıkanların Bauhaus yapılarını hatırlatan monokrom paletler, dokulu gri tonlar, keskin beyazlar, dikdörtgen ve dairesel şekiller olduğunu söylüyor. Tasarımcılar için gelenek ve inovasyon altı çizilmesi gereken birer odak noktası. Hem Copin hem Gustafsson varmak istedikleri son duraktan epey emin. Copin, “Sezon koleksiyonlarımızda araştırma ve yolculuklardan esinleniyoruz; bu kapsüldeyse özellikle terzilik ve gelenekle inovasyonu buluşturan Bauhaus’a odaklandık.” diyor. Gustafsson da aynı fikirde: “Doğru terziliğe sahip parçaları Bauhaus ekolünün ışığında ellerimizle seçtik, inovasyon ve geleneği birleştirmek istedik.”

Gustafsson, 100. yılını kutlayan hareketin modern kültür kadar tasarımların kendisine de şekil verdiği görüşünde. “Bu koleksiyon, Bauhaus Sanat Okulu'na uzun zamandır duyduğumuz hayranlığı ortaya çıkarıyor.” Copin de Bauhaus sanatçılarının bugüne kadar sıklıkla kendilerine ilham verdiğinin altını çiziyor. “Bauhaus, yirminci yüzyılın başlarında yeni bir jenerasyon yarattı ve biz 12 sene önce başladığımız o ilk günden itibaren bu sanatçılardan ilham aldık. Seçme zamanı geldiğinde geri dönüp o ilhamı taşıyan parçalarımıza baktık.” Peki ya, ‘gesamtkunstwerk’? Yani her disiplinin birbirini bulduğu, birbirinden beslendiği o bütünlüklü sanat eserinin koleksiyona etkisi? “COS, farklı disiplinlerden sanat ve sanatçılarla çalışma tarihine sahip bir marka; bu sebeple ilk arşiv koleksiyonumuzda tüm kreatif disiplinleri bir araya getirmek istedik.” diyor. Özetle: “Gesamtkunstwerk’ten ilham aldık.”

Gustafsson ekliyor: “Gesamtkunstwerk’te tüm sanatlar bir araya geliyor, buna mimari de dahil. Bu sene iş birliklerine çok önem veriyoruz. Salone Del Mobile’de Mamou Mani mimarlarıyla çalışma şansı elde ettik. Bu hem bize ilham veriyor, hem de tasarım değerlerimizi ortaya çıkarıyor.”

Mimari tek damarı olmasa da Bauhaus’un ana damarlarından biri. Peki, moda gibi hızlı tüketilen bir arenada mimari kadar durgun bir ekol kafa karıştırıcı değil mi? Sorduğumuzda, Copin’den aldığımız yanıt, “Mimariden ilham almak biraz içgüdüye karşı gelmek gibi duruyor. Mimari hareket etmiyor, ama kıyafetler harekete izin vermeli. Fakat, Bauhaus yapılarına bakarsanız statik değiller, öyle görünmek gibi bir dertleri de yok. Onlar sadece, formlarının doğasında var olan bir hareket anlayışını ifade ediyorlar. Mesela, Marcel Breuer’ın UNESCO binası, beton bir bina ama gerilimi ve hafifliği hissediyorsunuz. Tüm süreçte bize rehberlik eden bu stil oldu.”

Arşiv denince akla zamanı geçen, rafa kaldırılmış objeler gelse de, söz konusu moda olduğunda arşiv klasik demek. Her sezon yeni trendlerin ortaya çıktığı, beli tüketime bağlı bir endüstride belki de gelinmesi en zor mertebe... Gustafsson, tasarım aşamasında trendlerden bağımsız davrandıklarının altını çiziyor: “Biz geçmişten ve modern sanattan ilham alıyoruz. Daima, zamansız ve erişilebilen parçalar peşindeyiz. Klasik dediğimiz şey de tam olarak bu ögelere sahip olmalı, kaliteli malzemeden yapılmalı ve giyene de, gözlemleyene de modern hissettirmeli.” Copin de zamansızlık vurgusunu yapıyor ve ekliyor, “Klasik addedileni şu an giyebilmelisiniz ama gardırobunuzda da yıllarca durabilmeli. Örneğin, beyaz gömlek, klasik bir parça. Onu her sezon, giydiğiniz her farklı parçayla baştan yaratabilirsiniz.”

FORM, FONKSİYONA EVRİLİYOR

İşe yaramayan klasik, klasik değildir. Bu yüzden sohbetin kalbinde fonksiyon ve form yatıyor. Gustaffson’a göre kapsül tasarımları da dahil tüm parçalarında form, fonksiyonu takip ediyor. Katiyen tam tersi değil... Copin fonksiyon ve formun, Bauhaus’un da kilit noktalarından olduğunun altını çiziyor: “Bauhaus binalarına ve parçalarına bakarsanız, 100 yaşında olmalarına rağmen inanılmaz modern durduklarını fark edersiniz. Vassily sandalyesi tasarım olarak bir sanat eseri ama aynı zamanda inanılmaz rahat. İlgi çekici olan, fonksiyondan başlayıp forma gitmek, işinin ehli bir terziyle çalışıp, günün sonunda ortaya baştan ayağı bir ekip işi çıkarmak.”

“Fonksiyon her şeyin önünde.” diye ekliyor Gustaffson, “Fonksiyonellik, modernlik, dokunabilmek tasarımlarımızın tümünün kalbinde var. Bu koleksiyonun ‘en’ parçasını
seçip yeniden yarattık; katladık, kapladık, kıvırdık. Sürekli klasik parçalara yeniden dönüyor ve onların formlarıyla, silüetleriyle oynayarak her seferinde yine ve yeniden modern bir hissiyat oluşturuyoruz. Kadın parçalarında minimal tasarım aracılığıyla gerçek terziliğin altını çizdik. Zanaatla modernizmi buluşturup yıllarca kullanılacak parçalar yarattık.”

AZ TASARIM, ÇOK DETAY

Copin’e göre tasarımcılar, malzemeyle form yaratmanın arasındaki doğrudan bağlantının ta kendileri. “Tasarımcılar ve mimarlar bu konuda birbirlerine epey benziyor. Bir sandalye formu için en yeninin peşinde koşabiliyorlar ya da güzel bir pencereye varacak yepyeni bir cam tekniği uğurunda arayışa girişebiliyorlar. Biz de bu koleksiyonu geliştirirken form ve fonksiyonu keşfettik.”

SÜRDÜRÜLEBİLİR İLHAM

Tasarımcıların çizimlerinden tüketicinin zevkine ulaşan ürünler minimal renkler ve net formlarda olsa da, insanlık olarak hiçbir şeyin minimal olmadığı zamanlardan geçiyoruz... Ama iyiye giden şeylerin de olduğu aşikar. Mesela, biz bu röportajı yaptığımız günlerde Greta Thunberg gemi yolcuğunu tamamlayıp New York’a varmak üzere.

“Şu an gerçekleşen hareket çok önemli.” diyor Copin. “Biz yaptığımız her şeyde sürdürülebilirliğe önem veriyoruz. Yavaş yaşamaya inanıyoruz, her tasarımımızda zaman harcıyoruz ve uzun süre giyilebilecek parçalar üretiyoruz. Endüstri değişiyor ve bir moda markası olarak odağımız, yeni ve daha verimli üretim yolları keşfetmek.” Gustafsson’a göre sürdürülebilirlik konusunda özellikle kararlı olmak da epey önemli. Üstelik moda dünyası da bu zihniyete yakın. “Herkes çevreye karşı daha büyük bir duyarlılık ve sorumlulukla çalışıyor.”

Copin, sürdürülebilir üretim için en önemli noktanın teknoloji olduğunu vurguluyor. “Sürdürülebilirlik, dönemimizin en önemli hareketlerinden ve endüstrinin şu an karşılaştığı birçok zorluk, inovasyonla aşılabilir seviyede.”

Gustafsson da inovasyonla bu sarmalın içinden çıkabileceklerini söylüyor ve ekliyor, “Bunu da yine her zaman izlediğimiz yöntemle yapmak mühim, var olan estetik dilimize sadık kalarak.”

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Şehirlerin Şarjı Bitmez

ŞEHİRLERİN ŞARJI BİTMEZ

Güne hazırsınız, otomobiliniz de öyle.

Yeni İnsan

YENİ İNSAN

Gündüz Vassaf XOXO The Mag için yazdı.

Sosyal İzolasyonda Skın-Fastıng

SOSYAL İZOLASYONDA SKIN-FASTING

Cilt bakımı rutininizi durdurduysanız, tekrar düşünün.

Değişik Bir Gün

DEĞİŞİK BİR GÜN

Başlıyoruz.

Az Kaldı

AZ KALDI

Otomobile atlayıp şehri yaşamaya.

Rebırth

REBIRTH

Adı üstünde işte, yeniden doğuyoruz.

Şükrü Özyıldız

ŞÜKRÜ ÖZYILDIZ

Şapkasını kapının dışında bıraktı. İçeri girdi, elimizi sıktı, karşımıza oturdu; arkadaşımız oldu.

Best Frıends: Ece Çeşmioğlu

BEST FRIENDS: ECE ÇEŞMİOĞLU

Ece Çeşmioğlu ve Taner Ölmez'le sohbet ettik. Daha doğrusu onlar etti, biz dinledik.

A Suburban Affaır

A SUBURBAN AFFAIR

Kırsaldayız ama aslında değiliz.

Evdeki Saat

EVDEKİ SAAT

Grubun beyni ve şimdilik tek üyesi Eren Bagi’yleydik.

Lyn Weıscz

LYN WEISCZ

Lynskiii, telefonun öbür ucunda.

A’dan Z’ye Moda Haftası

A’DAN Z’YE MODA HAFTASI

Moda haftasının hengamesi ve bütün yaşananları alfabedeki harflerin öncülüğünde inceliyoruz.

EN YENİLER
Beğeni Üzerine

BEĞENİ ÜZERİNE

Ali Akay, XOXO The Mag için yazdı.

Zızı Donohoe

ZIZI DONOHOE

Zizi Donohoe ile güzellik üzerine biraz laflıyoruz.

Franz Ferdınand

FRANZ FERDINAND

Franz Ferdinand ile İstanbul konserlerinden hemen önce buluşmuştuk.

Bir Küresel Moda Dosyası

BİR KÜRESEL MODA DOSYASI

Küresel moda markalarını mercek altına alıyoruz.

Erol Tabanca & İdil Tabanca

EROL TABANCA & İDİL TABANCA

OMM'u Kengo Kuma'dan dinledik, şimdi sıra işin kalbi olan ikilide. Biz bu ikilinin sohbetine müdahil olmaktansa şahit olmayı tercih ediyoruz.

Jonathan Anderson

JONATHAN ANDERSON

JW Anderson’ın kurucusu ve Loewe’nin Kreatif Direktör’ü Jonathan Anderson’ın yükselişi hız kesmiyor. Erkek kıyafetleriyle başlayıp kadın tasarımlarına varan serüvenin tanığıyız.

DAHA FAZLA