FEELINGOLD

Çağrı ve Cihan yalnızca Kapalı Çarşı'da duyabileceğiniz terimlerden ve kendileri için yarattıkları modern çalışma ortamından bahsediyor.

Yeni nesil markalar için sektörden farklı isimlerle iş birliği içine girmenin olumlu yönleri var mı?

Cihan Can Şahin: Bizim başlangıçtaki yola çıkış̧ haritamız, zaten kendi markamızı belirli bir seviyeye ulaştırmak, sonrasında da Feelingold gibi daha başlangıç seviyesinde tasarımcı ya da halihazırda oluşum sürecinde olan markalara elimizin altındaki imkanlardan yararlanma şansı sağlamaktı. Onlar için bir çatı olmayı hedefliyoruz. Hatta çatı olma isteğimizi daha da ileri taşıyıp kolektif bir çalışma ortamı yaratmaya kadar götürmek istiyoruz. Bu adımı ilk olarak Melih Çebi’nin eserleriyle attık. Kullandığı gülen surat ifadesini takı haline getirdik. İş birliğimiz sonucunda da dört parçadan oluşan bir kapsül koleksiyon çıkarmış olduk.

Markanın oluşumunda Kapalı Çarşı’yla olan geçmişinizin de katkısı odu mu?

CCŞ: Ailemiz 60’lı yıllardan beri Kapalı Çarşı’da çalışıyor. Kuyumculuğun dahil olduğu tüm zanaat dallarında aktif rol oynadılar. Kuyumculukta üretim, geri dönüşüm, saflaştırma, toptan satış, perakende satış ve el işçiliği alanında saymakla bitiremeyeceğiniz kollara ayrılıyor. Kapalı Çarşı’ya girdiğinizde kaplamacı ve cilacı gibi bir sürü farklı tabelayla karşılaşırsınız; hiçbirinin tam olarak neye hizmet ettiğini anlamazsınız ama aslında hepsi kuyumculuğun birer parçasıdır.

Peki ikinizin yolları nasıl kesişti?

CCŞ: Ben reklamcılık eğitimi aldım ve mezun olduktan sonra da bu sektörde çalıştım. Yaptığım işten pek keyif almadığım bir dönemde ailemden bir iş teklifi aldım. Hindistan’da yürütülecek bir projeyi kontrol etmek ve çeviri yapmak amacıyla orada bulunmam gerekiyordu. Bu kadar işin içinde olduktan sonra, bu durumun yapılan işi öğrenmem gibi bir artısı oldu. Aslında hesapta olmayan bir kariyer seçimiydi... Türkiye’ye döndüğümde de Çağrı’yla karşılaştım. İkimiz de geleneksel kuyumculuk ürünlerinden farklı tasarımlar yapmak istediğimize karar verdik ve Feelingold serüvenimiz başlamış oldu.

Çağrı Şahin: Cihan’ın aksine, lise ve üniversite yıllarımda ben sürekli olarak Kapalı Çarşı’ya gidip aile işimize destek veriyordum, yani kuyumculuğa karşı hep bir ilgim vardı. Ama klasikleşmiş kuyumculuk değil de daha butik ve özel tasarımlarımı yapabileceğim bir iş alanı yaratma hedefi içindeydim. Cihan’ın babasından aldığım iş teklifiyle yollarımız kesişmiş oldu. Ardından ikimiz de bu işle ilgilenmek ve bunu yeni nesle uygun bir bakış açısıyla yapmak istediğimiz için Feelingold’la ortak bir yola çıktık.

Hayalinizde betimlediğiniz bir tasarımı hayata geçiremediğiniz oldu mu?

ÇŞ: Böyle bir durumla hiç karşılamadık. Çünkü ilk prototipte aksaklıklar yaşansa bile hazırlanan taslak üzerinde sayısız revize ve düzeltmeyle istediğimiz her tasarımı gerçeğe dönüştürme şansına sahibiz.

Ürünlerinizi değerli kılan şey ham maddeleri mi? CCŞ: Kesinlikle tasarımları. Çünkü markanın kurulduğu dönemde çıkış noktamız 14 ayar ya da 18 ayar altından takılar tasarlamaktı. Fakat piyasaların durumu dövizle orantılı olduğu için gelinen son noktada ürünlerde yapacağımız fiyatlandırmaların alım gücüyle orantılı olmayacağını gördükten sonra yeni bir yol haritası çizmeye karar verdik. Şu an çoğunlukla gümüş üzeri altın kaplama ürünler yapıyoruz.

ÇŞ: Özgünlük bizim için önemli unsur ve bir ürünü lüks yapan en önemli özellik.

Değerli taş kullanıyor musunuz?

ÇŞ: Birkaç minimal model üzerinde değerli taş uygulaması yaptık. Spirit koleksiyonunda bazı hayvan figürlerinin gözleri üzerinde ve bazı geometrik modellerde değerli taş uygulaması mevcut.

CCŞ: Gümüş üzeri altın kaplama ürünlere yoğun miktarda değerli taş uygulama yapmak, fiyat ve maden açısından dengeli bir tasarım olmayacağından ötürü, özel koleksiyonlarımızda daha yoğun değerli taş kullanımına yer vermeyi planlıyoruz.

Altın kaplamanın kalıcılığı atındaki maddeye göre değişiklik gösteriyor mu?

ÇŞ: Gümüş olması daha etkili bir yöntem. Sadece kaplama için değil, farklı madenler kullanıcılar üzerinde alerjik reaksiyonlara da sebebiyet verdiği için öncelikli tercih ettiğimiz ham madde altın olmuyor.

CCŞ: Konu açılmışken, kaplama olarak betimlediğimiz işlemin suya batırıp çıkarmaktan ibaret olmadığını vurgulamak istiyorum. Çok daha kapsamlı ve fiyat dengesini de değiştiren bir rol oynayabiliyor.

Kişiye özel tasarım yapmak gibi bir projeniz var mı?

ÇŞ: Evet, kesinlikle var.

CCŞ: Bu kolda bir girişimde olmayı çok isteriz. Daha önce üzerinde çalışmadığımız bir takı tasarlamak bize keyif verir. Kendimizi zorlamayı seviyoruz ve değerini hak ettiği zaman da özel tasarım yapmayı çok seviyoruz. Böylelikle, yaklaşım olarak bize sunulan her şeyi sonuca ulaştırabileceğimiz bir sisteme sahip olduğumuzu vurguluyoruz.

İşçilik aşamasında siz de kolları sıvıyor musunuz?

ÇŞ: Üretim aşamasında aktif değiliz. Fakat AR-GE aşamasında tezgahlarda revize işlemleri kendimiz gerçekleştiriyoruz. Geçmişten gelen bir deneyimimiz ve atölye bilincimizin olmasının da verdiği rahatlıkla gereken tüm sekanslarda işin içine dahil olabiliyoruz.

CCŞ: Özellikle kalıp yapımında epey çalışıyoruz. Üretimde kullanılacak ve çoğaltma işlemini yapacak olan kalıp son haline gelene dek üzerinde birçok işlem uyguluyoruz. Ayrıca düzeltme, cila ve renk aşamalarına da aktif biçimde dahiliz.

Markayla ilgili kararları ortaklaşa mı alıyorsunuz?

ÇŞ: Genellikle inisiyatif alıyoruz. Birbirimize rahatlıkla ulaşamayacağımız durumlarda karar merci olmakla ilgili bir sıkıntı içinde değiliz. Reklamcılık, sosyal medyaya da yazınsal bir iş üzerinde çalışmamız gerektiğinde Cihan daha deneyimli olduğu için ben işi direkt ona devrediyorum. Kesinlikle ortaklaşa kararlar almak zorunda hissetmiyoruz. Bu sistem de doğal olarak gelişiyor.

Koleksiyon hayata geçtiğinde heyecanınız yerini rahatlamaya bırakıyor mu?

CCŞ: Ticari olarak ya da Feelingold’la ilgili herhangi bir konuda zor bir süreçten geçiyorsak hemen numune setimizi açıp şimdiye kadar tasarladığımız ürünlere bakıyoruz. Belirli bir süre sonra geçmişte yaptığımız, başardığımız şeyleri unutabiliyoruz. Ya da dışarıdan birine gösterdiğimizde aldığımız olumlu etki, zamanında hissettiğimiz o heyecanı tekrar yaşamamıza olanak sağlıyor.

ÇŞ: Feelingold’un kuruluş sürecinde de popüler kültüre hizmet eden bir şey değil de kalıcı ve zamansız bir marka olmayı hedeflediğimiz için, heyecanımız da geçici olmuyor. Yani kısacası, bir rahatlama anı yaşadığımız söylenemez...

Piyasada nasıl bir rekabet söz konusu?

ÇŞ: Kapalı Çarşı özelindeki rekabet genel olarak dışarıya dönük değil; içeriden biri değilseniz rekabeti ya da işlerin nasıl yürüdüğünü tam olarak anlamanız pek mümkün olmuyor. Aslında konsept olarak Kapalı Çarşı’yla pek bir bağımız yok. Orada bulunmamızın nedeni daha çok, sektörün orada işlemesi ve çarşının üretim bandında merkezi konumda olması.

CCŞ: Çağrı’nın söylediği gibi, içerideki piyasa dış dünyaya açık bir konumda değil. Üretici, ara toptancı, toptancı, mağaza ve en sonunda alıcıya kadar uzanan bir süreç var ve bu süreç sırasında da ürünün fiyatında bir değişim söz konusu. Bu döngü yıllar içinde süreklilik kazandığı içinde dışarıdan yeni birinin bu çarkın bir elemanı olması pek söz konusu değil. Kapalıçarşı kendi

içinde ne kadar sıcak bir hisse sahip olsa da dışarıya soğuk bir tarafa da sahip. Bizim bu sektördeki artımız, var olan bir geçmiş birikime ve bağlantıya sahip olmamız.

Cinsiyet algısı aksesuar tasarımında daha özgür olmanızı sağlıyor mu?

CCŞ: Kesinlikle evet; işimizi epey kolaylaştırdığını söyleyebilirim. Sabit bir cinsiyet üzerinde yoğunlaşarak sınırlandırmalar dahilinde tasarım yapmak zorlayıcı bir süreç. Koleksiyonlarımızı alıcılara uniseks olarak sunuyoruz. Sadece, ürünlerimizin sunum aşamasında ve görselleri hazırladığımız dönemde zorlandığımız oluyor. Hazırladığımız ürünü kadın ya da erkek model üzerinde kurgulayacağımızın kararını alırken sıkıntı yaşayabiliyoruz. Biz ne kadar uniseks bir ürün tasarlıyor olsak da sonuç olarak ortaya çıkan görsel, her alıcıda farklı algı yaratabiliyor.

Satışlarınızda kadın-erkek dağılımı ne durumda?

CCŞ: Tüketicilerimizin çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor. Tabii bu, yalnızca kadınların Feelingold ürünleri kullandığı anlamına gelmiyor. Genellikle erkeklere hediye almak için bizi seçen kadın tüketicilerimiz de var.

ÇŞ: Zaten marka olarak da kadın ya da erkek özelinde bir dayatma yapmayı doğru bulmuyoruz. Herkes kendi estetik algısı ve stili özelinde ürünlerimizi dilediği gibi kullanmakta özgür.

Tasarımlarınızın lüks görünmesini sağlayan unsur nedir?

CCŞ: Kalitesi. Feelingold’un hazırlık ve hayata geçiş sürecinden bugüne dek neredeyse iki buçuk yılı geride bıraktık. Ve ilk prototiplerimizi şu an elime alıp baktığımda halen aynı görüntüyü ve işçiliği korumaya devam ediyorlar. Çünkü zaman, takı ya da aksesuar gibi ürünler için en önemli etken. Lüks görünmesi malzemenin kendisiyle değil; kalitesi ve tasarımıyla alakalı.

 

Tasarımlarınızı rahat kılmak için nasıl bir yol izliyorsunuz?

CCŞ: Ürünleri direkt üretmek yerine öncelikle prototiplerini yapıyor olmamızın artısı, onların ergonomi unsurunu da test etmememize olanak veriyor olması. Hazırlanan test ürünlerini deniyor olmak doğabilecek hata ve kusurları deneyimleyip onları satışa çıkmadan önce çözümleyebilmemizi sağlıyor. Çalıştığımız ustalar da işinin ehli olduğu için tasarımımızın taslağına baktıklarında bile bize genel bir fikir verebiliyorlar.

 

Hanginiz işin zanaat kısmında daha aktif rol oynuyor?

ÇŞ: Zanaat kısmında aramızda bir farklılık olduğunu düşünmüyorum. İkimiz de işin mutfağından geldiğimiz için bir ayrım yapamayız. İkimiz de her alanda aktif şekilde çalışıyoruz.

Kazandığınız deneyim markanın yeni koleksiyonlarındaki hazırlık sürecine yansıyor mu?

CCŞ: Her seferinde, hazırladığımız bir önceki koleksiyona göre daha fazla geri bildirim almış oluyoruz. Bu durum bile bizi bir adım ileri taşımak için iyi bir yol haritası. Neyin alıcıları memnun ettiğini, hangi tasarımımızın daha büyük kitleye hitap ettiğini ya da yaşanan bir sorunu görmemiz, hep bir çözme ve iyiye gitme evresine hizmet ediyor. Böylelikle her yeni koleksiyonla daha iyisini yapmaya çalışıyoruz.

ÇŞ: Öncelikle olumlu geri dönüşlerdense olumsuz geri dönüşler bizim için daha büyük önem arz ediyor. Gözümüzden kaçan, dikkat etmediğimiz hata unsurlarını ortadan kaldırabilmemize olanak sağlıyor. Çalıştığımız ekipler ve olanaklarımız sayesinde ürünlerimizi en iyi noktaya taşımak için yeterli güce sahibiz.

Konsinye çalışan farklı mağazalarda da ürünlerinizi satışa sunmayı hedefliyor musunuz?

CCŞ: Aslında öncelikle, kendimize ait bir yer

açmanın planlarını ve düşüncelerini kuruyoruz. Ayrıca farklı mağazalara da ürünlerimizi dahil etmek için görüşmeleri yürütüyoruz. İki taraf için de uygun şartları yakaladığımızda bu işlemi başlatacağız. Yani şu an için hazırlık aşamasında olduğumuzu söyleyebiliriz.

 

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Nadıa Lee Cohen

NADIA LEE COHEN

XOXO The Mag'in Sonbahar/Kış 2018-2019 kapak konuğuna bakmaktasınız.

Yeni İnsan

YENİ İNSAN

Gündüz Vassaf XOXO The Mag için yazdı.

Dönersen Islık Çal

DÖNERSEN ISLIK ÇAL

Bala Atabek, XOXO The Mag için yazdı.

Jonathan Anderson

JONATHAN ANDERSON

JW Anderson’ın kurucusu ve Loewe’nin Kreatif Direktör’ü Jonathan Anderson’ın yükselişi hız kesmiyor. Erkek kıyafetleriyle başlayıp kadın tasarımlarına varan serüvenin tanığıyız.

Yemek ve şarap eşleşmesi

YEMEK VE ŞARAP EŞLEŞMESİ

“Mutluluğun, basit ve açık bir şey olup, bir bardak şarap, bir kestane, kendi halinde bir mangalcık ve denizin uğultusundan başka bir şey olmadığına aklım yattı. Yalnız, bütün bunların, mutluluk olduğunu insanın anlayabilmesi için basit ve açık bir kalbe sahip olması gerekiyordu.” Nikos Kazancakis

Yedi Titreşim

YEDİ TİTREŞİM

Gün ortasında da günaydın diyemeyeceğimizi kim söyledi? Kendinizi rahat bırakın.

Davıd Mallett

DAVID MALLETT

Maestro’dan sizin için güçlü tüyolar alıyoruz.

Bir Küresel Moda Dosyası

BİR KÜRESEL MODA DOSYASI

Küresel moda markalarını mercek altına alıyoruz.

Franz Ferdınand

FRANZ FERDINAND

Franz Ferdinand ile İstanbul konserlerinden hemen önce buluşmuştuk.

Best Frıends: Ece Çeşmioğlu

BEST FRIENDS: ECE ÇEŞMİOĞLU

Ece Çeşmioğlu ve Taner Ölmez'le sohbet ettik. Daha doğrusu onlar etti, biz dinledik.

Server Demirtaş

SERVER DEMİRTAŞ

Mekanik hareketlerle hisleri buluşturuyor.

Erol Tabanca & İdil Tabanca

EROL TABANCA & İDİL TABANCA

OMM'u Kengo Kuma'dan dinledik, şimdi sıra işin kalbi olan ikilide. Biz bu ikilinin sohbetine müdahil olmaktansa şahit olmayı tercih ediyoruz.

EN YENİLER
Walk Don’t Run İle Tanışın

WALK DON’T RUN İLE TANIŞIN

İçeri lütfen, ama koşmadan.

Yürümek İçin 7 Neden

YÜRÜMEK İÇİN 7 NEDEN

Sicilya’ya gidip geleceğiz.

Aceleniz Yok: An’da Kalmanıza Yardımcı 5 Tüyo

ACELENİZ YOK: AN’DA KALMANIZA YARDIMCI 5 TÜYO

Hala an’da değilseniz, size buraya davet ediyoruz.

Sicilya Sokaklarında Kaybolmak İçin 3 Neden

SİCİLYA SOKAKLARINDA KAYBOLMAK İÇİN 3 NEDEN

Koşuşturmayı bırakıp derin bir nefes alıyoruz, Sicilya’dayız.

Server Demirtaş

SERVER DEMİRTAŞ

Mekanik hareketlerle hisleri buluşturuyor.

DAHA FAZLA