MICHAEL THE III

Maskülenlik-metreniz olsa, Michael the III’nin bu sayfalardaki fotoğraflarına bakarak, ona kaç puan verirdiniz?

Lütfen cevabı bize söylemeyin. Hatta mümkünse sesli olarak kimseye söylemeyin. Çünkü Mike Rinaldi bunu duyabilir. Ve karşılığında size de aynı soruyu yöneltebilir: Ne kadar maskülensiniz? Üzerinize alınmayın, sadece sizi sohbete hazırlıyoruz…

Röportaj: Hande Öçalan

Fotoğraflar: Michael The III

 

Üzgünüz ama sormalıyız, kaç yaşındasın Mike?

Ben de, Michael the III de 37 yaşındayız.

Senin ve alter egon Michael the III’nin ne zamandır farkındayız?

2014’ün başlarında, Instagram profilimi tamamen Michael the III konseptine adamaya karar verdim. Hikaye anlatımı, ironi, abartı, fantezi ve cazibeden oluşan bir dünya kurmak istedim. İnsanlar bu dünyayı fark ettikçe ben de daha görünür olmaya başladım.

E, peki Mike Rinaldi kim ve Michael the III kim? Siz kardeş misiniz?

Biz aynı kişiyiz. Michael the III’nin inandığı herhangi bir düşünce, Mike Rinaldi’nin karşı çıktığı bir hisle örtüşmez. Michael the III basitçe, benim abartılmış versiyonum. İnternet kültürünün pek çok insana yaptığı gibi... Benim durumumda farklı olan, her şeyin tek kişilik bir orkestra olması. Sık sık şunu söylüyorum; Instagram ruhumu yediğinde benden geriye Michael the III kalacak. Benimle gerçek hayatta tanışmış olsaydınız, muhtemelen profilimdeki halimden ne kadar farklı olduğuma şaşırırdınız. Bunu sıkça duyuyorum. Teoride aynı insan olduğumuzu düşünenler çok, ama mesela ben Michael the III kadar hoyrat ve benmerkezci değilim; işin o kısmı oyun. Tabii ki bakış açımız aynı. Ama Michael the III’nin hayat hikayesi benimkinden daha farklı. Onu kurgularken, insanların, olayların ve zaman çizelgesinin detaylarını değiştirerek kişisel deneyimlerimden faydalanıyorum. Dolayısıyla benim hayatımdan farklılaşarak başka bir hayata dönüşüyor. Günün sonunda hepsi bir ‘role-play’in, her şeyi daha da güzelleştirerek gösteren bir hikayenin parçası. Çünkü kendi hayatımı tüm açıklığıyla tanımadığım insanlarla paylaşmak istemezdim. Günün her saatinde nerede olduğumun bilinmesini de istemezdim. Birkaç beğeni butonuyla çevrem tarafımdan yargılanmak da. Bu sayede evet, olay hala benimle ilgili. Ama bir noktada benden de çıkmış halde, tam olarak ‘ben’ de değil... Beni takip edenlere sorsanız, eminim ki adım ve Beyoncé’yi çok sevmem dışında bana dair hiçbir şey bilmiyorlardır.

Mesleğin ne?

Gündüzleri grafik tasarımcı, geceleri çevrimiçi bir karakterim.

Sanatının medyumu olarak kendini kullanman epey narsistik değil mi?

Kesinlikle öyle. Bu arada, süje olarak kendisini kullanan her sanatçı için aynı şeyi söyleyemeyiz ama benim durumumda zaten amaç bu. Sanatım için narsisizmi kullanıyorum; dijital dünyanın nefret dolu yükümlülükleri ve obsesyonlarını alıp, çok daha simli, parlak, uyduruk ve gerçekdışı bir halde geri tükürüyorum.

Bir yerlerde, sana ‘dijital çağın Dali’si’ dediklerini okumuştuk. Bunu bir iltifat olarak mı alıyorsun?

Tabii ki, hem de seve seve. Bu hayatımda duyduğum en büyük iltifat bile olabilir. Onun gerçeküstücülüğüne, sivri diline, bıyığına, her şeyine bayılıyorum. Ben de geçenlerde okudum; Dali’nin bir gazetesi varmış ve adı Dali News’muş...

Estetik algın nereye yaslanıyor?

Çoğunlukla alımlı olana. Her ne kadar grunge’ı ve düzensizliği sevsem de, işlerim söz konusu olduğunda onlardan yana yönelmem pek olası değil. Bu yüzden genellikle daha dengeli olanı tercih ediyorum. Heykel sanatına, görsel tasvirlerin tümüne ilgiliyim. Yaptığım işte de her zaman belirli bir görsel temel olmasına dikkat ediyorum. Mutlaka güçlü bir referansım olmalı, aksini üretmeyi tercih etmiyorum.

Instagram profilin oto portrelerden oluşuyor. Selfie terimini sen icat etmiş olmak ister miydin?

Bu minvalde bir mucitlik başarısı ilgimi çekmiyor. Ama bu terim ortaya çıkmadan çok önce oto portrelerle ve hatta selfie’lerle uğraşıyordum. Bu projeye başladığımda, selfie neredeyse kötü bir terimdi; açıklanması gereken, yeni jenerasyonun bencilliğine yorulan bir sözcüktü. Şimdiyse iyiden iyiye kabullenildi, hatta bencillikten ziyade, kendine değer vermenin, kendini sevmenin ve önemsemenin ifadesi olarak kullanılıyor. Ben daha çok, tüm bunların gerçekleşeceğini önden gören o insan olmak isterdim.

Michael the III, göründüğü gibi tek kişilik bir şov mu yoksa arkasında bir ekip işi mi barındırıyor?

Zaman zaman çeşitli konularda başka amatörlerden ve profesyonellerden destek alsam da, tek kişilik şov kimliğimi koruyorum çünkü böyle olmasını seviyorum. Arkamda bir ekip olsaydı bu kadar doğru hissetmeyebilirdim. Yalnız çalışmayı, kendi işimi kendim halletmeyi ve pek çok şeyi tek elden yapmayı seviyorum. Styling, fotoğraf, yazı; hepsi tek bedende.

Modern çağ maçolarını gücendirmeye mi geldin?

İnce ironimi görmenize sevindim, çünkü yaptığım işin büyük bir kısmı aslında bu. Yöntemim, içerisinde politik bir açı barındırmıyor, hatta bundan bir fayda sağlamak istediği dahi söylenemez. Ama alışılagelmiş prototipleri alıp dönüştürmek ve hikayenin bilmediğimiz kısmını öğrenmek için onları sarsmak hoşuma gidiyor. Mesela bir karede, etrafımı spor aletleri ve toplarla çevirmiştim, üzerimde sadece plastik bir suspansuar ve birkaç parça zincir vardı. Fotoğrafın açıklaması da benim ne kadar sportif olmadığımla ilintili bir hicivdi. Sahteydim ve etrafımdaki toplar da aslında paletin üzerine çizilmişlerdi. Michael the III, aslında idealize edilmiş bir üçüncü tür tasviri. Adam ve ‘Steve’den sonra yaratılmış bir canlı. Sahte bir maskülenlik sunuyor ve bu açıdan da bir nebze zavallı bir karakter.

İnsanlar değişirken Michael the III de değişiyor mu?

Hepimiz gibi, yıllar içinde o da değişiyor, değişti. Az önce bahsettiğim gibi, bu işe selfielerle eğlenerek başladım ve bir süre sonra yüzlerce farklı kareye ulaştım. Şakanın kendisinin bayatlamaması adına bu fikri narsisizm çemberinden farklı bir yerlere evirmeliydim, öyle de yaptım. Michael the III’nin değişikliğe açık bu hali beni heyecanlandırmaya devam ediyor.

Az önce ondan üçüncü tür tasviri olarak bahsettin ama Michael the III aslında pek de cinsiyetsiz bir karakter değil.

Prezantasyon olarak maskülen, evet, ama o aslında bütün cinsiyetlerin ortak bir temsili. Onu, pozlama, renk, ışık gibi diğer tüm naif özelliklerini de işin içine katarak şekillendirmeyi seviyorum. Maskülenlikle oynanan oyunlar göründüğü kadar basit olmuyor; her zaman bir üçüncü göz eleştirisine açık, çok çabuk tepki çekebiliyor. Maskülen erkeklerden hoşlandıklarını söyleyen eşcinsel erkekler de kendilerini kandırıyorlar. En ufak bir feminenlik parıltısını eşcinselliğe yoran heteroseksüel maço furyası arasında kendilerini daha feminen hissedebiliyorlar çünkü... Eğer maskülenliğiniz sorgulanmaya açıksa, siz de sorulara açıksınız demektir.

‘Seks satar.’ önermesindeki eylemin yerine neyi koymak isterdin?

‘Seks kokar.’ Üstelik anlamsal olarak da daha doğru... Seksin bizimle, fiziksel, organik, vahşi, doğal ve kusursuz olmayan bir ilişkisi var. Bunun karşısında fiziksellikle uzaktan yakından alakası olmayan tensel bir hissiyatı da içinde barındırıyor. Evet, seks satar; ama bundan daha fazlası var.

Freudyen misin?

Freud bana, biraz fazla basite indirgenmişlik hissi veriyor. Ama açıkçası felsefesine bu soruya yanıt verebilecek kadar da hakim değilim.

O zaman onun öğretilerinden yola çıkarak soralım; hayatımızı seksin kontrol ettiğini düşünüyor musun?

Etrafımızdaki namuslu geçinenlerin savunduğunun aksine; hayır, düşünmüyorum. Seks, hayatımızda bir motivasyondan ya da keyif alınan bir hobiden öteye gitmiyor. Hayatımızı kontrol eden bir şey varsa, o da toplumsal kurallar. Seksi bahane ederek bizi, cinselliğini özgüvenli ve aleni şekilde yaşayan, dünyevi standartları için savaşan, hatta çoğunlukla ‘normal’ addedilmekten hoşlanmayan insanlara karşı ‘mecazen’ silahlandırıyorlar.

Hangi kampanyanın yüzü olmak isterdin?

Michael the III olarak, çevrimiçi mecralarda eşcinsel erkeklere kitap okuduğum bir girişimi destekliyorum. Muhtemelen bu tipte bir amaç güden bir sosyal sorumluluk projesinin yüzü olmak isterdim.

Instagram topluluk kurallarıyla aran nasıl?

Epey kötü... Ahlaki seviyede onlarla aynı sayfada değilim. Bütün bu kurallar bütünü, insanlara özgür yaşadıkları için verilen koca bir cezadan başka bir şey değil. Gönderisi bu sebepten yayından kaldırılan her kişinin hislerini resmen üzerime alınıyorum. Ama yaratıcılığın yasaklarla çevrildiği anlarda daha da belirginleştiğini düşünüyorum. Kurallara uyuyor görünürken uymamayı denemek, kendine nefes alacak bir alan yaratmaya çalışmak insanı zinde tutuyor.

Henüz kendi pornonu çekmedin.

Çok istiyorum ve aklımda milyonlarca şahane fikir var; buna fon ayıracak birini tanıyor musunuz? Ayrıca henüz oyuncum da yok, ben kendime bu sefer kamera arkasını ayırdım...

İnternet sitende üzerinde işlerinin olduğu kartpostallar satıyorsun. Biz bir tane aldık, arkasına bizim için ne not düşeceksin?

“Sevgili Some Men, sizinle sohbet etmek ve kendime dair birkaç gizli bilgi paylaşmak çok keyifliydi. Belki bir gün yüz yüze geliriz, birlikte sıcak bir banyo alırken daha fazlasını da konuşabiliriz. XOXO, Michael the III.”

 

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Efı Gousı

EFI GOUSI

Efi'nin koyu-pastel dünyasına bakıyoruz. O anlatıyor, biz inceliyoruz.

SOME MEN SUMMER 2018 COVER STORY

SOME MEN SUMMER 2018 COVER STORY

Some Men yazı, Kerem Bürsin'le açıyor.

13 Reasons Why

13 REASONS WHY

Netflix’in 31 Mart’ta izleyiciyle buluşan yeni dizisi 13 Reasons Why, gençlik dizilerini polisiyeyle birleştiren formülüyle ilgi çekeceğe benziyor.

Birkan Sokullu

BİRKAN SOKULLU

Some Men'in Kış 2019 kapak konuğuyla biraz zaman geçiriniz.

WE ARE

WE ARE

10 yıl sonra, bir aradalar.

MBFWI Backstage: Özlem Süer

MBFWI BACKSTAGE: ÖZLEM SÜER

Özlem Süer defilesinin sahne arkasından bildiriyoruz.

Fırat Çelik

FIRAT ÇELİK

Hayatında standartları var. O tam bir profesyonel. Amacına yönelik hareket ediyor, ve geniş bir vizyonu var. Ve dünya onun oldukça, o da dünyanın oluyor. #dude

Walk Don’t Run İle Tanışın

WALK DON’T RUN İLE TANIŞIN

İçeri lütfen, ama koşmadan.

Davıd Guetta

DAVID GUETTA

"Yaptığımız her şeyin %100 olması gerekiyor."

Metin Akdülger

METİN AKDÜLGER

Meğer Metin'e daha soracak çok sorumuz varmış.

Instagram Pets: Shrampton

INSTAGRAM PETS: SHRAMPTON

Shrampton ile oturup sohbet edebilir, üstü açık arabasıyla Malibu sokaklarında gezebilirsiniz.

Rüya Pamuk

RÜYA PAMUK

Rüya'yla konuşmamızın odak noktasında okuduğu, yarıda bıraktığı ya da okuyacağı kitaplar vardı.

EN YENİLER
LOKAL TEMAS: TRUST ME BABY

LOKAL TEMAS: TRUST ME BABY

Trust me baby mercek altında. Yaratıcısı Melih Çebi yanıtlıyor.

LOKAL TEMAS: SUNA K.

LOKAL TEMAS: SUNA K.

"Biz Suna K.’yı bir kabile olarak tarif ediyoruz."

Davıd Guetta

DAVID GUETTA

"Yaptığımız her şeyin %100 olması gerekiyor."

Safa Şahin

SAFA ŞAHİN

“Şu an daha ziyade geleneksel sanat sisteminden yanayım."

WE ARE

WE ARE

10 yıl sonra, bir aradalar.

Bedirhan Soral

BEDİRHAN SORAL

"Günümüzde doğanın bize verdiği mesajları hepimiz çok net görüyoruz."

DAHA FAZLA