METİN AKDÜLGER

Meğer Metin'e daha soracak çok sorumuz varmış.

Metin Akdülger, hoyrat, dışa dönük ama içine de kapalı; dünyevi bir sükunet ve naiflik içinde şaşırıyor. Bu tavra hangi sorumuz karşısında büründüğünü anlamak için okumaya devam edin.

Röportaj: Sude Orhan 

Fotoğraf: Gökhan Polat

Metin, seninle ilgili bizi ne şaşırtabilir?

Benden tam olarak nasıl bir beklentiniz var bilmiyorum... Mesela, ortaokuldan beri kola içmiyorum. Zamanında daha sağlıklı olmak ve popüler kapitalist tüketimi boykot etmek için içmemeye karar vermiştim.

Seni en son ne şaşırttı?

Beni en son ne şaşırttı? O kadar normalleşme içerisinde yaşıyorum ki, cevap veremedim buna. Hipernormalleşme çağında çok sık şaşırmadığımı düşünüyorum. En son bir arkadaşım Çin’de insanların yaşam şekilleri ve teknolojiyle devletin entegrasyonuna dair tecrübelerini anlattı. Duyduklarıma gerçekten şaşırdım; insanların ulusal yönelimleri coğrafyaya bağlı şekilde epey ilginçlik gösterebiliyor.

Haydi bize şuson45’likişinden bahset; Döngüm. Tohumları ne zaman atıldı, süreç nasıl gelişti?

Burak Yeşildurak’la lise döneminden beri aralıklarla kayıtlar yapıyoruz. Kendimizce. Aramızda Burak’a hep Yeşil deriz. Bu şarkı geçen yıl aklımıza düştü. Vakit buldukça kaydı oluşturmaya başladık. Zevk aldıkça daha da üzerine gittik. Şu an son tahlilde, şarkıdaki her enstrümanı Yeşil çalıyor. Lisedeyken bizim grubun basçısıydım ama çok uzun süredir pratiğim az olduğu için bu şarkıda yalnızca vokal yapıyorum. Basları ben yazdım, o çaldı. Son dört yıldır ben de vokallerde ufak ufak yer almaya başladım. Süreç boyunca bize, arkadaşlarımızın eleştirileri ve destekleri cesaret verdi. Zamanı geldiğinde Yeşil şarkıyı yayınladı. Şu an yeni kurduğumuz Journers grubu olarak bir ikiliyiz. Aralıklarla müzik yapmaya devam ettikçe yeni şarkılar da kaydedeceğiz.

Kendini artık bir ses sanatçısı olarak da görüyor musun?

Tabii ki hayır. Kendimi müzik sever olarak tanımlıyorum. Müzik dinlemekten ve yapmaktan hoşlanan biri olarak sevdiğim insanlarla bu alanda küçük üretimler yapıyorum. Benimki daha dürtüsel bir durum; teknik bilgim de fazla değil.

Peki şarkı söylemeye devam eder misin?

Yeşil’le kendi halinde ,ufak tefek planlarımız var. Sıkılmadığımız ve sıkmadığımız sürece söylemeye devam ederim; eşe dosta, arada Spotify’a. 

Bu sene 18. İstanbul Bağımsız Filmler Festivali'nin kısa film seçkisini de sen oluşturdun. Bu iş kolu da nereden çıktı?

Geçen yıl Kısakes Film Festivali’nde jüri olarak yer aldım, oradan bir iletişimimiz oluştu. Sonrasında bana, “Kısa film bölümündeki seçkiyi oluşturur musun?” diye sordular. Arya Su Altıoklar festivalin koordinatörüydü ve !f üzerinde bu yıl yaşananlardan sonra epey bir baskı vardı. Daha önce Kısakes’te tanıştığım ve çok takdir ettiğim bir ekibe yardımcı olmak istedim. Böylece yerli kısa film seçkisini bana bıraktılar. Büyük bir sorumluluk; 18. kez yapılan bir festivalde, yıllar içinde oluşmuş ve biraz da küskün bir seyirciye karşı bir sorumluluk... Toplamda 300 kadar kısa film izledim. Aralarından ulusal ve öğrenci olmak üzere iki seçki çıkardım. Benim için çok keyifli ve öğretici bir deneyimdi; amacım, belirli kriterler üzerine bir standart belirlemek ve sonrasında seyirciyi de tahlil edip bir seçki oluşturmaktı. Umarım insanlar sevmiştir.

O zaman epey iyi bir izleyici olmalısın, hatta artık profesyonel bir izleyici...

Öyle tanımlamak istemem tabii... Her yönüyle akademik bir inceleme yapmam ve adil bir karar vermem çok zor. İzlemeyi seviyorum diyelim.

Netflix’in yeni dizisi Atiye’yi de konuşmadan geçmeyelim. Atiye’de yer almak kariyerin için nasıl bir adımı temsil ediyor?

Yeni medyayla birlikte oluşan yeni biçimler var. Sezonu 10-15 bölüm olan ve kırk dakika bandında internetten yayın yapan diziler de bunlardan biri. Açıkçası durum, yeni medya içinde hem üretici hem de tüketici olarak yer alan biri olarak beni heyecanlandırıyor. Netflix’le bunu çok daha geniş ölçekli bir izleyiciye ulaştırma şansına sahibiz. Bu yönüyle elbette ki kariyerimde önemli bir adımı temsil ediyor.

Sana genel olarak nispeten daha lümpen, hali vakti yerinde ve sosyete mensubu karakterler yakıştırılıyor. Bundan rahatsızlık duyuyor musun? Bahsettiğiniz yakıştırma, bu coğrafyadaki açık tenli ve daha kumral insanların yaşadığı genel bir durum sanıyorum. Bu durumdan rahatsız olmuyorum ama gereksiz tekrarlara kaçmamak adına dikkat ediyorum.

Göründüğünün aksine, hoyrat, dışa dönük ve dünyeviden ziyade, naif, sakin ve içine kapanık biri misin?

Hoyrat, dışa dönük ama içine de kapalı; dünyevi bir sükunet ve naiflik içinde şaşırdığımı söylersem şaşırtır mıyım sizi?

Kendini izlediğinde neler hissediyorsun?

Kendini izlemek yorucu...

Peki, kendini asla içinde göremeyeceğin bir karakter temsili, rol var mı?

Yok. Bu tür büyük la ar genelde hep hüsranla bitiyor...

Oyunculuk, deneyimi ve yeni olanı sahipleniyor. Sen hayatta neye karşı mesafelisin?

Bu prensiplerle ilgili bir soru. Sorumlu olduğum her konuyla aramdaki mesafeyi kısaltmam gerektiğini düşünüyorum. Sorumluluklarım hayatımdaki tercihlerle şekilleniyor. Oyunculukla uğraşmayı tercih ettiysem kararlarım ve sorumluluklarım da deneyimi ve yeni olanı sahiplenmeyi kapsayabilir elbette. Neden olmasın?

Sektörde zamanla yıktığın ön yargıların nelerdi?

Ön yargıların bahsedilmediklerinde zamanla etkisini yitirdiğini düşünüyorum. Bu, çok insani bir hayatta kalma yolu aslında. Ön yargılara, bir şeyleri tanımlamak ve tehditleri algılamak için herkes başvuruyor; ayıp olduğunu düşünmüyorum. Önemli olan karşındakini izlemek ve dinlemek, anlamak için çaba göstermek. Kendi adıma ön yargılarımı bu şekilde doğru kullanmaya çabalıyorum. Bunu neredeyse her gün irili ufaklı sürekli yaşıyorum.

Şöhretin başına sardığı en büyük bela neydi? Ve elbette en tatlı yanını da sormuş olalım...

Bu konuda pek konuşmak istemiyorum, şöhret denilen şeyin çok abartıldığını düşünüyorum. Artık insanların tanıdığı ve takip ettiği çoğu mecrada birçok şöhretli insan var. Bu durumun artık, arz ve talep üzerinden değerlendirdiğimde öyle zannedildiği gibi olmadığını görüyorum. Üzerinde durulacak bir konu değil.

Peki tüketimle aran nasıl, en az yeni nesil kadar hunhar ve açgözlü müsün?

Ben biraz temkinli bir tüketiciyim, sınırlarımı doğru çizdiğimi düşünüyorum. Yeni nesil de zamanla çevresine ve şartlarına adapte olacak. Ben bu konuda umutluyum.

Kokuyla ilişkine değinelim. Koku duyun hayatını domine ediyor mu, yoksa geri planda mı?

Koku teknolojiyle birlikte diğer duyularımız gibi, olması gerekenden çok daha farklı şekillerde uyarılıyor. Benim biraz hassas bir durumum var bu konuda. Hemen alerjik reaksiyon veriyorum, bu sebeple kokuların epey ön planda olduğunu söyleyebilirim. Domine etmese de eşlik ediyor diyeyim.

Koku hafızayı manipüle eden en etkili duyulardan biri. Sen, koku duyun ve oyunculuk arasında nasıl bir bağ kuruyorsun?

Kokuları işimi yaparken tabii ki dikkate alırım. Özellikle tiyatroda seviyorum; oyunda kullanılan bir kokuyla insanlara tecrübe yaşatmak ilginç olabiliyor. Bazen pişen bir yemeğin kokusu, bir sprey ya da aklınıza ne gelirse... Bir anda ortak bir hafıza yaratıyorsunuz. Veyahut da kolektif bir hafızayı çok kuvvetli bir şekilde çağırabiliyorsunuz. Büyülü bir şey.

Bir parfümde asla katlanamadığın bir nota var mı?

Gül notaları biraz baskın olduğunda o parfümü pek sevmiyorum.

Parfümde sadakatten yana mısın?

Pek sayılmaz.

 

Petals Magazine Sweet Orange Issue'dan alınmıştır. 

Metin Akdülger, 2017'de kapak konuğumuz oldu. Burada hatırlıyoruz. 

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Efı Gousı

EFI GOUSI

Efi'nin koyu-pastel dünyasına bakıyoruz. O anlatıyor, biz inceliyoruz.

SOME MEN SUMMER 2018 COVER STORY

SOME MEN SUMMER 2018 COVER STORY

Some Men yazı, Kerem Bürsin'le açıyor.

13 Reasons Why

13 REASONS WHY

Netflix’in 31 Mart’ta izleyiciyle buluşan yeni dizisi 13 Reasons Why, gençlik dizilerini polisiyeyle birleştiren formülüyle ilgi çekeceğe benziyor.

Birkan Sokullu

BİRKAN SOKULLU

Some Men'in Kış 2019 kapak konuğuyla biraz zaman geçiriniz.

MBFWI Backstage: Özlem Süer

MBFWI BACKSTAGE: ÖZLEM SÜER

Özlem Süer defilesinin sahne arkasından bildiriyoruz.

Fırat Çelik

FIRAT ÇELİK

Hayatında standartları var. O tam bir profesyonel. Amacına yönelik hareket ediyor, ve geniş bir vizyonu var. Ve dünya onun oldukça, o da dünyanın oluyor. #dude

Walk Don’t Run İle Tanışın

WALK DON’T RUN İLE TANIŞIN

İçeri lütfen, ama koşmadan.

Davıd Guetta

DAVID GUETTA

"Yaptığımız her şeyin %100 olması gerekiyor."

WE ARE

WE ARE

10 yıl sonra, bir aradalar.

Instagram Pets: Shrampton

INSTAGRAM PETS: SHRAMPTON

Shrampton ile oturup sohbet edebilir, üstü açık arabasıyla Malibu sokaklarında gezebilirsiniz.

Rüya Pamuk

RÜYA PAMUK

Rüya'yla konuşmamızın odak noktasında okuduğu, yarıda bıraktığı ya da okuyacağı kitaplar vardı.

Aslı Çavuşoğlu

ASLI ÇAVUŞOĞLU

Sanatçıyla, doğa ve insanlık arasında kurduğu renk bağı üzerinden şekillendirdiği, Ararat kermesi renginin nehrin her iki yakasındaki evrimini anlatacak çizimlerden oluşan Kırmızı/Kırmızı projesi hakkında konuştuk.

EN YENİLER
LOKAL TEMAS: TRUST ME BABY

LOKAL TEMAS: TRUST ME BABY

Trust me baby mercek altında. Yaratıcısı Melih Çebi yanıtlıyor.

LOKAL TEMAS: SUNA K.

LOKAL TEMAS: SUNA K.

"Biz Suna K.’yı bir kabile olarak tarif ediyoruz."

Davıd Guetta

DAVID GUETTA

"Yaptığımız her şeyin %100 olması gerekiyor."

Safa Şahin

SAFA ŞAHİN

“Şu an daha ziyade geleneksel sanat sisteminden yanayım."

WE ARE

WE ARE

10 yıl sonra, bir aradalar.

Bedirhan Soral

BEDİRHAN SORAL

"Günümüzde doğanın bize verdiği mesajları hepimiz çok net görüyoruz."

DAHA FAZLA