BURAKBEY

Yukarı doğru çıkan bir asansörle geri dönen Burakbey’leyiz.

Burakbey hayatımıza ‘Canın Nasıl İsterse’yle girip bir parmak balla oradan ayrılmıştı. Tam da "Bu adam nerelerde?" diye soruyorduk ki, kendisi ‘sarbeni’yle geri döndü. Biz de onunla buluşup merak ettiklerimizi sorduk. 

Röportaj: Alican Öyke 

Fotoğraf: Hamdi Atay 

 

Selam Burakbey. Bize doğruyu söyler misin, Edis’e benzetilmekten sıkıldın mı?

Benzetildiğimi, henüz sıkılacak kadar çok duymadım diyeyim...

Şu sıralar nasılsın?

Uzun zamandır olmadığım kadar iyiyim.

Adınla ilgili yanlış anlaşılmalar sona erdi mi? Ermiştir diye tahmin ediyoruz.

Adımla ilgili yanlış anlaşılmalara ve kötü şakalara ilkokuldan beri alışkınım, bunların sona ereceğini de (en azından yakın gelecekte) sanmıyorum.

Canın Nasıl İsterse'yi ilk kez canlı performe ettiğin sıralarda nasıl hislerdeydin?

Canın Nasıl İsterse’yi ilk kez parçanın lansmanında söylemiştim, aşırı heyecanlıydım. Benimle birlikte bu anı bekleyen eski-yeni bir sürü arkadaşım vardı ve ailem de oradaydı… Üstümde içinden asla çıkmak istemediğim bir Koral Sagular tasarımı vardı. Şarkıyı söylemeden önce uzun uzun aynaya baktığımı hatırlıyorum. Tabii ki harika bir histi. 

‘Canın Nasıl İsterse’yle iyi tepkiler aldın ve bir yıl kadar sonra ‘sarbeni’yi yayınladın. Bu uzun aranın bir sebebi var mı?

İnsanların sizden bekledikleriyle sizin kendinizden beklediğiniz aynı olmayabiliyor. İnsanın istediği şeyi hatırlamak için durup bir dinlenmesi, sakinleşmesi, kendine başka bir perspektiften bakması gerekiyor galiba... Asıl içimden gelen sesi duyabilmek için etrafımdaki gürültüyü susturmaya, doğru ekibi kurmaya ve yeni materyaller üretmeye ihtiyacım vardı. Bunların da hepsi zaman alıyor. En azından benim için böyle oldu.

‘sarbeni’de hem müzik, hem de görsel prodüksiyon anlamında başka bir çizgiden bahsedebiliriz. Bu parça senin için yeni bir dönemin habercisi mi?

"Ben değiştim, bakın saçımı sarı yaptım, artık yeni Burakbey’im." gibi bi durum yok ama her gün başka heyecanlar ve isteklerle uyanıyorum. Bunu, yaratım sürecime dahil etmekten kaçınmıyorum. Haliyle, ürettiklerim arasında farklar var. Bu da beni mutlu ediyor. 

Yine ‘sarbeni’den yola çıkarak soruyoruz; artık bağımsız bir müzisyen değil misin?

Epic İstanbul, sanatçısının üretimine karışmayan, destek olan, vizyoner bir plak şirketi. Kendimi boyunduruk altında hissetmiyorum. Hala safkan bağımsızım.


Pop müzik, diğer türlere nazaran, sanatçıların görsel imajları konusunda da daha belirleyici ve baskın bir etkene dönüşüyor mu?

Eğer geleneksel pop müzikten ve pop imajından bahsediyorsak, haklısınız. Ama günümüzde bütün türler, stiller, görsel kimlikler iç içe geçti ve farkındalığı yüksek sanatçılar bu minvalde paketlenmeleri artık umursamıyorlar. Eğer etkileyici bir personaya sahipseniz, canınızın istediği imajı, canınızın istediği müzikle eşleştirebilirsiniz. Ve elbette sizden etkilenen, sizi dinleyen birilerini bulursunuz. Dünya kocaman.

Tekli yayınlayarak ilerlemenin bir hızlı tanıtım yöntemi olduğunu düşünürsek, bu yolu izleyenlerin müzik pratiğinden ve konserlerden geri kaldığını düşünüyor musun? 

Konser yapmanın tekli ya da albümle ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Orada başka dinamikler söz konusu. Hiç şarkınız olmadan da şehir şehir gezip turne yapabilirsiniz. Bildiğimiz her şeyin şekil değiştirdiği tuhaf bir dönemdeyiz.

Bu, 2000'lerin başında epey yaygın olan bar/kulüp konserleri geleneğini geri getirir mi?

2000’lerin başındaki gibi keyifli bar ve kulüpler geri gelirse, bar ve kulüp konserleri de geri gelir tabii. Neden olmasın? 

Seni dinleyenlerin müziğinden almalarını istediğin ilk şey ne?

Haz.

Hırslı mısın?

Hırslıyım ama akıl sağlığımı ve insani ilişkilerimi hırsımın önünde tutmaya çalışıyorum.

Kendini müzikal anlamda ifade ederken bir olmazsa olmazın var mı??

Yok. Benim içimden gelmesi ve benim özümü yansıtması dışında kendime başka bir sınır koymamaya çalışıyorum. O duygu orada bir yerde duruyor, ben sadece onun şekil bulmasına vesile oluyorum.

Sansür hakkında ne düşünüyorsun?

Ne yazık ki, bu ülkede sansürle ilgili düşüncelerim de sansürleneceği için burayı boş bırakabiliriz.

Önümüzdeki 10 yılı nasıl hayal ediyorsun?

Aslında Türkiye’de tür olarak pop müzik icra edenlerle pek ortak özelliğim yok. Bu bakış açısıyla, gelecekte olmak istediğim yer bir çeşit ‘anti-popstar’ olarak görülebilir. Dünyaya bakış açımı müziğimle insanlara sevdirmek istiyorum. Kendi küçük kitlemi ekip onu sulama, budama, büyütme, güneşe çevirme, onun toprağını değiştirme hayali beni her gün bu işi yapmaya yeniden motive eden şey.

BUNLARI DA OKUYUN

GÜNDEMİMİZ: UYKU

Daha doğrusu; Kalben, Melis Güven ve Burakbey’in gündemi.

ALTIN GÜN

Grammy’ler ve Anadolu Rock’tan biraz fazlası...

HAFTANIN MÜZİK VİDEOLARI #71

Bu hafta reggaeton’dan indie’ye doğru bir yoldayız. Bad Bunny, Shakira, Porridge Radio ve Lil Wayne videoları yayında.

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Nadıa Lee Cohen

NADIA LEE COHEN

XOXO The Mag'in Sonbahar/Kış 2018-2019 kapak konuğuna bakmaktasınız.

Yeni İnsan

YENİ İNSAN

Gündüz Vassaf XOXO The Mag için yazdı.

Dönersen Islık Çal

DÖNERSEN ISLIK ÇAL

Bala Atabek, XOXO The Mag için yazdı.

Jonathan Anderson

JONATHAN ANDERSON

JW Anderson’ın kurucusu ve Loewe’nin Kreatif Direktör’ü Jonathan Anderson’ın yükselişi hız kesmiyor. Erkek kıyafetleriyle başlayıp kadın tasarımlarına varan serüvenin tanığıyız.

Yemek ve şarap eşleşmesi

YEMEK VE ŞARAP EŞLEŞMESİ

“Mutluluğun, basit ve açık bir şey olup, bir bardak şarap, bir kestane, kendi halinde bir mangalcık ve denizin uğultusundan başka bir şey olmadığına aklım yattı. Yalnız, bütün bunların, mutluluk olduğunu insanın anlayabilmesi için basit ve açık bir kalbe sahip olması gerekiyordu.” Nikos Kazancakis

Yedi Titreşim

YEDİ TİTREŞİM

Gün ortasında da günaydın diyemeyeceğimizi kim söyledi? Kendinizi rahat bırakın.

Davıd Mallett

DAVID MALLETT

Maestro’dan sizin için güçlü tüyolar alıyoruz.

Bir Küresel Moda Dosyası

BİR KÜRESEL MODA DOSYASI

Küresel moda markalarını mercek altına alıyoruz.

Franz Ferdınand

FRANZ FERDINAND

Franz Ferdinand ile İstanbul konserlerinden hemen önce buluşmuştuk.

Best Frıends: Ece Çeşmioğlu

BEST FRIENDS: ECE ÇEŞMİOĞLU

Ece Çeşmioğlu ve Taner Ölmez'le sohbet ettik. Daha doğrusu onlar etti, biz dinledik.

Server Demirtaş

SERVER DEMİRTAŞ

Mekanik hareketlerle hisleri buluşturuyor.

Erol Tabanca & İdil Tabanca

EROL TABANCA & İDİL TABANCA

OMM'u Kengo Kuma'dan dinledik, şimdi sıra işin kalbi olan ikilide. Biz bu ikilinin sohbetine müdahil olmaktansa şahit olmayı tercih ediyoruz.

EN YENİLER
Walk Don’t Run İle Tanışın

WALK DON’T RUN İLE TANIŞIN

İçeri lütfen, ama koşmadan.

Yürümek İçin 7 Neden

YÜRÜMEK İÇİN 7 NEDEN

Sicilya’ya gidip geleceğiz.

Aceleniz Yok: An’da Kalmanıza Yardımcı 5 Tüyo

ACELENİZ YOK: AN’DA KALMANIZA YARDIMCI 5 TÜYO

Hala an’da değilseniz, size buraya davet ediyoruz.

Sicilya Sokaklarında Kaybolmak İçin 3 Neden

SİCİLYA SOKAKLARINDA KAYBOLMAK İÇİN 3 NEDEN

Koşuşturmayı bırakıp derin bir nefes alıyoruz, Sicilya’dayız.

Server Demirtaş

SERVER DEMİRTAŞ

Mekanik hareketlerle hisleri buluşturuyor.

DAHA FAZLA