DB BERDAN X ORTA

DB Berdan Sonbahar/Kış 2020 koleksiyonu ve Orta iş birliğini mini bir röportajla inceliyoruz.

Sürdürülebilirlik moda dünyasının geçmişte yarattığı zararı telafi edebilir mi?

Hayır, edemez. Sadece çevreye daha az zarar veren ürünler ve yöntemlerle yarattığı hasarı telafi etmeye çalışabilir. Muhtemelen insanlar yakın zamanda tüketmeyi ya da satın almayı bırakmayacak. Bu yüzden üreticilerin verecekleri zararı düşünerek sorumluluk alması gerekiyor. Bu konuda sadece üretici ve tüketiciler değil yasal makamların, özellikle hızlı tüketim moda markalarına üretim kotası getirmesi gerekiyor. Tüketiciyi bu konuda bilinçlendirmek çok önemli. Merak edenler ‘www.goodonyou.eco’ sitesinden markalara bu konuda verilen puanlara bakabilir.

Orta’yla yollarınız nasıl kesişti?

Koleksiyonlarımızda her zaman farklı kumaş kaliteleri ve dokuları bir araya getirip kullanan bir markayız. Çevre bilinci ve  yüksek kalitedede kumaş tedarik ettiğimiz yerler hakkında yaptığımız araştırmalar sonucu Orta’dan kumaş alma talebinde bulunduğumuzda yollarımızda kesişmiş oldu. Sürdürülebilirlik ve yeni yöntemler konusunda epey bilgi sahibi ve bizim gibi Türkiye çıkışlı global bir marka olmaları iş birliğimizi de kolaylaştırdı.

Daha önceki koleksiyonlarınızda da denim kumaşa yer veriyordunuz. Orta’nın kumaşlarıyla çalışmanın nasıl getirileri oldu?

Orta, gerçek anlamda etik, şeffaf ve yeşil odaklı bir şirket. Hem yüksek teknolojili ürünleri hem de etik üretim koşullarıyla koleksiyonumuzun içeriğine çok uygundu. Global sahnede geçtiğimiz sezonlarla birlikte çevreye karşı kazanılan duyarlılık, sürdürülebilirlik, etik moda konuları gündemde ve hayli önemsenmekte. Biz de birkaç sezondur konuyla ilgili gerekli araştırmaları yapıyorduk ve ancak bu sezon yarattığımız koleksiyona uygun ürünleri Orta’da bulduk. Hem ürünler hem de vizyon sahibi çalışanlarıyla harika bir iş birliği gerçekleştirdik. Her bir ürün, malzemesi ve üretim teknikleriyle tam da hayal ettiğimiz gibi hikayesi olan, etik, sürdürebilir ve sezon geçişliliğine sahip.

Türkiye çıkışlı bir markanın global moda sahnesinde boy göstermek için taviz vermesi gereken şeyler var mı?

Aslında yok, aksine kültürünüzü endüstride doğru şekilde kullanabildiğinizde markanızın görünürlüğünü de arttırabiliyorsunuz. Biz anaerkil kimlikli bir marka olarak kültürümüzü tamamıyla yansıttığımızı düşünüyoruz. Bir İngilize göre de üretim açısından çok daha avantajlıyız.

Üretim aşamasında yeni nesil materyallerle çalışma imkanı bulmak koleksiyonun sahip olduğu gücü ne kadar etkiliyor?

Yeni malzemelerle çalışmak koleksiyonun heyecanını arttırmanın yanı sıra hem tasarımcıyı hem de sektörü geliştiriyor. Koleksiyonun genelinde üç farklı denim kumaş kullandık. Kenevir, pamuk karışımlı denim, tüketici kullanımı sonrası geri dönüştürülmüş denim ve organik kil kullanılarak ekolojik boyanmış denim. Geri dönüştürülmüş multi likralı aktif kumaşlar, ipek dokulu naturel Lenzing lifleriyle dokunmuş satenler ve üreticilerden arta kalan koton kumaşların geri kazandırılmasından oluşan farklı dokular kullanıldı.

Yüksek modanın Z kuşağına erişebilmesi için sürdürülebilir ve inovatif materyaller kullanılan koleksiyonlar hazırlamak yeterli mi?

Yüksek modanın Z kuşağına erişebilmesi için Z kuşağının öncelikle kendi ayakları üzerinde durabileceği niteliğe ulaşması gerekiyor. Diğer yandan da milenyallerin katlanarak büyüyen üniversite borçları, sürdürülebilir modanın maliyetlerini karşılayabilecek durumda olmayabiliyor. 

Modanın yüzde yüz etik olması mümkün mü?

Asla mümkün değil, maalesef moda gibi tüketimin çok yüksek olduğu sektörlerde çok büyük kandırmacalar ve hayal kırıklıkları yer alıyor. Endüstride popüler olan şeyin sürdürülebilir olması “Greenwashing” durumunu ortaya çıkarıyor. Yeşilleme anlamına gelen bu kelime, tüketicinin içini rahatlatmak için yanıltıcı ve çevreci vaatlerde bulunuyor. Özellikle hızlı tüketim markalarının uyduğu fakat gerçekte altını dolduramadığı sürdürülebilirlik akımı maalesef gerçek değil. Bu yeşil boyanın altını kazımaya başladığınızda işin gerçek yüzünü görmeye görmeye başlıyorsunuz.

Sokak modasının karşı görüş bildiren bir tavrı olması doğaya daha az zarar veren, daha az enerji tüketen, sürdürebilir materyallere daha kolay kucak açmasını sağlayan bir etken olabilir mi?

Sokak modası deyince aklımıza tek bir bakış açısından ziyade, birbirinden farklı ideolojilere, farklı yaş ve cinsiyete sahip insanlar geliyor. Sokak modasından ziyade moda endüstrisinde yer edinmiş, bu konuda bilinçlenmemizi sağlayan ve bizi etkileyen kişilerin içindeki isyanla yansıttığını düşünüyoruz. Çünkü endüstrinin içerisinde kaldıkça ve gerçekler ortaya çıkmaya başlayınca artık susamaz duruma geliyorsunuz. Dünya alarm verdi, sezonlarımız değişiyor. Her endüstrinin kendine göre artık bu konuda bir sorumluluk almasının  vakti çoktan geldi. 

Sınırlı sayıda mı yoksa hızlı modanın bir parçası olmaya devam edip sürdürülebilir metotlarla üretim yapmak mı?

Kesinlikle yavaş moda. Hızlı modanın içinde kalıp da sürdürülebilir olmaya çalışmak büyük bir kısır döngü halini alıyor. Gerekenden fazla, büyük bir hızla üretilen bu ürünler ne kadar çevreye duyarlı şekilde hazırlanırsa hazırlansın tek kullanımlık olmaktan çıkmadığı sürece bir atığa dönüşüyor. Biz beş sezondur Asos ile çalışıyoruz. Küçük bir tasarımcı markası olmamıza rağmen aldığımız kararlarla limitli sayıda üretim üzerinden anlaşma yapıyoruz. Amacımız kesinlikle çok adet üretmek değil. Bu bile bize rahatsızlık veriyor. Bu konuda alternatif projelerimizi yeni sezonlarda sisteme geçirmeyi hedefliyoruz.

Türkiye’nin spesifik olarak betimleyebileceğimiz bir sokak kültürü var mı yoksa çevresinden etkilenerek gelişen bir doğası mı var?

Aslında tüm sokak kültürleri çevreden etkilenerek gelişiyor. Sosyo-politik olaylar, aile kültürüyle iç içe geçerek kendi alt kültürünü yaratıyor. Türkiye’nin de kendine has bir sokak kültürü dokusu var. Çok az sayıda  küçük bir topluluk da olsa  dışarda oturmayı seven, doğuyla batıyı gerçek anlamda sentezleyen bir topluluk mevcut.

İş birlikleri zaman zaman çok da etkin rol oynamadığınız ya da çalıştığınız diğer markanın prensipleri konusunda uzman  olmadığınız alanlarda çalışmanızı sağlıyor. Sizi bu işbirliğinde en çok zorlayan şey ne oldu?

Hiç zorlanmadık ve çok ihtiyacımız olan malzemeleri bulabildik. Geçtiğimiz yıl boyunca çevreye duyarlı malzeme arayışındaydık. Lafa gelince sektörde her şey var ama kullanmak istediğinizde kimse ilgilenmiyor eğer hızlı moda markası değilseniz ve on binlerce metre kumaş almıyorsanız. Orta bu anlamda bize her türlü imkanını açtı ive gerçekten çalışmaktan çok keyif aldık. Uzun zamandır aradığımız ve fazlasıyla kullanmak istediğimiz bir çok kumaşı onlarda bulduk. Çalışma şekilleri inanılmaz kolaylaştırıcı ve iş bitirmeye yönelik bir pratiklikteydi. 

Üretim aşamasında işin çoğunluğu Türkiye’de mi gerçekleşiyor yoksa yurt dışında mı?

Üretimin tamamı Türkiye’de gerçekleşiyor. Kumaşlarımızın büyük kısmı Türkiye’den alınıyor. Sadece bazı kumaşlar, aksesuarın tümü, fermuar ve düğmeler ithal.

Peki Orta’yla temellerini yeni attığınız bu ilişki devam edecek mi?

Koleksiyonlarımızda denim kullandığımız müddetçe devam etmeyi çok isteriz.

Aile şirketi yürütüyor olmak zaman zaman zorlayıcı olabiliyor mu?

Aile olmasından dolayı bir zorlayıcılığı yok ama kesinlikle tekstil sektörü zor bir sektör. Genel olarak zaten bu sektörde tek başınıza yapabileceğiniz şeyler kısıtlı. Aile işinin dezavantajıysa tatilde bile bitmeyen iş konuşmaları oluyor.

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Nadıa Lee Cohen

NADIA LEE COHEN

XOXO The Mag'in Sonbahar/Kış 2018-2019 kapak konuğuna bakmaktasınız.

Yeni İnsan

YENİ İNSAN

Gündüz Vassaf XOXO The Mag için yazdı.

Dönersen Islık Çal

DÖNERSEN ISLIK ÇAL

Bala Atabek, XOXO The Mag için yazdı.

Jonathan Anderson

JONATHAN ANDERSON

JW Anderson’ın kurucusu ve Loewe’nin Kreatif Direktör’ü Jonathan Anderson’ın yükselişi hız kesmiyor. Erkek kıyafetleriyle başlayıp kadın tasarımlarına varan serüvenin tanığıyız.

Yemek ve şarap eşleşmesi

YEMEK VE ŞARAP EŞLEŞMESİ

“Mutluluğun, basit ve açık bir şey olup, bir bardak şarap, bir kestane, kendi halinde bir mangalcık ve denizin uğultusundan başka bir şey olmadığına aklım yattı. Yalnız, bütün bunların, mutluluk olduğunu insanın anlayabilmesi için basit ve açık bir kalbe sahip olması gerekiyordu.” Nikos Kazancakis

Yedi Titreşim

YEDİ TİTREŞİM

Gün ortasında da günaydın diyemeyeceğimizi kim söyledi? Kendinizi rahat bırakın.

Davıd Mallett

DAVID MALLETT

Maestro’dan sizin için güçlü tüyolar alıyoruz.

Bir Küresel Moda Dosyası

BİR KÜRESEL MODA DOSYASI

Küresel moda markalarını mercek altına alıyoruz.

Franz Ferdınand

FRANZ FERDINAND

Franz Ferdinand ile İstanbul konserlerinden hemen önce buluşmuştuk.

Best Frıends: Ece Çeşmioğlu

BEST FRIENDS: ECE ÇEŞMİOĞLU

Ece Çeşmioğlu ve Taner Ölmez'le sohbet ettik. Daha doğrusu onlar etti, biz dinledik.

Server Demirtaş

SERVER DEMİRTAŞ

Mekanik hareketlerle hisleri buluşturuyor.

Erol Tabanca & İdil Tabanca

EROL TABANCA & İDİL TABANCA

OMM'u Kengo Kuma'dan dinledik, şimdi sıra işin kalbi olan ikilide. Biz bu ikilinin sohbetine müdahil olmaktansa şahit olmayı tercih ediyoruz.

EN YENİLER
Walk Don’t Run İle Tanışın

WALK DON’T RUN İLE TANIŞIN

İçeri lütfen, ama koşmadan.

Yürümek İçin 7 Neden

YÜRÜMEK İÇİN 7 NEDEN

Sicilya’ya gidip geleceğiz.

Aceleniz Yok: An’da Kalmanıza Yardımcı 5 Tüyo

ACELENİZ YOK: AN’DA KALMANIZA YARDIMCI 5 TÜYO

Hala an’da değilseniz, size buraya davet ediyoruz.

Sicilya Sokaklarında Kaybolmak İçin 3 Neden

SİCİLYA SOKAKLARINDA KAYBOLMAK İÇİN 3 NEDEN

Koşuşturmayı bırakıp derin bir nefes alıyoruz, Sicilya’dayız.

Server Demirtaş

SERVER DEMİRTAŞ

Mekanik hareketlerle hisleri buluşturuyor.

DAHA FAZLA