FRANCIS KURKDJIAN

Parfümle dans eden adam.

Topu topu 43 yaşına rağmen Fransa'nın kült parfümörleri arasında gösterilen, bir 'esans dehası' olarak kabul edilen Kurkdjian'ın hikayesini, işe bakın, bir başarısızlık şekillendiriyor: 1983'te Paris Operası'na bağlı dans okuluna giremeyince sanatla ilgili hedeflerini gözden geçiriyor, 1985'te parfümör olmaya karar veriyor. Modern sanatın temsilcileriyle kafa kafaya veriyor, çılgın projelere imza atıyor: Marie Antoinette'in parfümünü yeniden yaratıyor, paranın kokusunu buluyor, insanlara bir sergide ikram edilecek şık kadehlerin içini, parfümlü ama içilebilir suyla dolduruyor. Genele karışmaktan hoşlanmayan, her şeyin butik versiyonunu tercih edenleriniz, APOM (A Part Of Me), Aqua Universalis, Absolue Poir Le Soir, Oud ya da Lumiére Noir gibi güzelliklerin peşine düşüp kendinizi Paris'te bulmuş olabilirsiniz. Neyse ki artık Nişantaşı'na kadar gidip La Deésse'in kapısını çalmanız yetiyor. MFK'ın kodları belli: Arınmış, sofistike, şık, zamansız. Kurkdjian, 'klasik' kavramını baştan yaratıyor, net çizgilerden hoşlanan karakterinin büyük faydası oluyordur herhalde... Yalın, modern ve fark edilir stilinin 'burnunu soktuğu' her işte kendini gösterdiğini söylesem karşı çıkabilir misiniz? Yukarıda saydığım, büyük moda evleri ya da kozmetik devleri için yarattığı esansların hepsi, (kaale alınması gereken) parfüm eleştirmenleri tarafından yeni bir dönemin başlangıcı olarak görüldü. Monsieur Kurkdjian'ın öyle bir otoritesi var ki, masamın üzerinden çapkın çapkın gülümseyen, en has viskiyi bile kıskandıracak amber rengiyle beni baştan çıkaran Cologne Pour Le Soir'ı, sırf ismini 'Akşam Kolonyası' koyduğu için, sabahları sürmekten kaçınıyorum! 

Röportaj: Ayşecan İpek - Eylül 2012

Fotoğraf: Nathalie Baethens

Şu an neredesin Francis?

Paris'te, Mont-Thabor 9 numaradaki ofisimde, masa başındayım.

Peki dışarı baktığında ne görüyorsun?

Tam karşımda pembe ve kırmızı güllerle dolu bir bahçe var. Parizyen, çinko örtülü çatıların üzerinde yükselen gökyüzünü seyrediyorum.

Hangi kokuları alıyorsun?

Masamın üzerindeki esans tuşlarını. Önümüzdeki sene hayata geçecek bazı tasarımlardan...

Üzerinde ne var?

Beyaz bir gömlek. Mavi, koton bir pantolon. Paris'te yaz devam ediyor.

Peki şu an teninde hangi parfüm var?

Her zaman o dönem çalıştığım parfümleri sürerim. İlk müşteri ve ilk eleştirmen hep ben olurum.

İlk parfümünü yarattığında kaç yaşındaydın?

16 yaşındaydım. Eczaneden satın aldığım bazı malzemeleri karıştırmıştım. Jean Paul Gaultier için Le Mâle'i yarattığımda 25 yaşındaydım.

Parfümde saydamlık senin için ne ifade ediyor?

Havadarlık ve hafiflik.

Hayatın için '7/24 parfümlü' tanımını yapabilir miyim?

Tabii ki. Koku, benim için her yerde. Parfüm evime ait esanslar ya da taze kesilmiş çiçekler... Yemek yapmayı da çok seviyorum.

Bir parfümör olarak ham madde arayışını nasıl tarif edersin?

Mükemmel olanın peşine düşmek. Lüksün temeli.

Aqua Universalis Forte, benim favorilerimden. Olfaktif çocukların arasında bir favori seçmeni istesem?

Parfümlerime karşı mesafemi koruyabilmek benim için çok önemli. Bu yüzden onları çocuklarım olarak nitelendirmek istemem. Favorim her zaman bir sonraki parfümümdür. Mükemmelin peşinde olmak ve yaratım süreci, çok değer verdiğin şeyleri imha edebilmeyi gerektirir.

Kendini romantik buluyor musun?

Aslında herkesi romantik buluyorum.

Kendini bir göçebe gibi hissettiğin zamanlar oluyor mu?

Sürekli seyahat etsem de Paris benim evim. Dönüp dolaşıp yine buraya geliyorum. Aslında 'ev' kavramı hakkında ne hissettiğimden pek de emin değilim. Evim her yer ve hiçbir yer. Ailem, 1920'de evinden ayrılıp Fransa'ya taşınmak zorunda kaldı. Sanırım o zamandan beri, Paris'te doğmuş büyümüş ve halen yaşıyor olmama rağmen, hep geçişteyim.

Francis Kurkdjian'ın Parfüm Evi. Markan için bu kelimeyi seçmişsin.

Ev kelimesi inandığım birçok şeyin temsilcisi. Bir evin ruhu ve tarihi vardır; içinde yaşayanlar, ziyaret eden arkadaşlar ve bazen de çocuklar. 'Ev'in uyandırdığı tüm bu hisler, benim rüyalarıma hayat veriyor. Başkalarına keyif veren şeyler tasarlamak benim en büyük mutluluğum.

Kelimeler senin için ne ifade ediyor?

İnsanlığın bir parçası olduklarını düşünüyorum. Benim için anlamları kokuyla yarışır. Bir cümleyi değiştirmek için nüanslar ve noktalama işaretleri yeterlidir. Bu kadar minik ayrıntılar bile büyük fark yaratıyorsa kelimelerimizi dikkatle seçmeliyiz diye düşünüyorum..

Koleksiyonundaki parfümlerin isimleri, kelimelere olan ilginin bir kanıtı bence...

İşimde, parfümün ismi her şeyden önce geliyor, onları bir kitabın başlığı gibi hayal ediyorum, hikayeler anlatıyorum. Her malzeme bir kelime, her uyum bir fikir, her esans bir hikaye.

Yeni parfümün Amyris'i tarif etmek için hangi kelimeleri kullanırdın?

Çabasız şıklık, ince Fransız zevki ve günümüz. Amyris Pour Femme ve Amyris Pour Homme, bir çift. İkisini de aynı kelimelerle tarif ederdim ama onlar kendilerini farklı şekillerde ortaya koyuyor.

Koleksiyonunda iki adet kolonya var. Cologne Pour Le Soir, kolonyadan beklenen yeşillik ve tazeliğin tam zıttı. Oldukça sıcak ve etkili. Buna rağmen sahip olduğu sakinliği ve yumuşaklığı nasıl elde ettin?

Her şey kokunun yapısı ve oluşumuyla ilgili aslında. Pour Le Soir, aileme yaptığım bir gönderme. Babam ve dedem kürk satıcılarıydı. Pour Le Soir (Cologne ve Assolue), kürk, deri ve diğer lüks malzemelerin sıcaklığını yansıtıyor. Siyam'dan benzoin infüzyonu, Bulgaristan ve İran'dan gül balı, tütsüyle birleşiyor. Pour Le Soir, sevdiğiniz birinin ten kokusu. 

Bu sıcak koku bile modern duruşundan taviz vermiyor. Maison Francis Kurkdjian'ı şaşalı Fransız parfümerisinin modern temsilcisi olarak kabul edebilir miyiz?

Modern, sade, somut ve etkili. Bu sıfatlar benim için çok önemli.

Paris'te yaşayan herhangi bir tasarımcının şehri görmezden gelmesi imkansız, değil mi?

İlham perisi klişesine en çok bu şehir yakışıyor. 2009'da kendi parfüm evimi açtığımda, amacım koku ve lüks hakkında sahip olduğum vizyonu paylaşmaktı. Bugün, koku deneyiminin yaşattığı duygular benim için daha önemli. Koleksiyonumdaki kişisel parfümlerden ev kokularına, mumlardan tütsülere kadar tüm ürünlerin uyum içinde olmasını istedim. Maison Francis Kurkdjian, Paris'ten ve Paris'in taşıdığı sıfatlardan ilham alıyor: Şık, sofistike, gösterişli ve modern. Paris'teki kişisel stil anlayışını dünyanın başka hiçbir yerinde görmedim. Tüm parfümlerim Fransa'da yaratılıyor. Aqua Universalis tazelikten bahsediyor, APOM ince ve pırıltılı bir şehvetin habercisi, Lumiére Noire ise tensel gösterişin sembolü sayılabilir.

Diğer büyük markalar ve kült moda evleri için ya da kişiye özel parfüm tasarımı yaparken nelerden etkileniyorsun?

Kendi koleksiyonumda Lübnan'a yaptığım bir seyahatten ilham aldım, APOM'u yarattım. Oksimorondan (edebiyatta sözleri ters anlam kullanarak kuvvetlendirmek) yola çıktım, Lumiére Noir'a ulaştım. Tazelik ve temizlik duygusunu yeniden tanımlamak istedim, Aqua Universalis doğdu. Diğerleri için çalışırken rol yapıyorum, dolayısıyla bana verdikleri senaryodan müthiş etkilenmem gerekiyor.

Parfüm yaratırken senin için hangisi daha fazla önem kazanıyor? Hikaye mi yoksa parfümün yapısı mı?

Eksiksiz ve sağlam bir parfüm yaratmak için güçlü bir hikaye gerekir. Yaratıcı bir bakış açısı yoksa geriye kalan her şey palavraya dönüşür.

Parfümde mutluluk arayanlardan mısın?

İnsanların benim parfümlerimi kokladıklarında azıcık bile olsa mutlu olmalarını bekleyen biriyim.

Seni kıskandıran bir parfüm var mı?

Hiçbir konuda kıskanç değilim.

Robert Piguet kapını çalıp Fracas'ı değiştirmeni isteseydi?

Mükemmel bir parfümün değiştirecek nesi olabilir ki!

Müdahaleden hoşlanmıyorsun, peki iş birlikleri hakkında ne düşünüyorsun?

Bugüne kadar farklı sanatçılarla çalışma şansım oldu. Her defasında müthiş bir deneyim yaşadım. Koku üsleri, bu deneyimlerin klasik örneklerinden. Fransız sanatçı Yann Toma'yla Güney Fransa'da yer alan bir sergi için, parfümlü ama içilebilir bir su yarattık. Sophie Calle'ın sergisi için tasarladığım 'Paranın Kokusu', en ilginç parfümlerimden. Bu işbirlikleri sayesinde iki taraf da zihnini korkmadan açıyor, sınırlarını ortadan kaldırıyor, fikir paylaşımı sayesinde ortaya muazzam bir ürün çıkıyor. 

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Mine Özbek

MİNE ÖZBEK

Mutlaka bir yol vardır.

SOME MEN SUMMER 2018 COVER STORY

SOME MEN SUMMER 2018 COVER STORY

Some Men yazı, Kerem Bürsin'le açıyor.

Walk Don’t Run İle Tanışın

WALK DON’T RUN İLE TANIŞIN

İçeri lütfen, ama koşmadan.

MBFWI Backstage: Sudi Etuz

MBFWI BACKSTAGE: SUDİ ETUZ

MBFWI üçüncü gününü, Sudi Etuz'la açtı.

MBFWI Backstage: Özlem Süer

MBFWI BACKSTAGE: ÖZLEM SÜER

Özlem Süer defilesinin sahne arkasından bildiriyoruz.

2016: XOXO The Mag Röportajları

2016: XOXO THE MAG RÖPORTAJLARI

2016 yılında kimlerle sohbet ettik? Kısaca hatırlayalım;

Efı Gousı

EFI GOUSI

Efi'nin koyu-pastel dünyasına bakıyoruz. O anlatıyor, biz inceliyoruz.

MBFWI Backstage: Giray Sepin

MBFWI BACKSTAGE: GİRAY SEPİN

Giray Sepin'le MBFW Istanbul'un üçüncü günündeyiz.

Rüya Pamuk

RÜYA PAMUK

Rüya'yla konuşmamızın odak noktasında okuduğu, yarıda bıraktığı ya da okuyacağı kitaplar vardı.

Merve Özaslan

MERVE ÖZASLAN

Düşün, araştır, tasarla.

PETEK KARABULUT

PETEK KARABULUT

"Farklılıklardan doğan önyargıların, insan ilişkilerindeki tüm olumsuzlukların başlangıcı olduğunu düşünüyorum."

MBFWI Backstage: Mehtap Elaidi

MBFWI BACKSTAGE: MEHTAP ELAİDİ

Mehtap Elaidi defilesinin sahne arkasından bildiriyoruz.

EN YENİLER
Sarper Baran

SARPER BARAN

“Detaylarda boğulduğumu hissettiğim an duruyorum.”

Igor Scalısı Palmınterı

IGOR SCALISI PALMINTERI

Palermo'nun sokak duvarlarını teslim ettiği Igor ile şehirde kısa bir yürüyüşe çıkıyoruz.

Brad Robertson

BRAD ROBERTSON

Brad Robertson'a göre deniz, ruhumuz.

FABRIZIA LANZA

FABRIZIA LANZA

Fabrizia Lanza'ya soruyoruz: "Bir yemek okulunda ilk kural nedir?"

Walk Don’t Run İle Tanışın

WALK DON’T RUN İLE TANIŞIN

İçeri lütfen, ama koşmadan.

Yürümek İçin 7 Neden

YÜRÜMEK İÇİN 7 NEDEN

Sicilya’ya gidip geleceğiz.

DAHA FAZLA