GÖNÜL ERGENEKON

Bilime Bir Doz Anne Şefkati

Röportaj: Ayşecan İpek - Haziran 2013

Fotoğraf: Tanla Özuzun

Kaç ergenin cildini beyaz eldivenleriyle temizlemişliği, eczanede hazırlattığı pembe kutulu maskeyle kaçımızın cildini kurtarmışlığı vardır, sayamayız. Ergenliğini çoktan aşmış olanlarımızın da kapısını çalmaya devam ettiği Prof. Dr. Gönül Ergenekon, zehir gibi bir bilim kadını ve işine aşık bir dermatolog. Bir tarafı çocuk kalmaya devam edenlere şöyle tarif edelim: Eğer siz Harry Potter olsaydınız, o da Professor McGonagall olurdu. 

Çapa Tıp Fakültesi yıllarından biraz bahsedebilir misiniz? Nasıl bir öğrenciydiniz?

İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi gibi köklü ve büyük bir fakültede öğrenim görmek hem çok onurlu hem de keyifliydi. Fakülteyi zamanında bitirdim. Derslerimle ilgilendiğim gibi sosyal yaşantımı da ihmal etmezdim.

Dermatolojiye nasıl girdiniz? Her zaman ilgilendiğiniz bir konu muydu?

Üniversite yıllarında çok sevdiğim bir kız arkadaşım vardı, o da başarılı bir öğrenciydi. Başka bölümlere girebiliyor olmamıza rağmen birimiz dermatolog, diğerimiz fizik tedavi uzmanı olma hayalleri kuruyorduk. Çünkü o zamanlar cilt ve vücut sağlığında yetersiz uygulamalar ve boşluklar vardı. İkimiz de okulu bitirdikten sonra sözümüzü tuttuk. Ben deri ve zührevi hastalıklar uzmanı oldum, arkadaşım da fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı oldu. İkimiz de evlendik, kariyer yaptık ve bu süre içerisinde hayallerimizi gerçekleştirmeyi bir süre erteledik. Ben yine de muayenehanemi açarak kısmen de olsa hayalimi gerçekleştirmeye çalıştım. Arkadaşım üniversitede kaldı. Halen İstanbul Tıp Fakültesi Fizik Tedavi Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı'nda görevine devam ediyor.

Kaç senedir Nişantaşı'ndasınız?

Valikonağı'nda 25 yıldan beri muayenehanemde çalışmaktayım.

Biz kadınlar cildimizle son derece ilgili olduğumuz, onu sürekli kontrol altında tutmaya çalıştığımız bir dönemde yaşıyoruz. Eğer bir kadın cildine bakmazsa ne olur? Kendimizi bıraksak ve hiç aldırmasak ne kadar kötü sonuçlarla karşılaşırız?

Bana göre uç noktada dolaşan başlıca iki tip insan var; panik içerisinde, bir şeyleri kaçırmamak için her duyduğunu alıp uygulayanlar ve hiçbir şey yapmayanlar. İkisi de yanlış. Her insan cildini iyi tanıyıp destekleyici uygulamalar yapmalı, cildini yıpranmadan korumalı. Yoksa yaşlanmadan öte cilt sorunları ile karşı karşıya kalırız.

Sizin günlük cilt bakım rutininizi öğrenebilir miyim?

Tahmin edeceğiniz gibi elimin altında kullanacağım birçok uygulamalar, kozmetik ve dermatokozmetik ürünler bulunuyor. Ancak içlerinden sadece birkaçını uygularım. Cilt bakımında neyi ne kadar kullandığınız çok önemli.

Anti-aging konusu oldukça kafa karıştırıcı. Anti-aging kremlerin hangi yaşta kullanılmaya başlanması gerektiği bir türlü açıklığa kavuşamıyor. Bizi aydınlatır mısınız?

Derimizi dış koşullara karşı korumakla, doğru temizleyip uygun krem kullanmakla ve güneşten korumakla cildimizi yıpranmaya karşı korumaya, yani anti-aging'e başlamışız demektir. En önemli anti-aging, güneşten korunmaktır. Yani küçük yaştan bu disipline başlamak lazım. Daha sonra ürünlerin içine yaşlanmaya karşı konan vitamin, antioksidan ve peptitler gibi katkılar eklenebilir. Cilt yapısına ve yıpranmışlığına göre genç yaşlardan itibaren, vitaminli kremlerle başlayabiliriz.

Doğal yağlar, organik bakım ritüelleriyle ilgili ne düşünüyorsunuz?

Doğal ve organik denince insanlarda bir rahatlama oluyor, ama gerçekten organik mi, hazırlama koşulları nasıl, içine konan bitki ekstresinin dayanıklılığı nedir ve bu ekstrelerin etkisi bilimsel kanıta dayanıyor mu bilmek lazım. Hazırlanan laboratuar ürünleri için FDA, CE almışsa denenebilir.

Dermatolojiyle ilgili mesleğinizin başında keşfetmiş olmayı dilediğiniz bir konu var mı?

Dermatolojiyi ilk seçtiğimden beri dermatokozmetolojinin dermatolojinin içinde olmasını istemişimdir. Çünkü, iyi bir dermatolog tüm hastalıkları ve derideki ilaçların, uygulamaların, kozmetiklerin deride oluşturabileceği etki ve komplikasyonları bilmeli, ona göre önlemini almalıdır. Dermatokozmetoloji ile bilimsel olarak ilgilenen ilk dermatologlardan olduğumu söyleyebilirim.

Yöntemlerinizi çok tutucu bulanlar da var, tam da bu yüzden sizden asla vazgeçmeyenler de. Pembe kutunun içine hazırlattığınız kil maskeniz, bir cilt bakımı efsanesi. Kendinizi sorguladığınız, yenilenmeyi düşündüğünüz zamanlar oldu mu?

Tutucu gibi mi görünüyorum bilmiyorum. Hiçbir uygulamadan, ilaçtan veya kozmetikten emin olmadan kullanmam. Sizlerin de bildiği gibi, özellikle estetik ve güzellik konusunda her geçen gün yeni bir sihirli, etkili reklam yayınlanıyor. Bu abartılı reklamlar metodu da tüketiyor. İnsanlar mucize beklediğinden gerçek etkiyi göremiyorlar, aynı etkili başka bir reklamın peşinden gidiyorlar. Çoğu zaman telefonda danışman gibiyim. İnsanlar daha çok kremlerde olduğu gibi lazerlerde veya diğer aletlerde yeni çıkan bir markayı soruyor. Sordukları yeni bir metot veya madde değil. Aslında bu kremlerin veya aletlerin benzerleri veya benzer etkilileri mevcut. Ufak değişikliklerle piyasaya sürülmüş bir sürü marka var. Ben bir akademisyenim; her yeni çıkan markayı etkinliğini ve maddi yönünü incelemeden önermem.

Kadınların cilt bakımı alışkanlıklarıyla ilgili dikkatinizi çeken şeyler var mı? Neyin mutlaka değişmesi gerektiğini düşünüyorsunuz?

Hiçbir bilimsel kanıtı olmayan şehir efsanelerinin peşinden koşmak, uygulamak, reklamlara çok inanmak, cildini iyi tanımadan kremler kullanmak, agresif peeling'ler uygulamak, gerçekten bu kadar soyma cildine gerekli mi diye düşünmemek ve aynı şekilde hamama gidip bol bol kese yapmak, sıcak klorlu suda uzun süre yıkanmak, sonunda cildin lipid bariyerini bozmak, irite-ekzametize ciltler oluşturmak gibi uygulamaları sayabiliriz.

Buhar banyosuna neden karşısınız?

Uzun süre klorlu sıcak suyla yıkanmak, buhar banyosunu sık ve uzun yapmak, cildin transepidermal su kaybını, yani ciltten su kaybını hızlandırır ve cildin lipid bariyerini bozar. Hassas, kurumaya hazır, mat veya hızlı yağlanan gözenekli, sarkmaya, yaşlanmaya hazır bir cilt olur.

Eğer bir kadın tek bir cilt bakım ürününü alabilecek olsa, bunun ne olmasını tavsiye ederdiniz?

Cildine uygun nemlendirici ve güneşten koruma faktörlü krem öneririm.

Cilt bakımı için ağızdan alınan vitamin ve takviyeler hakkında neler düşünüyorsunuz?

Eğer iyi beslenilmiyorsa, sık sık diyet yapılıyorsa, çok yoğun çalışılıyorsa alınmasında fayda var.

Saç derisiyle ilgili çalışmalar da yürütüyor musunuz?

Deri, kıl-saç, tırnak bizim konumuzdur. Örneğin kronik telogen effluvium’a, saç dökülmesine sıklıkla rastlıyoruz. Bunun birçok nedeni olabildiği gibi psikolojik de olabilir. Saç dökülmesinde öncelikli nedeni ortaya çıkarmaya çalışırız, varsa ona göre tedaviye ilaveler yaparız, saça destekleyici vitaminler içten ve dıştan vermeye çalışırız, gerekirse PRP, mezoterapi uygularız.

Cilt bakımında sizin için en önemli üç şey nedir?

Cilt tipine göre, doğru, abartmadan temizlemek, nemlendirici ve güneşten koruyucu kullanmak diyebiliriz.

Çok yoğun çalışıyorsunuz. Kendinize vakit ayırabiliyor musunuz?

Hafta sonları çalışmam. Cumartesi ve pazarı kendime ve aileme ayırırım. Ama yine de belli bir süreyi bilimsel çalışmalarıma, yeni gelen dergilerdeki makaleleri okumaya ayırmaya çalışırım. Kendi makalelerimi ve kongre sunumlarımı hazırlarım.

Seyahat eden bir insan mısınız?

Kongreler için sıklıkla seyahat ediyorum. Önümüzdeki ay yine yollara düşeceğim. En çok keyif aldığım seyahatler ise torunumla yaptığım kayak ve deniz tatilleri.

Kozmetik markalarına danışmanlık verdiğiniz oluyor mu?

Evet, teklifler aldım ama kabul etmedim. Yeni ürünün etkinliği ve kullanımı hakkında çoğu marka ile dostça sohbet ettiğim oluyor yine de.

Yurt dışında dermatologların piyasaya sürdüğü iddialı, dermokozmetik markalar mevcut. Siz hiç kendi markanızı yaratmayı düşündünüz mü?

Bunu benden çok istediler, ama bu konuya ciddi zaman ayırmak lazım. Böyle bir zamanım olmadı ve düşünmedim. Çünkü piyasada yeteri kadar kozmetik ürün var.

Cilt bakımı alışverişi için hastalarınızı eczaneye yönlendiriyorsunuz. Eczane alışverişi yaparken nelere dikkat etmek gerek? Hangi maddelerden uzak durmalıyız?

Sadece size önerilenleri alın. Bu çok kolay bir öğüt gibi geliyor ancak insanlar iş cilt bakımına geldiğinde kendilerini kaybediyorlar ve sürekli listenin dışına çıkıyorlar.

Son sorum, eğer doktorluğu seçmeseydiniz hangi mesleği yapardınız?

Lisedeyken mimarlığı da düşünmüştüm. Ama şu andaki düşüncemle yine doktorluğu seçer ve hatta yine dermatolog olurdum. 

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
MBFWI Backstage: Sudi Etuz

MBFWI BACKSTAGE: SUDİ ETUZ

MBFWI üçüncü gününü, Sudi Etuz'la açtı.

2016: XOXO The Mag Röportajları

2016: XOXO THE MAG RÖPORTAJLARI

2016 yılında kimlerle sohbet ettik? Kısaca hatırlayalım;

Instagram Pets: Shrampton

INSTAGRAM PETS: SHRAMPTON

Shrampton ile oturup sohbet edebilir, üstü açık arabasıyla Malibu sokaklarında gezebilirsiniz.

Rüya Pamuk

RÜYA PAMUK

Rüya'yla konuşmamızın odak noktasında okuduğu, yarıda bıraktığı ya da okuyacağı kitaplar vardı.

MBFWI Backstage: Özlem Süer

MBFWI BACKSTAGE: ÖZLEM SÜER

Özlem Süer defilesinin sahne arkasından bildiriyoruz.

MBFWI Backstage: Mehtap Elaidi

MBFWI BACKSTAGE: MEHTAP ELAİDİ

Mehtap Elaidi defilesinin sahne arkasından bildiriyoruz.

A New Earth

A NEW EARTH

Some Men'in Yaz 2019 sayısında, serin bir yol hikayesi anlatmak istedik.

Jake Chapman

JAKE CHAPMAN

Chapman Biraderler’in, namıdiğer Jake ve Dinos Chapman’ın insanlığa dair karamsar fikirlerine uzun zamandır aşinayız.

Efı Gousı

EFI GOUSI

Efi'nin koyu-pastel dünyasına bakıyoruz. O anlatıyor, biz inceliyoruz.

Ada Tuncer

ADA TUNCER

Biz sorduk, Ada Tuncer çizerek cevapladı.

MBFWI Backstage: Giray Sepin

MBFWI BACKSTAGE: GİRAY SEPİN

Giray Sepin'le MBFW Istanbul'un üçüncü günündeyiz.

Cıty Portraıts: Budapeşte, Kıev, Prag

CITY PORTRAITS: BUDAPEŞTE, KIEV, PRAG

Budapeşte, Kiev ya da Prag'ta havalar nasıl?

EN YENİLER
Nilay Örnek'in Adres Defteri

NİLAY ÖRNEK'İN ADRES DEFTERİ

Aklından çıkaramadıkları ve rutin haline dönüştürdükleriyle...

İtalyan Savaş Kahramanları

İTALYAN SAVAŞ KAHRAMANLARI

Gündüz Vassaf, XOXO The Mag için yazdı.

Emin Alper

EMİN ALPER

Emin Alper bize üç nankör kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Sadece bize değil, tüm dünyaya. Ve hikayesi derdini epey iyi anlatıyor.

Mükemmel Uyum

MÜKEMMEL UYUM

Kusursuz müzik, dengeli ses deneyimi ve LG XBOOM Go arasındaki ilişkiyi tahmin etmeniz çok olası. Bu denkleme bir de Aybüke Pusat'ı dahil ediyoruz, sözü kendisine ve müziğe bırakıyoruz.

Dr. Mark Hyman

DR. MARK HYMAN

"Kaderimizin kurbanı olacağımız düşüncesinden vazgeçmeliyiz. Biyolojimizi değiştirecek güce sahibiz."

Serra Yılmaz

SERRA YILMAZ

Serra Yılmaz birçok şey demek. Ve bunlardan bir tanesi mentor olabilir...

DAHA FAZLA