BEN FOSTER

Ben Foster; üretim sürecini, yaşadığı coğrafyanın işlerine etkisini ve hayalindeki projeleri anlattı.

Heykele nasıl başladın?

Üç boyutlu formlar yaratmaya hep merakım vardı. Okulu bitirdikten sonra mobilya üretimiyle ilgili eğitim aldım ve lüks yatların iç mekan tasarımları üzerine uzmanlaştım. Bunun hemen arkasından da heykele yöneldiğim bir sanat eğitimi aldım. Mobilya tasarımından heykele geçişim kendiliğinden gelişti.

Gerçek boyutlu hayvan heykelleri yapıp, Yeni Zelanda'nın doğal ortamına yerleştiriyorsun. Yansıtmak istediğin zıtlık hangi düşünceden besleniyor?

İşlerimi bu ortamda sergilemek, kavramsal kökenlerinden ötürü anlamlı geldi.Bu yerleştirmenin yarattığı, doğal olanla insan yapımı olan arasındaki çarpıcı zıtlık bana keyif veriyor. İşlerimi böyle bir ortamda fotoğraflamak da bende bir tür kapanış hissi yaratıyor. Heykellerimin yarattığı dilin Yeni Zelanda'nın güneyindeki bu adada, bu coğrafyada yankılanmasını önemsiyorum.

Yeni Zelanda'da yaşıyor olmak işlerini nasıl etkiliyor?

Doğduğumdan beri burada yaşıyorum. Bir dönem seyahat ve iş için uzaklara gittim ama sonra geri döndüm ve şu anda yaşadığım küçük sahil kasabası Kaikoura'ya yerleştim. Yaşadığınız yerin size ilham vermesi çok önemli. Buradan başka bir yerde yaşıyor olsaydım, aynı insan ve hatta aynı sanatçı olamazdım.

Sıradan bir günün nasıl geçiyor?

İki stüdyom var, genelde onlardan birinde oluyorum. Vaktimin çoğunu yeni konseptler düşünerek veya yeni işlerimi tamamlayarak geçiriyorum. Yaşadığım yer dış dünyadan kopuk kabul edilebilecek bir coğrafya olduğu için, stüdyoyu ekipmanlar açısından eksiksiz tutmaya çalışıyorum. Stüdyo dışında olduğumda ise, sörf, paddle boarding, serbest dalış yaparak ve bisiklete binerek geçiriyorum. Ve tabii atlarım ve köpeklerimle vakit geçirmek de bana çok iyi geliyor. Hayvanlarla iletişimimin yansımalarını da işlerimde rahatlıkla görebilirsiniz.

Doğa seni en çok hangi yönüyle etkiliyor?

İnsanların vahşi yaşamı çok büyüleyici bulması bana ilginç geliyor. Turistlerin uğrak noktası olan bir kasabada yaşadığım için bu durumu sık sık gözlemliyorum. Benim içinse bu artık olağan bir şey. Ama tabii sörf yaparken yunuslarla karşılaşmak, veya dalış yaparken meraklı bir fok balığına rastlamayı çok seviyorum. Ve evim kabul ettiğim bu yer bana inanılmaz gurur veriyor.

İşlerindeki materyal tercihinden ve üretiminin teknik tarafından bahseder misin?

Ağırlıklı olarak alüminyum kullanıyorum; çok hafif ama bir o kadar güçlü ve çoğu metalden farklı olarak, paslanmıyor... Üretim sürecim çok yavaş ilerliyor. Her aşaması ciddi bir konsantrasyon gerektiriyor. İşe eskizlerle ve beyin fırtınası yaparak başlıyorum. Konseptim geliştikçe, karton maketler yaparak, formu üç boyutta çözmeye çalışıyorum. Konsept tamamen netleşince de yapılandırma sürecini ince alüminyum tabakasıyla başlatıyorum. Bu aşamada her parçayı ayrı ayrı kesip katlıyorum ve birbirine monte ediyorum. Montaj tamamlanınca da boyamaya geçiyorum. Son boyamanın kusursuz olması formun nihayete ermesi için çok önemli.

3D tarayıcılardan faydalanıyor musun?

Tarayıcılardan ve üç boyutlu yazılımlardan faydalanmayı denedim ama tekniğimi basit tutup, kara kalem eskizlerle fiziksel konseptlerimi belirlemek benim daha çok tercih ettiğim bir yol. Böylelikle işlerimin fiziksel mekana nasıl aktarıldığını tamamen algılayabiliyorum. Zira ışık ve gölgenin biçimi nasıl aktive ettiği benim için çok mühim.

Kamusal alanlardaki sanat uygulamalarına nasıl yaklaşıyorsun?

Bu alanların ele alınma süreci bana keyif veriyor. Bu tür alanlar günlük etkileşimler açısından toplum için çok değerli.

Bu tür sanat işleri arasında en çok sevdiğini sorsak?

Anish Kapoor’un Chicago'daki Cloud Gate'i.

Sanatçı-marka işbirlikleriyle devam edersek, senin hayalinde böyle projeler var mı?

Lüks otomobil üreticilerinden biriyle konsept araba tasarlamak isterdim.

Bugünlerde ne üzerine çalışıyorsun?

Kuala Lumpur, Hong Kong ve Avustralya'dan aldığım işleri tamamlamaya çalışıyorum. Ayrıca, 2015 için Golden Boy II adını verdiğim yeni bir geometrik köpek serisi projem var. Bu iş için Hollanda'dan bir galeriyle işbirliği yapıyorum.

Son zamanlarda gördüğün en başarılı sanat işi?

Melbourne seyahatimde karşılaştığım, Li Hongbo’nun kağıt heykelleri.

İşlerini Yeni Zelanda dışında nerede sergilemek isterdin?

White Horse'u Paris'te görmeyi çok isterdim.

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Fırat Çelik

FIRAT ÇELİK

Hayatında standartları var. O tam bir profesyonel. Amacına yönelik hareket ediyor, ve geniş bir vizyonu var. Ve dünya onun oldukça, o da dünyanın oluyor. #dude

13 Reasons Why

13 REASONS WHY

Netflix’in 31 Mart’ta izleyiciyle buluşan yeni dizisi 13 Reasons Why, gençlik dizilerini polisiyeyle birleştiren formülüyle ilgi çekeceğe benziyor.

Birkan Sokullu

BİRKAN SOKULLU

Some Men'in Kış 2019 kapak konuğuyla biraz zaman geçiriniz.

SOME MEN SUMMER 2018 COVER STORY

SOME MEN SUMMER 2018 COVER STORY

Some Men yazı, Kerem Bürsin'le açıyor.

Efı Gousı

EFI GOUSI

Efi'nin koyu-pastel dünyasına bakıyoruz. O anlatıyor, biz inceliyoruz.

Aslı Çavuşoğlu

ASLI ÇAVUŞOĞLU

Sanatçıyla, doğa ve insanlık arasında kurduğu renk bağı üzerinden şekillendirdiği, Ararat kermesi renginin nehrin her iki yakasındaki evrimini anlatacak çizimlerden oluşan Kırmızı/Kırmızı projesi hakkında konuştuk.

WE ARE

WE ARE

10 yıl sonra, bir aradalar.

 Ali Bilge Akkaya

ALİ BİLGE AKKAYA

Kilis Projesi Sergisi’nin katılımcılarından, son kuşak çağdaş sanatçıları arasında ismini sıkça duymaya başladığımız Ali Bilge Akkaya’yla konuştuk.

Rüya Pamuk

RÜYA PAMUK

Rüya'yla konuşmamızın odak noktasında okuduğu, yarıda bıraktığı ya da okuyacağı kitaplar vardı.

MBFWI Backstage: Özlem Süer

MBFWI BACKSTAGE: ÖZLEM SÜER

Özlem Süer defilesinin sahne arkasından bildiriyoruz.

Gizli Müşteri: Fiko Ocakbaşı

GİZLİ MÜŞTERİ: FİKO OCAKBAŞI

Yine yapacağını yaptın Fikret.

Gizli Müşteri: Rustyfork

GİZLİ MÜŞTERİ: RUSTYFORK

Gözler doldu, hasret giderildi, Amerikan mutfağı: Tamam.

EN YENİLER
LOKAL TEMAS: TRUST ME BABY

LOKAL TEMAS: TRUST ME BABY

Trust me baby mercek altında. Yaratıcısı Melih Çebi yanıtlıyor.

LOKAL TEMAS: SUNA K.

LOKAL TEMAS: SUNA K.

"Biz Suna K.’yı bir kabile olarak tarif ediyoruz."

Davıd Guetta

DAVID GUETTA

"Yaptığımız her şeyin %100 olması gerekiyor."

Safa Şahin

SAFA ŞAHİN

“Şu an daha ziyade geleneksel sanat sisteminden yanayım."

WE ARE

WE ARE

10 yıl sonra, bir aradalar.

Bedirhan Soral

BEDİRHAN SORAL

"Günümüzde doğanın bize verdiği mesajları hepimiz çok net görüyoruz."

DAHA FAZLA