HALİL VURUCUOĞLU

7 Nisan'da, Galerist’te yeni sergisi Reborn’u açmaya hazırlanan Halil Vurucuoğlu ile hazırlık sürecini ve Reborn’u konuştuk.

Halil Vurucuoğlu yeni sergisi Reborn ile bilinçaltına doğru çıktığı yolculuğu, muhtemelen hepimizin aklındaki gizli sorulara iç dünyasından verdiği cevaplarla renklendiriyor ve aydınlatıyor. 7 Nisan’da, Galerist’te altıncı kişisel sergisini açmak için hazırlıklarına yoğun bir şekilde devam eden Halil bize de vakit ayırdı ve sorularımızı cevapladı.

Kağıt kesme tekniği adeta seninle özdeşleşmiş hale geldi. Kullandığın bu teknikle yaratım sürecin ne şekilde gelişiyor? Bu süreçte son teknolojilerden faydalanıyor musun?

Yaklaşık 10 senedir üzerinde çalışıp geliştirdiğim kağıt kesme tekniği, resmin klasik olanakları dışında gerçekleşebilecek eklektik bir üretim imkanı sağlıyor. Keseceğim kağıtları suluboya ile renklendiriyorum. Suluboyanın kesilen kağıtların keskinliğine tezat şekilde geçirgen, dalgalı ve yumuşak oluşu sayesinde katmanlar üzerinde ayrı boyutlar yakalayabiliyorum. Geniş bir fotoğraf arşivim var, kendi çektiklerim dışında internetten gelen anonim fotoğraflar da var. Ancak bu fotoğrafları direk kullanmıyorum. Görsel seçimlerimde genelde suluboya defterlerimden yararlanıyorum. Seçtiğim görsellerin önce suluboya resimlerini yapıyorum, ardından yaptığım suluboyaları dönüştürerek kağıt kesme resimlerimi üretiyorum. 

 

Bir önceki sergin İrin’de izleyiciye içsel sıkıntılarını, karamsarlıklarını ve muhtemelen birçok kişinin sahip olduğu melankoliyi aktarmıştın. Daha önceki sergilerinde ise daha politik bir duruşla izleyicinin karşısına çıkmıştın. İrin’le başlayan içsel yolculuğuna şimdi daha derinlemesine uzanıyor ve bilinçaltını keşfe çıkıyorsun. Bu kırılma noktası ilk olarak nasıl gerçekleşti? Son zamanlarda dünyanın ve ülkenin karanlık gündemiyle birlikte bireyselliğe yöneliş diyebilir miyiz buna?

Jung okumalarımın yoğunlaştığı bir dönemdi, 30 yaşını henüz tamamlamıştım, evlenmiştim ve Avrupa yakasından taşınıp Kadıköylü olmuştum. Bu gibi büyük değişimlerin ötesinde başka şeylerin de değiştiğini hissediyordum. Kendimi ve çevremi daha yakından tanımak için yaptığım araştırmalar sonucu Reborn şekillenmeye başlamıştı. Önceki çalışmalarımda zaman zaman dış dünyaya çok yakından baktığımı fark ettim ve sonra insanı, toplumu, olan hadiseleri, perde arkasında dönenleri daha derinden anlayabilmek için iç dünyama doğru keşfe çıktım. Zira dışarıda olan her şey aynı zamanda içeridedir de. İnsanın içinde bulunduğu olumlu veya olumsuz tüm olayların insandaki kaynağını araştırmaya başladım. Ne kadın veya erkek, ne iyi veya kötü, ne ego veya gölge, ne bilinç veya bilinçsizlik, tüm bunların birlikte olduğu benliği keşif süreciydi birazda bu.

Eserlerinde kadın figürünü kullandığını görüyoruz. Bu serginin ana teması olan Jung’un mağara sembolü de yine kadın vajinasıyla ilişkilendirdiğin ve buradan yola çıkarak şuuraltı katmanlarını ortaya serdiğin bir araç olarak önümüze çıkıyor. Varoluşun en yalın haline inmeye çalıştığın bu yolculukta ne gibi sürprizlerle karşılaştın?

Dışarıda olan içeridedir, içeride olanda dışarıda. Sergide olacak tüm eserler şuuraltının görünümünün ve doğasının nasıl olduğuna/olabileceğine dair işlerdi, resmedilen dış dünya görüntüleri bizatihi şuuraltının tahayyülüdür, şuuraltı keşfedilecek bir vadi, içine dalınıp değişip dönüşülen bir mağara, bunlar onun uçsuz bucaksızlığının simgeleştirilmesi. Zaten şuuraltının dili sembolik; yere dair olan, dağ, toprak, köşeli formlarda, sıcak renklerde kadını, göğe dair olan, gökyüzü, deniz, köşesiz formlar ve soğuk renklerde ise erkeği resmettim. Kadın ve erkek derken kast ettiğim iki farklı cinsiyetten öte dişil ve eril iki farklı doğa. Bildiğiniz gibi eril ve dişil doğalar aynı anda hem kadında hem de erkekte mevcut. Kadın figürlerde aslında erkeğin şuuraltındaki dişil yönünün resmi, tıpkı resmedilen erkek figürün kadının şuuraltındaki eril yönün resmi olması gibi. İnsanın yeni bir döneme geçmesi, yeni bir düşünce yapısını benimsemesi, kişiliğinin yeni bir boyutunun farkına varması gibi kavramları düşünürken kendime ve çevreme olan farkındalığımın değişmesini gözlemlemek belki sürpriz sayılmaz fakat son derece ilgi çekici bir deneyimdi.

Sence gizemli olan mı değerli, yoksa hayat paylaştıkça daha mı güzel?

Hayat paylaştıkça daha güzel muhakkak. Genelde bir şeyin değerini o şeye ait bilgimiz ve ihtiyacımız belirler. Gizemli olana karşı bilgimizin yetersiz oluşu, gizemli olanı değerli gösteriyor olabilir diğer yandan ihtiyacımızı nasıl ve ne kadar karşılayacak oluşumuzun cevabı daha değerli.

Üzerinde çalıştığın yeni bir proje var mı? Varsa bize biraz çıtlatır mısın?

Uzun süredir tüm enerjimi sergi hazırlıklarına vermiştim. Sergi bittikten sonra denemek ve devam etmek istediğim farklı projeler elbet var fakat şimdiden konuşmak fazla soyut olacağından, ileriye dair söyleyebileceğim tek şey, resim izleme sürecini farklı bir deneyime taşımaya çalışacağım.

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Mine Özbek

MİNE ÖZBEK

Mutlaka bir yol vardır.

Dr. Mark Hyman

DR. MARK HYMAN

"Kaderimizin kurbanı olacağımız düşüncesinden vazgeçmeliyiz. Biyolojimizi değiştirecek güce sahibiz."

Hayata Açık Ol

HAYATA AÇIK OL

Ray-Ban; dürüst, özgür ve anların içinde kendine doğallıkla yer bulanlara sesleniyor: You're On!

Cem Yiğit Üzümoğlu

CEM YİĞİT ÜZÜMOĞLU

'Fatih Sultan Mehmed'i hiç böyle görmediniz' diye bir spot yazsak, click-bait'e kurban gitmiş olur muyuz?

Burak Deniz

BURAK DENİZ

“Biraz sabırsız ve çoğu zaman kararsızım. Bu iki özelliğim bir kenara, kendimden oldukça memnunum, zira en nihayetinde bunlar beni ben yapan haller ve bütünü olumlu etkiliyorlar.”

Sorumluluk Sevgiye Dahil

SORUMLULUK SEVGİYE DAHİL

Evcil hayvan sahiplenirken aklınızda bulunması gerekenler.

Cıty Portraıts: Budapeşte, Kıev, Prag

CITY PORTRAITS: BUDAPEŞTE, KIEV, PRAG

Budapeşte, Kiev ya da Prag'ta havalar nasıl?

A Suburban Affaır

A SUBURBAN AFFAIR

Kırsaldayız ama aslında değiliz.

Professıonal Tourıst

PROFESSIONAL TOURIST

Turist olduğunuz bi şehirde yabancısınızdır. Yabancı olmadığınız bir şehirde turist de olamazsınız. Üzerine biraz düşününüz. Galeride ilerleyerek...

Cool & Collected

COOL & COLLECTED

XOXO yeni sayısında önümüzdeki soğuk aylar için birkaç olfaktif öneride bulunuyor.

LOKAL TEMAS: SUNA K.

LOKAL TEMAS: SUNA K.

"Biz Suna K.’yı bir kabile olarak tarif ediyoruz."

Yedi Titreşim

YEDİ TİTREŞİM

Gün ortasında da günaydın diyemeyeceğimizi kim söyledi? Kendinizi rahat bırakın.

EN YENİLER
Mükemmel Uyum

MÜKEMMEL UYUM

Kusursuz müzik, dengeli ses deneyimi ve LG XBOOM Go arasındaki ilişkiyi tahmin etmeniz çok olası. Bu denkleme bir de Aybüke Pusat'ı dahil ediyoruz, sözü kendisine ve müziğe bırakıyoruz.

Dr. Mark Hyman

DR. MARK HYMAN

"Kaderimizin kurbanı olacağımız düşüncesinden vazgeçmeliyiz. Biyolojimizi değiştirecek güce sahibiz."

Serra Yılmaz

SERRA YILMAZ

Serra Yılmaz birçok şey demek. Ve bunlardan bir tanesi mentor olabilir...

Hayata Açık Ol

HAYATA AÇIK OL

Ray-Ban; dürüst, özgür ve anların içinde kendine doğallıkla yer bulanlara sesleniyor: You're On!

Bir Yerel Moda Dosyası

BİR YEREL MODA DOSYASI

İnsanı ve yaşadığı alanı ele alıyoruz. Giydiklerini, kendini çevrelediklerini. Ve sözü Türkiye'den yedi tasarımcıya bırakıyoruz.

Hayvanlarla Daha İyi Bir Dünya

HAYVANLARLA DAHA İYİ BİR DÜNYA

BluTV dizisi Bunu Bi' Düşünün sorumlu hayvan sahipliğini farklı bir gözle anlatıyor. Şimdi bu hikâyeyi yaratıcılarından dinliyoruz.

DAHA FAZLA