SELEN ANSEN

'Ben teori ve pratikten geliyorum ve bu iki dalı birbirleriyle konuşturmayla ilgileniyorum.'

9 Haziran'da Arter'de açılacak olan Her Düşenin Kanadı Yoktur sergisi, Ban Jan Ander, Phyllida Barlow, Cyprien Gaillard, Ryan Gander, Mikhail Karisi & Uriel Orlow, VOID ve Anne Wenzel'in çalışmalarından oluşuyor. Yerçekimi ve ağırlık kavramları, düşüş, yükseliş ve yüce anahtar kelimeleri etrafında çerçevelenen sergiyi, küratör Selen Ansen ile konuştuk. 

Uzun yıllar felsefe ve estetik üzerine ders verdiniz. Bu kavramlar küratöryel yaklaşımınızda nasıl devreye giriyor? 

Ben teori ve pratikten geliyorum ve bu iki dalı birbirleriyle konuşturmayla ilgileniyorum. Bu sergideki yer çekimi, düşüş hikayesi benim teorik açıdan birkaç yıldır ele aldığım bir zemin oluşturdu, sonra tabii yapıtlar ve sanatçılarla beraber evrildi. Her zaman başta bir kavram ile gelinir ama iyi ki o kavram donuk bir şekilde kalmıyor, farklı şekiller alıyor. Ve gerçekten yapıtlar çok belirleyici oluyor. Bu sergide var olan yapıtlar da var, mekana özel ve mekanla konuşan yapıtlar da var. 

 

Sanatçıların eserlerini biraz açar mısınız?

VOID'dan bahsedeyim. İki kişiden oluşan bir kolektif, özelliği de gayri maddi fenomenlerle çalışmak. Hep iki tane malzemeyle çalışıyorlar, anlam ve ses. Ancak yaptıkları sound art değil, nesneye dayalı bir ses çalışması yapıyorlar. Hep, görünmezi görünür kılmak gibi gayri maddi ve maddi arasında bir geçiş söz konusu. Bu sergideki iki eser daha evvel yaptıkları, ama bu mekanda yeni varyasyonları olan eserler. Mekana özgün oldukları için her seferinde değişiyorlar, bir öncekinin türevi gibi de algılanabilir. Fizik kuralını takip ediyorlar; sesin ses olabilmesi için maddeyle karşılaşması gerekiyor. Yani illa insan kulağına duyulur olabilir değil, titreşim olarak maddeyle çarpışması gerekiyor. Bu karşılaşma olunca her zaman bir aşınma söz konusu oluyor ve o ses görünür veya görünmez bir iz bırakıyor. O zaman şöyle bir varsayımla geliyorlar; eğer böyle bir iz varsa, biz bu izin kalıbını çıkarabilir ve pikap gibi çalabiliriz. Mekanın, aslında hapsettiği bir belleğin sesini görünür ve duyulur kılabiliriz. İşin bir de ilginç tarafı sadece var olanı duymak değil aynı zamanda oluşturuyor olması. VOID, 'Bruit Blanc' yerleştirmeleri için Arter'in etrafında yüzey arayışına çıktı ve birkaç yüzeyin kalıplarını çıkardı, buraların neresi oldukları pek önemli değil. O kalıplarla yarattıkları pikaplar, yine kendi ürettikleri gramofonlarda çalıyor, ama gramofonun iğnesi her döndüğünde pikabı aşındırıyor ve her seferinde kendi izini bırakıyor. Merdivendeki 'Synonym's Synonyms' yerleştirmesi ise, eş anlamlılar üzerine. Dildeki hafızca ve anlam düşüşü, dil denen yapının aslında her zaman bir anlam kaybetmesini irdeliyor. Bu yapıtta ana merdiveni bir omurga gibi ele alarak bir kelimeyle başlıyorlar, ve her basamak seçtikleri kelimenin ilk eş anlamlısını, sonra ikinci, sonra üçüncüsünü taşıyor ve böyle devam ederek anlam kayboluyor. Fiziksel bir yükseliş ama anlamda da düşüş söz konusu. 

 

Kavramsal çerçevede yer çekimi ve düşüş olayını nasıl ele aldınız?

Öncelikle düşüşü bir ortak alan olarak ele almaya çalıştım. Yani her şey düşüyor ve düşmeye devam ediyor derken ilk aklımıza gelen fiziksel düşüşler, ama aynı zamanda atomun düşüşü gibi sembolik ve politik olanları ele alabilmek bunları buluşturan ortak bir zemin. Benim için bu sergide önemli olan alışıldık bir düşüş hareketine illaki bağlı kalmamaktı. Genel olarak benim için önemli olan her düşüşün içerdiği yükselişin de işaret ettiği dikeyliği göz ardı etmemek, sorgulamak ve bunlara başka hatlar da getirmek. Biraz ters yüz edebilme arzum var. 

 

Serginin başlığı neye gönderme yapıyor peki?

İki ana ilham kaynağım var, birisi Samuel Beckett ve 'All That Fall' oyunu, diğeri de çok sevdiğim Alman yazar Ingeborg Bachmann'ın bir dizesi vardır, 'Her düşen kişinin kanadı vardır.' Buradan yola çıkarak Her Düşenin Kanadı Yoktur'un anlamı benim için insan merkezci olmaması, her düşen bir insan değildir. Yani Bachmann'ın ilhamını tam tersine getirmek. Düşüş deyince kuş ve melek aklımıza geliyor. Benjamin'in tarih züerinde yazılarında artık uçamayan bir melekten bahseder. Biz şimdiki zamanda düşüş dediğimizde bir tarihsellikle geliyoruz ve büyük inanışların çöktüğü bir dönemde bunu söylüyoruz. Yani başka bir yerden düşmüyoruz, buradan buraya düşüyoruz ve bu çok daha trajik bir şey çünkü ötesi yok. Buradasın ve gittiğin yer de burası. Ve başlık biraz buna da gönderme yapıyor, mit sonrası düşüşleri düşünebilmek, uçmadığın düşüşler. 

 

Daha iyi düşmek diye yazdınız. Bu ne demek?

Bu Beckett'ten geliyor. Bütün yükseliş ve kahramanlık mitleri başarı üzerine. Başarı hep bir dikeylik, bir yüceltme içeriyor. Aynı zamanda binaların göklere doğru yükselmesi, tabii İkiz Kuleler'in düşüşü, bizi 21. yüzyıla göklerle değil diplerle başlattı. Beckett'in dediği 'Fail better.' Yani daha iyi yenilebilmek bir paradoks. Böyle bir gayret düşünülebilir mi? Sergide yer alan bazı düşüşler, seçilmiş, istenilmiş ve gayretle icra edilmiş düşüşler, yani kaçındığın şeyi arzulamak. Mesela Ban Jan Ander filmlerinde azimli bir şekilde sürekli bir yerden düşüyor. Düşüş arzulanabilir mi, arzulanınca ne oluyor? Ve bu sürekli tekrar ediyor, kabul edinmeyen şeyi tekrar etmek, tekrar edemediğin şeyi icra etmek ve ona seyirci olarak tanıklık edebilmeye de gönderme yapıyor.

 

Sergideki işler birbirleriyle nasıl diyalog kuruyorlar?

Benim olmasını istediğim şey, giriş katında Phyllida Barlow'u gezdikten sonra, ikinci kata gelindiğinde Cyprien Gaillard'ın videosu izlendiğinde Phyllida Barlow yankılanabilsin. Ben ziyaretçiyi yönlendirmek istemedim ama binanın da bir yapısı var ve Arter'in yapısı dikeylik üzerine. Umarım ki sadece aynı kat içinde bir temas içersinde olan yapıtlar bağlanmaz, aynı zamanda bir yankılanma durumu olur. Anne Wenzel ve Cyprien Gaillard çok farklı işler yapıyor, özellikle Anne Wenzel volümle çalışırken Cyprien Gaillard video ile çalışıyor ama ikisi de yücelikle uğraşıyor. Ama yan yana olan bu iki eser de sessizlikle ilgileniyor ve ikisi de karanlık. Ama çok farklı sessizliklerden bahsediyoruz. Gaillard'da ses alınmış, Wenzel'in eserinde ise sessizlik doldurulmuş. Mesela Phyllida Barlow dikeylikle, yükselmeyle ve yer üstü ile ilgili bir yüzey oluşturuyor, Mikhail Karikis & Uriel Orlow ise yer altının yer üstüne gelmesiyle çalışıyor. Bu katta benim bu işleri kurgulama şeklim yüzeyden giderek oldu, bir tanesi yüzey üstü ve ötesi ama hep yüzeyle çalışıyorlar. 

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Mine Özbek

MİNE ÖZBEK

Mutlaka bir yol vardır.

Dr. Mark Hyman

DR. MARK HYMAN

"Kaderimizin kurbanı olacağımız düşüncesinden vazgeçmeliyiz. Biyolojimizi değiştirecek güce sahibiz."

Hayata Açık Ol

HAYATA AÇIK OL

Ray-Ban; dürüst, özgür ve anların içinde kendine doğallıkla yer bulanlara sesleniyor: You're On!

Cem Yiğit Üzümoğlu

CEM YİĞİT ÜZÜMOĞLU

'Fatih Sultan Mehmed'i hiç böyle görmediniz' diye bir spot yazsak, click-bait'e kurban gitmiş olur muyuz?

Burak Deniz

BURAK DENİZ

“Biraz sabırsız ve çoğu zaman kararsızım. Bu iki özelliğim bir kenara, kendimden oldukça memnunum, zira en nihayetinde bunlar beni ben yapan haller ve bütünü olumlu etkiliyorlar.”

Sorumluluk Sevgiye Dahil

SORUMLULUK SEVGİYE DAHİL

Evcil hayvan sahiplenirken aklınızda bulunması gerekenler.

Cıty Portraıts: Budapeşte, Kıev, Prag

CITY PORTRAITS: BUDAPEŞTE, KIEV, PRAG

Budapeşte, Kiev ya da Prag'ta havalar nasıl?

A Suburban Affaır

A SUBURBAN AFFAIR

Kırsaldayız ama aslında değiliz.

Professıonal Tourıst

PROFESSIONAL TOURIST

Turist olduğunuz bi şehirde yabancısınızdır. Yabancı olmadığınız bir şehirde turist de olamazsınız. Üzerine biraz düşününüz. Galeride ilerleyerek...

Cool & Collected

COOL & COLLECTED

XOXO yeni sayısında önümüzdeki soğuk aylar için birkaç olfaktif öneride bulunuyor.

LOKAL TEMAS: SUNA K.

LOKAL TEMAS: SUNA K.

"Biz Suna K.’yı bir kabile olarak tarif ediyoruz."

Yedi Titreşim

YEDİ TİTREŞİM

Gün ortasında da günaydın diyemeyeceğimizi kim söyledi? Kendinizi rahat bırakın.

EN YENİLER
Mükemmel Uyum

MÜKEMMEL UYUM

Kusursuz müzik, dengeli ses deneyimi ve LG XBOOM Go arasındaki ilişkiyi tahmin etmeniz çok olası. Bu denkleme bir de Aybüke Pusat'ı dahil ediyoruz, sözü kendisine ve müziğe bırakıyoruz.

Dr. Mark Hyman

DR. MARK HYMAN

"Kaderimizin kurbanı olacağımız düşüncesinden vazgeçmeliyiz. Biyolojimizi değiştirecek güce sahibiz."

Serra Yılmaz

SERRA YILMAZ

Serra Yılmaz birçok şey demek. Ve bunlardan bir tanesi mentor olabilir...

Hayata Açık Ol

HAYATA AÇIK OL

Ray-Ban; dürüst, özgür ve anların içinde kendine doğallıkla yer bulanlara sesleniyor: You're On!

Bir Yerel Moda Dosyası

BİR YEREL MODA DOSYASI

İnsanı ve yaşadığı alanı ele alıyoruz. Giydiklerini, kendini çevrelediklerini. Ve sözü Türkiye'den yedi tasarımcıya bırakıyoruz.

Hayvanlarla Daha İyi Bir Dünya

HAYVANLARLA DAHA İYİ BİR DÜNYA

BluTV dizisi Bunu Bi' Düşünün sorumlu hayvan sahipliğini farklı bir gözle anlatıyor. Şimdi bu hikâyeyi yaratıcılarından dinliyoruz.

DAHA FAZLA