ANNE WENZEL

'Çiçek, satın alındığında taptaze ve dipdiridir, ama 10 gün içinde ölür. Bu da hayat ve ölüm arasındaki tezatı dile getiriyor.'

Çalışmalarında felaketlerden ilham alan seramik sanatçısı Anne Wenzel, ana malzemesi olan kil ile kurguladığı sahnelerinde, bu geleneksel malzemeyi modern senaryolar ile birleştiriyor. Arter'de 9 Haziran'da açılacak olan Her Düşenin Kanadı Yoktur grup sergisinde, yüceltme ve yıkılış kavramlarını geçtiğimiz yıllarda Tayland ve ABD'de oluşan doğa felaketlerinden etkilenerek yarattığını söyleyen Anne Wenzel, enstalasyonunun tam ortasında bir mola vererek sorularımızı cevapladı. 

Geleneksel bir malzeme olan kille çalışıyorsunuz. Farklı şekillere dönüştürülebilmeye müsait olan bu malzeme ile çalışırken bir özgürlük hissediyor musunuz?

Kilin istediğin şekle girebilmesi kesinlikle özgürlük sağlıyor ama aynı zamanda baştan belirlediğin net bir fikrin yoksa, çalışması çok zor bir malzeme. O yüzden kil ile çalışmaya başladığında, tam olarak ne yapacağını önden çok iyi belirlemek gerekiyor. Sana çok fazla seçenek sunuyor ve net bir fikirle başlamazsan malzemenin içinde kaybolabiliyorsun. Benim için kille çalışmak çok doğal gelişti, kafamdaki fikirlerin gerçekleşmesi için en uygun malzeme olduğunu düşünüyorum. Başka malzemelerin sunmadığı çok şeye sahip, örneğin yüzeyini kaplayabiliyor ve farklı dokular elde edebiliyorsun, mat veya parlak bırakabiliyorsun. Yaratabildiğin farklı yüzeylerin zenginliği benim için heyecan verici. Aynı zamanda kil kullandığında sanat tarihinde seramik kullanımına da gönderme yapıyorsun. Bazen başka bir malzeme ile çalışmayı düşünüyorum, ki epoksi ve reçine ile de çalıştım, ama her zaman kile geri dönüyorum.

Bu sergideki yücelik ve düşüş konularını nasıl ele aldınız?

Bu kavramlar hayatımızın parçası, hayat hem güzel anlar hem de düşüşlerden oluşuyor. Bence hayatlarımızda her zaman varlar. Ama ben sanatçı olarak gerçekle çalışıyorum.

'Sessiz Manzara' işinde gerçek bir yıkılışa gönderme yapıyor musunuz?

2004 yılında Tayland'daki tsunamiden çok etkilemiştim. Noel zamanıydı, ben Hollanda'da yaşıyorum, bilirsiniz çok dini bir ülkedir. Ailemle Noel ağacının etrafında oturuyorduk, yemeklerle döşenmiş bir soframız vardı, gayet keyifli ve mutlu bir gece yaşarken birden televizyonda bu felaketi gördük. İnsanlar ölüyordu, biz ise bu konforlu ortamdaydık, ve dünyanın diğer ucunda olan bu durumla inanılmaz bir tezat içindeydik. O anda fark ettiğim şey, insanların felaketleri izlemeyi sevdiği oldu. Aynı şekilde 11 Eylül'de İkiz Kuleler yıkıldığında, hayranlıkla televizyon karşısında oturup insanların binalardan düşüşünü izledik. Sokakta bir kaza olduğunda izliyoruz, insan doğasında böyle bir enteresan durum var, felaketleri bir gösteri gibi izlemeyi seviyoruz. Bu çok ilgimi çekti ve işin başlangıcı da bu oldu. Bir iş üzerine çalışmaya başlarken ilk yaptığım şey haberlerde çıkan görselleri toplamak. Ben bu araştırmayı yaparken New Orleans'da Katrina Kasırgası oldu. Dolayısıyla araştırmama yeni belgeler eklendi. Katrina'da özellikle fark ettiğim şey, bu felaketin içinde barındırdığı güzellikti. Her şey dağılmış olmasına rağmen, bu hasarın içinde var olan bir yapı da vardı. Gördüğüm fotoğrafların bazılarında yıkılan evler vardı ama evlerin içindeki kütüphaneler, mutfaktaki raflar dimdik duruyordu, bu kaosun içinde var olan doğal bir düzen vardı. 'Sessiz Manzara'yı hazırlarken bu olaylardan etkilendim; bu yerleştirmede bir taraf tertemiz, sakin ve mükemmel, diğer taraf ise apaçık hasar görmüş bir alan. Bu manzaradaki mükemmel görünümlü ağaçların biraz ürpertici olmasını, hasar görmüş tarafın da bir güzelliği olmasını istedim. 

Genel olarak işlerinizde bir erime, yıkılış hissi var.

Evet, bunu sergideki 'Dekadans Teşebbüsü' işi ile anlatayım. Bu işte, otellerin girişinde gördüğünüz abartılı çiçek aranjmanlarına gönderme yapıyorum. Bu abartılı aranjmanlar, orada sadece çiçek olarak durmuyorlar, sanki orada çok önemli bir şey varmış hissi veriyorlar. Çiçek bir statü sembolü burada tabii, hayatla alakalı. Benim heykellerimdeki çiçekler o kadar büyükler ki, kendi ağırlıklarını taşıyamıyorlar ve tabii ki de bükülüp kırılıyorlar. Biliyorsun, çiçek satın aldığında taptaze ve dipdiridir, ama 10 gün içinde ölür. Bu da hayat ve ölüm arasındaki tezatı dile getiriyor. Sanat tarihindeki natürmort resimlerinde de gördüğümüz gibi, hayata referans veriyorlar, ama bir gün ölecekler. 

BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Mine Özbek

MİNE ÖZBEK

Mutlaka bir yol vardır.

Dr. Mark Hyman

DR. MARK HYMAN

"Kaderimizin kurbanı olacağımız düşüncesinden vazgeçmeliyiz. Biyolojimizi değiştirecek güce sahibiz."

Hayata Açık Ol

HAYATA AÇIK OL

Ray-Ban; dürüst, özgür ve anların içinde kendine doğallıkla yer bulanlara sesleniyor: You're On!

Cem Yiğit Üzümoğlu

CEM YİĞİT ÜZÜMOĞLU

'Fatih Sultan Mehmed'i hiç böyle görmediniz' diye bir spot yazsak, click-bait'e kurban gitmiş olur muyuz?

Burak Deniz

BURAK DENİZ

“Biraz sabırsız ve çoğu zaman kararsızım. Bu iki özelliğim bir kenara, kendimden oldukça memnunum, zira en nihayetinde bunlar beni ben yapan haller ve bütünü olumlu etkiliyorlar.”

Sorumluluk Sevgiye Dahil

SORUMLULUK SEVGİYE DAHİL

Evcil hayvan sahiplenirken aklınızda bulunması gerekenler.

Cıty Portraıts: Budapeşte, Kıev, Prag

CITY PORTRAITS: BUDAPEŞTE, KIEV, PRAG

Budapeşte, Kiev ya da Prag'ta havalar nasıl?

A Suburban Affaır

A SUBURBAN AFFAIR

Kırsaldayız ama aslında değiliz.

Professıonal Tourıst

PROFESSIONAL TOURIST

Turist olduğunuz bi şehirde yabancısınızdır. Yabancı olmadığınız bir şehirde turist de olamazsınız. Üzerine biraz düşününüz. Galeride ilerleyerek...

Cool & Collected

COOL & COLLECTED

XOXO yeni sayısında önümüzdeki soğuk aylar için birkaç olfaktif öneride bulunuyor.

LOKAL TEMAS: SUNA K.

LOKAL TEMAS: SUNA K.

"Biz Suna K.’yı bir kabile olarak tarif ediyoruz."

Yedi Titreşim

YEDİ TİTREŞİM

Gün ortasında da günaydın diyemeyeceğimizi kim söyledi? Kendinizi rahat bırakın.

EN YENİLER
Mükemmel Uyum

MÜKEMMEL UYUM

Kusursuz müzik, dengeli ses deneyimi ve LG XBOOM Go arasındaki ilişkiyi tahmin etmeniz çok olası. Bu denkleme bir de Aybüke Pusat'ı dahil ediyoruz, sözü kendisine ve müziğe bırakıyoruz.

Dr. Mark Hyman

DR. MARK HYMAN

"Kaderimizin kurbanı olacağımız düşüncesinden vazgeçmeliyiz. Biyolojimizi değiştirecek güce sahibiz."

Serra Yılmaz

SERRA YILMAZ

Serra Yılmaz birçok şey demek. Ve bunlardan bir tanesi mentor olabilir...

Hayata Açık Ol

HAYATA AÇIK OL

Ray-Ban; dürüst, özgür ve anların içinde kendine doğallıkla yer bulanlara sesleniyor: You're On!

Bir Yerel Moda Dosyası

BİR YEREL MODA DOSYASI

İnsanı ve yaşadığı alanı ele alıyoruz. Giydiklerini, kendini çevrelediklerini. Ve sözü Türkiye'den yedi tasarımcıya bırakıyoruz.

Hayvanlarla Daha İyi Bir Dünya

HAYVANLARLA DAHA İYİ BİR DÜNYA

BluTV dizisi Bunu Bi' Düşünün sorumlu hayvan sahipliğini farklı bir gözle anlatıyor. Şimdi bu hikâyeyi yaratıcılarından dinliyoruz.

DAHA FAZLA