ÖZGE GÜREL

"Şu sıralar kendisinden 'Ateş Kız' diye bahseden kaç kişiyiz? XOXO'nun yeni sayısında, tahminlerinizi boşa çıkaran bir Özge'yle karşı karşıyasınız."

Dışarıdan dağınık görünürken, kendi içinde son derece derli toplu olabilir. Siz, o karakterle bütünleşti zannederken, rolden sıyrılması saniyeler içinde gerçekleşebilir. En cesaretini topladığı anda, çekindiğini bile düşünebilirsiniz. Hayattan korktuğundan değil, tam tersi, her şeyin farkında olmasından. Özge, tüm tahminlerinizi boşa çıkarabilir.

Röportaj: Münevver Ateş – XOXO The Mag Sonbahar/Kış 2018-2019

Fotoğraflar: Gökhan Yorgancı

Moda Editörü: Yağmur Kural

Prodüksiyon Sorumlusu: Berk Akşen

Saç: Talat Kıvrak

Makyaj: Orbay Baş

Moda Editörü Asistanı: Tugay Tunç

Çekim yeri: Hasköy Yün İplik Fabrikası

Şu aralar en çok neyin eksikliğini hissediyorsun Özge?

Seyahat etmenin dinginliğini... Yeni bir yola her çıkışımda, kendimde inanılmaz bir akış ve sakinlik hissediyorum.

Sakinlik demişken, çocukluğuna dair hatırladığın ilk anı ne?

Amcamın anlattığı hikayeler... Kendisi çok şahsına münhasır, muhteşem bir adamdı. Hikayeleri, masalları, öyküleri çok severdi. Sanırım ben de ona benziyorum.

Oyunculukla üniversitede eğitim aldığın bölümden mutsuz olup arayışa girdiğin sırada tanıştın. Acaba kaderci misin?

Tam olarak kadercilik diyebilir miyiz, emin değilim. Ama deneyime inandığım bir gerçek. Bir yerde, bir şeyin eksik olduğunu hissedersem, o eksiği bulmaya çalışırım, durup beklemem. Dışarıdan her şeyin eksik göründüğü bazı zamanlarda bile, aslında benim için her şey tamdır ve mutluyumdur. Yani, kendi içinde biraz huzursuz bir ruhum...

Buradan seni oyunculukla tanıştıran Özay Fecht’e söylemek istediğin bir şey var mı?

Yaptığım tüm güzel şeylerin içinde, halen ondan bir parça var. Ona derinden teşekkür ederim...

Artıların ve eksilerinle, nasıl bir oyuncusun?

İlk işimle anlaştıktan neredeyse beş dakika sonra eğitim sürecimi başlatmıştım. Ara verdiğim dönemlerle birlikte yedi sene oldu. Her işte daha da meraklanıp fazlasını öğrenmek istiyorum. Herkes kendi yolunda yürür, kendi kabını doldurur; ben bazen yürüyor, bazen koşuyorum, ama hiç durmuyorum.

50 First Dates (2004) gibi dünyaca ünlü bir filmin uyarlamasında yer almayı, bir oyuncunun, üzerine olup olmayacağını tam olarak kestiremediği bir gömleği giymesi şeklinde tarif edebiliriz. Ve sen o gömleği korkmadan giydin...

Temel olarak tüm hikayelerin benzer çatıları var ve benzer duyguları anlatıyorlar. Aralarındaki fark, duyguları nasıl yorumladıkları. Hayatta da öyle; aynı duyguları hepimiz farklı yaşıyoruz, her birimizde farklı yerler tetikleniyor ve farklı alanlara sürükleniyoruz. Evet, bu iş daha önce çekildi, ama “Ben olsam ne yapardım?” düşüncesiyle birlikte her şey başkalaşıp birbirinden ayrışmaya başlıyor. İş yaparken etrafıma daha içe dönük bir yerden bakıyorum; insanların ne düşündüğü değil, benim ne hissettiğim ve sonrasında ne hissedeceğim önem kazanıyor. O zaman da, “O gömlek bende nasıl durur, yakışır mı?” korkusu yaşamaktansa, “İçinde iyi hisseder miyim?” sorusuyla başlayıp işe girişiveriyorum. Merakım, korkumdan baskın geliyor...

Karakterlerinden devam edelim. Dolunay’da canlandırdığın Nazlı gibi, senin de domateslerle konuştuğun oluyor mu?

Tabii ki olmuyor... O anekdot Nazlı’ya aitti, onun hayatına eklenmesi gerekiyordu.

Peki Öykü gibi hayalperest biri misin?

Tam tersi, hayallerim anlıktır; kurar ve unuturum. Dikkatim de dağınıktır, bir hayale takılıp kalmam zor. Hayalperestlik Öykü’ye, domateslerle konuşmak Nazlı’ya yakışan özelliklerdi, çünkü geçmiş ve geleceklerinde bu tutumlarına sebep olacak yaşanmışlıkları vardı, bu yaşantıya göre kurgulandılar. Hepimiz gibi; yaşadıklarımızla orantılı özellikler ediniyoruz.

Türkiye’de oyuncu olmak dipsiz bir kuyu mu?

Oyunculuğu meslek olarak seçmek, sürekli değişen parametreleri kabul etmeyi ve hayatını onlara göre sürdürmeyi de beraberinde getiriyor. Diğer mesleklerde durum stabil. Oyunculukta sürekli değişen dengeler yorucu, ama o durumda da beklentileriniz devreye giriyor. Oyunculuktan ne istiyorsunuz? Mesleğinizden beklentiniz, gerçekten ne?

Sektördeki metalaştırılmış kadın algısından sıkıldın mı?

Kadınları tek tip olmaya zorlayan, erkeklere yüklemekten özellikle kaçındıkları kaygıları kadınlara yükleyen, mesleki eleştirilerini bile cinsiyetçi dille yapan zihniyetten sıkıldım. Önceliğimiz birbirimizi korumak olmalıyken, ‘Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın.’ zihniyetini de farklı bir açıdan değerlendiremeyeceğim...

Oynamaya devam etmek istediğin bir rolün var mı?

Hepsinin hikayesi, benim için bitti. Her karakterinki biter; bazısını 50 bölüm izlersin, bazısını beş... O yüzden yok.

Buradan yola çıkarak, sana benzeyen ya da benzemeyen karakterleri canlandırmayı seçtiğini söyleyebilir miyiz?

Her karakteri öncelikle yorumluyorum. Karakterimle benzeşmeyen bir rolle karşı karşıya olsam bile, aramızda ortak bir özellik bulabilirim. Karaktere yaklaşımımda, “Ben olsaydım, ben yaşasaydım...” sorularım hep baki. Oyunculuğun en güzel tarafı da bu; maskeleri takıp karakterlerle empati kurabilmek. Spesifik olarak neye göre seçtiğimin gerçek sebebinden ben bile emin değilim... Ama okuduğum anda hissediyorum. Karakter sana, ya hayal kurduruyor ya da sayfayı bir çırpıda çeviriveriyorsun. Bana hayal kurduran ve dünyasını çizmek isteyeceğim karakterlerin peşinden gidiyorum.

BUNLARI DA OKUYUN

GÖZDE CIĞACI

Mudo Friends'in yeni üyelerinden Gözde'yle oyunculuk ve kişisel stiller üzerine...

ÖZGE ÖZPİRİNÇCİ

Hayatın önüne sunduğu şansları doğru değerlendirebildiği için onunla yolumuz kesişiyor. İsmi Özge. Tanışıyoruz...

WASTE.D

İmha edilen ihraç fazlası tüm ürünlere ithafen... Aslin Kumdagezer tekstil endüstrisine bir 'çöplükten' bakıyor.

BU VİDEOLARI BEĞENEBİLİRSİNİZ
Best Frıends: Sina Özer

BEST FRIENDS: SİNA ÖZER

Büyük düelloyu kim kazanacak?

Best Frıends: Zeynep Tuğçe Bayat

BEST FRIENDS: ZEYNEP TUĞÇE BAYAT

Zeynep Tuğçe Bayat ve kardeşi Tutku Bayat'tan kartlar, doğum günleri ve sosyal medya üzerine...

İsmail Ege Şaşmaz & Berkan Karabulut

İSMAİL EGE ŞAŞMAZ & BERKAN KARABULUT

Formlarındalar... İzliyoruz.

Best Frıends: Ali Gözüşirin

BEST FRIENDS: ALİ GÖZÜŞİRİN

Ali Gözüşirin ve pek sevgili dostu Achilles'le beraberiz.

Mehmet Günsür

MEHMET GÜNSÜR

Some Men'in 10. sayısı yayında. Ve kapak konuğumuz: Sevgili Mehmet Günsür.

Muzaffer Akyol & Gaye Su Akyol

MUZAFFER AKYOL & GAYE SU AKYOL

XOXO'nun yeni sayısında, ilk kez tanık olacağınız bir baba-kız sohbeti var.

Çoklu Özgeler Sendromu

ÇOKLU ÖZGELER SENDROMU

Söz konusu Özge'yse, tarafınızı seçmek o kadar da basit olmayabilir...

DAHA FAZLA