MEHMET GÜNSÜR

Some Men'in 10. sayısı yayında. Ve kapak konuğumuz: Sevgili Mehmet Günsür.

21 yaşında döneminin en cesur işlerinden birinde yer almanın hayatını değiştireceğini bilse, her şeyi yine bugüne kadar yaptığı gibi mi yapardı? Evet. En azından biz öyle düşünüyoruz... Gelecekten ümitli olmak mesele, artık biraz geçmişten de ümitli olmayı konuşmak gerekiyor. Çok sevgili kapak konuğumuz Mehmet’le her şeyi konuşabilirsiniz. Vedalaşırken onu şu sözcüklerle uğurlamanız şartıyla: Dolce far niente.

Realizasyon & Röportaj: Olga Şerbetcioğlu - Some Men Yaz 2019

Fotoğraflar: Emre Doğru


Moda Editörü: Yağmur Kural


Jr. Moda Editörü: Batuhan Çetin

Prodüksiyon Sorumlusu: Berk Akşen

Saç: Talat Kıvrak


Makyaj: Ceren Eröz


Post Prodüksiyon: Mücahit Aytekin, Oğulcan Büyükkalkan


Fotoğraf Asistanları: Ekremcan Abdülkerim, Berkin Metin, Alican Tükle


Moda Editörü Asistanı: Tugay Tunç

Saç Asistanı: Tolga Oğuzhan

Hem bizden olmayı, hem de bizden olmamayı nasıl başarıyorsun? İnsanların sana, sanki Türk olmanın en iyi yanlarını almışsın ama en kötü yanlarını kapının dışında bırakmışsın gibi bir yaklaşımı var...

Aslında hepimiz içimizde, doğduğumuz yerin, büyüdüğümüz toprakların kültürel mirasını taşıyoruz. Doğduktan sonra dünyada gördüğümüz ve yaşadığımız şeyleri de bu mirasın üzerine ekliyoruz. Ama ben tabii ki kendimi sizin bahsettiğiniz gibi görmüyorum... Bu söylediğiniz bütün dünya için geçerli, iyi özellikler
ve kötü özellikler diye ayırmıyor muyuz her şeyi? Dediğim gibi, hepimizin içinde bir miras var ve ondan kaçamayız. Varoluşumuzun özü o. Onunla başlıyoruz
ve üzerine ekleyerek devam ediyoruz. Gezmek,
görmek bu yüzden çok önemli. Özellikle oyuncu olmak isteyenlere söylediğim ilk şeylerden bir tanesi, dünyayı gezip görmeleri, insanlara dikkat etmeleri, kültürlere bakmaları. Ama önemli bir şey daha var ki, o da öğrenme ve anlama isteği. Farklı kültürleri, insanları öğrenip anlamak ve onlarla empati kurabilmek. Sizin içinizde empati varsa, insanı anlama derdi taşıyorsanız, o zaman gördüğünüz her farklı kültür size bambaşka şeyler katıyor. Dünyanın gidişatını daha iyi hale getirebilecek kavramlar bunlar.

Dünya vatandaşı mısın acaba? Ya da hepimiz öyleyiz de farkında mı değiliz?

Kesinlikle evet, ben bir dünyalıyım. Küçüklüğümden beri kendimi böyle gördüm. Oldum olası, bağlı olduğum cemiyetin ülkesel ve kültürel sınırların dışında olduğunu hissettim. Elbette kendimi bir yere ait de hissettim. Az önce bahsettiğim mirasın kendi içimdeki varlığından her daim haberdarım. Ama çok uzak bir ülkedeki insanların benden çok farklı oldukları hissine hiç kapılmadım. Kendimi hep, onlarla ortak ve bu gezegenin bir parçası gibi hissettim. Ve hepimiz de öyleyiz. Sadece bunu görebilmek ve hissedebilmek gerekiyor.

Türkiye’nin güncel durumu hakkında nasıl bir öngörüye sahipsin?


Burada da yine bir dünya hikayesi var. Dünyada bir güncel durum var, Türkiye de bu koca resmin parçası. Politik açıdan değerlendirirsek, dünyada bir, sağ liderler ve sağ hükümetler yükselişi var. Öte yandan bu yükselişin çok farkında olan hümanist bir kitle de var. Dünyanın geleceği, işte bu hümanist tarafla çok ilgili. Politikalar da artık zamanın çok gerisinde. İnsan bilinci, kendi yarattığı bütün sistemlerden daha hızlı evrim geçiriyor. O yüzden yarattığımız birçok yöntem artık eskide kaldı. Dünya, şu an bunun sıkışmışlığını yaşıyor. Türkiye’de de aynı his var. İnsanlar artık farkında olmasalar bile, insana, hayvana, canlıya, tabiata daha değer verir bir haldeler. Bu bakışa gayriihtiyari ihtiyaçları var. Yaşadıkları her şey, çok derinlerinde bir yerlerine dokunuyor. Ve artık bunun farkına varmaya başladılar.

 

 

Fiziksel görünümüyle korkusuzca oynayabilen
bir oyuncusun. Bunu yapamayanlar oyunun nasıl içinde nasıl kalıyorlar?


Benim oyunculuğu algılayış şeklim böyle. Biz oyuncuların değişebilmemiz, kendimizi değiştirebilmemiz lazım. Yalnızca güzel veya yakışıklı olmak aslında oyuncu için dezavantaj; hayatınızı boyunca belirli rollere yakıştırılıyorsunuz. Bense herkesi oynayabilmek istiyorum. Oyunculuğun
fiziksel tarafını da, buna bağlı olarak değişmeyi de
çok seviyorum. Vücut dili, ağırlık merkezi, tikler... Zaten yeni teknolojilerin de gelişmesiyle birlikte
bu tip değişimler çok daha kolaylaştı. Benim için sevindirici... Ben kendimi mütemadiyen değiştirmekten yanayım, aynı kalmak biraz sıkıcı geliyor. Aynı kalarak oyunculuğuna devam edenleri de tenzih ediyorum,
bu hiç kimsenin iyi ya da kötü oyuncu olduğunu belirleyecek bir kıstas değil, bir tercih meselesi. Tek bir sahne gördüğünde o oyuncuya, gerisinin çok önemi yok.

Oyunculuk teknikleriyle ilgili ne düşünüyorsun?

Oyunculuğun tek bir metodu olduğuna inanmıyorum. Ben kendimi farklı birçok yönteme maruz bırakarak geliştirmeye çalıştım. Metot oyunculuğu da denedim, başka tekniklerle de haşır neşir oldum. Bu işin doğrusunun, alabildiğin kadar farklı metotla ilgili eğitim almak, sonrasında aldığın eğitimleri ve şahsi çıkarımlarını işin içine katarak kendi metodunu oluşturmak olduğuna inanıyorum.

O halde, taklit etmek oyunculuğun yüzde kaçı?

Oldukça önemli bir parçası. Taklit, zannedilenin aksine, izlediğimiz parodilerde komedi amaçlı performe edilen bir yöntem değil. Taklit, aslıda oyuncuyu bir sonraki aşamaya taşıyor. Yığınla duyguyu vücudumuzla yaşıyoruz. Eğer o vücut dilini taklit edebiliyorsan, o da sana karakterle ilgili başka ipuçları vermeye başlıyor. Eğitimim sırasında bazı derslerde hep birlikte sokağa çıkardık ve farklı insan davranışlarını gözlemlerdik. Nasıl yürüyorlar, ne yaparak yemek yiyorlar, ne şekilde kollarını sallıyorlar, jest ve mimikleri neler? Her
birini taklit ederdik. Hocalarımdan biri “Figürünü değiştir, zihnini değiştir.” derdi. Çok ağır bir sahnenin etkisinden çıkabilmek için vücudun da tamamen değiştirilmesi gerektiğini savunurdu. Vücut dilinin ve fizikselliğin önemi tartışılmaz. Bu anlamda taklit, son derece faydalı bir yöntem.

 
 
 
View this post on Instagram

Some Men kapak konuğumuz Mehmet Günsür’ün hafızasını çalıştırdık, reflekslerini uyandırdık ve işin içinden tek kelimeyle kurtulmasını istedik. 💫 Üyelik için: xoxodigital.com/dukkan #somemen #xoxodigital #mehmetgünsür Video: Gökhan Yorgancı Kurgu: Ceyla Dayı

A post shared by XOXO Digital (@xoxothemag) on

Mehmet Günsür'ün röportajının devamı Some Men'in Yaz 2019 sayısında. Üye olmak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

BUNLARI DA OKUYUN

SARP

Sarp ile konuştuklarımız arasında şu kelimelere sık sık rastlayabilirsiniz: Maşallah, Lunar ve İntikam...

KEREM BÜRSİN İLE HAYAL KURMAK

Yaşadığınız gerçekliğe biraz ara verin. Gündüz düşüne dalmak için ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz.

BİRKAN SOKULLU

Some Men'in Kış 2019 kapak konuğuyla biraz zaman geçiriniz.

BU VİDEOLARI BEĞENEBİLİRSİNİZ
Best Frıends: Sina Özer

BEST FRIENDS: SİNA ÖZER

Büyük düelloyu kim kazanacak?

Best Frıends: Zeynep Tuğçe Bayat

BEST FRIENDS: ZEYNEP TUĞÇE BAYAT

Zeynep Tuğçe Bayat ve kardeşi Tutku Bayat'tan kartlar, doğum günleri ve sosyal medya üzerine...

İsmail Ege Şaşmaz & Berkan Karabulut

İSMAİL EGE ŞAŞMAZ & BERKAN KARABULUT

Formlarındalar... İzliyoruz.

Best Frıends: Ali Gözüşirin

BEST FRIENDS: ALİ GÖZÜŞİRİN

Ali Gözüşirin ve pek sevgili dostu Achilles'le beraberiz.

Özge Gürel

ÖZGE GÜREL

"Şu sıralar kendisinden 'Ateş Kız' diye bahseden kaç kişiyiz? XOXO'nun yeni sayısında, tahminlerinizi boşa çıkaran bir Özge'yle karşı karşıyasınız."

Muzaffer Akyol & Gaye Su Akyol

MUZAFFER AKYOL & GAYE SU AKYOL

XOXO'nun yeni sayısında, ilk kez tanık olacağınız bir baba-kız sohbeti var.

Çoklu Özgeler Sendromu

ÇOKLU ÖZGELER SENDROMU

Söz konusu Özge'yse, tarafınızı seçmek o kadar da basit olmayabilir...

DAHA FAZLA