KUBİLAY AKA

"Hayvanlar; sevgi, vakit ve anlaşılmak ister."


Kubilay, bir hikâyenin sonunu başı mı belirler, yoksa başını sonu mu?
Bence bir hikâyenin başını sonu belirler. Ancak unutmamız lazım, başlamadan sonlandıramayız hiçbir hikâyeyi…

Gerçek hayatta rol yapmaya mesafeli misin?
Bence gerçek hayatta rol yapmak samimiyeti öldürüyor. O yüzden günlük yaşamımda rol yapmıyorum. 

Rol aldığın, Blu TV dizisi Bunu Bi’ Düşünün’e gelelim. Senin Cenk gibi bir fobin var mı? Bu fobiyi yenmek için bir yöntem geliştirdin mi?
Cenk’in kapalı alan fobisi kadar yoğun bir korkum yok. Çok az karanlıktan korkuyorum. Karanlık yerlerde bulunmayı pek tercih etmiyorum. Hiçbir şey görememek beni fazlasıyla tedirgin ediyor. Bu durumun üstüne gitmeye çalıştım ama maalesef pek yenmiş sayılamam.

2 kedin ve 1 köpeğin var. Onlardan en son ne öğrendin?
Kedilerimden ve köpeğimden en son öğrendiğim ve sürekli hatırladığım şey sanırım hayatta tek başıma olmadığım oldu. 

Dördünüzün arasında, hepinizin anladığı ortak bir kelime var mı?
Kelime yok ama kapı sesine dördümüz de aynı tepkiyi veriyoruz. Kafalarımız bir anda kapıya dönüyor. Komik gözüktüğümüzü söyleyebilirim.  

Sen de Cenk gibi yüksek tempolu bir kariyere sahipsin. Sette olduğun zamanlarda sahiplendiğin hayvanların bakımına nasıl yetişiyorsun?
Hastalık veya benim halledemeyeceğim şeyler olursa sabahtan kliniğe bırakıyorum ve işlem ne zaman biterse alıyorum. Ancak akşamları veya sabahları evde oluyorum. Mama verme veya tarama gibi temel ihtiyaçlarını karşılamaya rahatlıkla vaktim oluyor. Yani daha çok kendi kendime de geçirebileceğim vakti onlarla paylaşıyorum. Böylesi çok daha keyifli oluyor.

Sorumlu hayvan sahipliğine dair dikkat çekmek istediğin noktalar ve eylemler neler?
Sorumlu hayvan sahipliği ilk olarak insanlarda olduğu gibi beslenme, barınma gibi temel şeylerle başlıyor. Mama vermek, taramak çok temel çok yapılması gereken şeyler. Ama bir yandan da sevgi ve vakit isteyen, anlaşılmak istenen canlılardan bahsediyoruz. İnsanlar onları aldıktan sonra sıkılıp çöp kenarına bıraktığında acı çekiyorlar. Her şeye hayır diyerek, onlardan biblo gibi oturmalarını istemek de sağlıklı bir yaklaşım değil. Şiddet zaten söz konusu bile olmaz.  Sorumlu hayvan sahipliği bence karşılıklı ihtiyaçlar anlaşıldıktan sonra daha çok oturan bir durum. Kimi zaman onların bize ihtiyacı olduğu için sahipleniyoruz. Ama aslında anlıyoruz ki, bizlerin de o sevgi, şefkat ve bağlılığa ihtiyacı var. Bu durum karşılıklı olarak anlaşıldıktan sonra zaten gerçek bir aile oluyorsunuz. Uzak kalınca aklınız kalıyor. Yapmanız gerekenleri yapmadığınızda vicdan azabı çekiyorsunuz. Biraz zaman ve biraz sabırla sorumlu bir hayvan sahibinin mutsuz bir evcil hayvanı olabileceğini düşünmüyorum. Herkese bol şans!